"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

Halk Taraflı Medya

Bir medya kuruluşu taraf oluyorsa veya taraf olmaya zorlanıp taraflı yayın yapıyorsa, o kuruluş tarafsız yayın yapma çizgisinden şaşacağı ve farklı bir kişinin, kurumun veya siyasi partinin tekeline girip bir propoganda aracı olacağından, asıl görevini tam anlamıyla yerine getiremez.

yazı resim

Her çeşit bilgiyi bireye ve topluma aktaran, eğlendirme, bilgilendirme ve eğitme gibi üç temel sorumluluğa sahip görsel, işitsel araçların tümüne medya diyoruz.
Cep telefonları, internet, televizyon ve gazete gibi pek çok kitle iletişim aracının adeta yaşamımızı belirlediği ve sosyal davranışlarımızı çok yönlü olarak etkilediği bir gerçek…

Peki, böyle önemli bir unsur olan medya, günümüzde görevini layığıyla yerine getirebiliyor mu?

Bu sorunun cevabı aslında kısa ve net. Fakat daha açıklayıcı olması için konuyu biraz daha açmak istiyorum; medya tarafsız olması gereken, taraf tutuyorsa bile, konulara objektif olarak yaklaşmayı bilen bir araç olmalıdır.

Bir medya kuruluşu taraf oluyorsa veya taraf olmaya zorlanıp taraflı yayın yapıyorsa, o kuruluş tarafsız yayın yapma çizgisinden şaşacağı ve farklı bir kişinin, kurumun veya siyasi partinin tekeline girip bir propoganda aracı olacağından, asıl görevini tam anlamıyla yerine getiremez.

Medya halktan aldığını halka vermeli ve gücünü bu yönde kullanmalıdır. Örneğin siyasi partilerin kamuoyuyla iletişime geçmek için acımasızca ve yıpratarak kullandıkları medya bu anlayıştan uzak olmalı, yazımın başında da açıkladığım gibi eğitmeli, bilgilendirmeli ve eğlendirmelidir.

Ekranlardaki sanat içerikli programların azlığı zannediyorum herkesin bildiği bir gerçek. Sözde “sanat programı yapıyorum” diyenlerin de ne denli yozlaşmış içerikler sundukları da aynı bir malumat konusu. Zaten bu koşullardayken bir de ilkesiz ve taraflı bir medya, bana öyle geliyor ki halkı metalik bir dünyaya doğru sürükleyecektir.

Medya irisinden ufağına herkesin eli, ayağı ve beynidir bence. Nasıl ki birey elinin, ayağının ve beyninin kıymetini biliyor ve bu uzuvları ne pahasına olursa olsun koruyorsa, kendi medyasını da o denli koruyup kollamalı.

Yazımı, medyanın tutacağı tek tarafın halk olması gerektiğini düşündüğümü belirterek bitirmek istiyorum.

Esenlikle…

*

m.hasgun@gmail.com

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön