Üzerim İz (S) Oldu: Özgeliştiri: de - Li Zamanlı Düşün (Meyesice) Akışım
deli saçması mıdır ki bu
"29 Haziran'da 'Neden ben?' diye düşünenler, muhtemelen 28 Haziran'da 'Neden ben değil?' diyenlerdir." - Douglas Adams"
"29 Haziran'da 'Neden ben?' diye düşünenler, muhtemelen 28 Haziran'da 'Neden ben değil?' diyenlerdir." - Douglas Adams"
deli saçması mıdır ki bu
Çinli talebeler Konfiçyus’a sormuşlar:
“Hocam, ülkenin başına geçseydiniz ilk iş olarak ne yapardınız?” o da cevaben:
“Dili düzeltmekle başlardım” demiştir.
Bu nasıl bir duygu, nasıl bir düşünce tarzıdır ki, bir insan bir başka insana hem de kendinden daha güçsüz, savunmasız bir varlığa el kaldırabiliyor, etlerini çürütene kadar dövüp ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi yüzüne bakabiliyor...
Oysa hiç bir kadın hak etmiyor bir erkek egosu için yok edilmeyi. Hiç bir insan için kimse diyemez ki "katli vaciptir " diye... Bir anlayabilseniz bunu. Bir fark edebilseniz kadının ne için ve neden yaratıldığını.
Rahmetli Babam; “Çok şükür, çocuklarımın boğazından haram lokma geçirmedim.” dediğinde, Osmanlı bir kadın olan rahmetli babaannem bu sözler karşısında gözleri dolarak; “Haram lokmanın günahı ocak söndürür, sakın evlatlarına böyle yük bırakma.” derdi.
Çocuk saflığımızla ne demek istediklerini kestiremesek de, haramın kötü bir şey olduğunu anlardık.
İnsan denilen ve bu isimle anılan bizlerin aslında sadece kendi erk ve çabamızın güçlülüğünü gerçekleştirmek için ne kadar çılgınça bir çaba içinde olduğumuzu bugün belkide yaptığım yada yapmaktan son anda kurtulduğum bir tartışmanın sonunda anladım
Birinin koşarak durağa gelip,aniden durup,ellerini cebine koymasını normal karşılamıştı insanlar.
Zira o insanların ataları ne İngilizlerle, ne de gökten zembille iner gibi öz topraklarına yerleşen Rumlara karşı en küçük bir direnme göstermemişler.
(yalan ne zaman ve nerede ne amaçla söylenirse söylensin yalandır.)
Sovyetler Birliği’nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu hiç düşündünüz mü? Ne İskender başardı bu büyüklüğü ne de kadim Roma! Elinize bir atlas alıp bakın; tabii atlasın biraz eski olması gerekiyor. Tek kelime ile müthiş!
O, Türkçe bilmeyen bir Kürt çocuğu. Kimliği sorulduğunda birçok şeyi bilmediği gibi bunu da bilemez. Aslında kimsiz ve kimliksizdir
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla