Uçamayan Kuşlarımız
Yaşamın yükleri, sevginin küçük bir kuş rolünü üstlenip bu yükleri nasıl taşıdığına dair bendenize özel bir betimleme...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Yaşamın yükleri, sevginin küçük bir kuş rolünü üstlenip bu yükleri nasıl taşıdığına dair bendenize özel bir betimleme...
Her kez in içinde ökkeşleşen bir çağlayan yada masum kalan bir ağlayan vardır ağlayanla çağlayanın bir araya gelmesi birbirlerini anlaması mümkünmüdür ya bu iki gölge çağlayan olacaktır ya da ağlayan …
Sevmek ve değer vermek. Yalnızca iyi olduğu için, sevgiyi iyiliği barındırdığı için, çıkarsız, beklentisiz, yürekten ve samimice. Sevmek, İnsanı sevmek. Tüm güzelliklerin insanı sevmekle başlayacağını bilmek. İnsanı, gerçek insanı sevmek. art niyetli olma
Uçuruma giden yolda yavaş yavaş korkak adımlarla ilerliyordum
Bir ses,bir nefes yeterdi beni geri döndürmeye
Sağıma baktım,soluma baktım kımse yok
Gökyüzü gri.. etrafta boynunu bükmüş ağaçlar birer birer düşen yapraklarıyla vedalaşıyordu
"Benden habesiz çikolatalı dondurma yiyeceksin, gökyüzüne-denize bakacaksın..... Delicesine sevdiğin o renge gömeceksin gözlerini....."
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. “Sana Seni Yazmak”.
Gittiğinden beri yağmur yağıyor gökten boşanırcasına. Ama kalbim hala kurak bir toprak. Ayrılıyor paramparça, gün geçtikçe unufak
Olmayanlar olması gerekenlermiş... Tek telli bir saz gibiydim ve akorsuzca çalınıyordu hayatım!
İstemesemde zorla dinletiliyordu bana;
Acı bir gülümsemeyle alkışlanıyordu olmayanlar, küçümseniyordu olması gerekenler. Bana göre ise; hiçbirşey olmuyordu.
Her savaşın ve her kazanımın yüreğinin işlevselliğini azalttı senin sen dingin denizlerin gülüsün boşver ağlama ha geçer...
(Yüreğinde kanayan yara asla dinmesede)
İyi ama ne bu aşk? Bir tarifi, bir tanımı yok mu bunun? Herkes bir tanım getirmiş kendine göre. Kimisi "Kar altında terle uyanmaktır” demiş. Yahya Bey gibi bir şair ”Bir demür dağı delüp boynuna almak gibidir” diyor aşk için. Mevlana ise kendisine aşkı soran bir kişiye “ben ol
eteklerinde akşamları özlüyorum anne...dualarında gücünü özlüyorum,buklelerinde ayazları....bir gece vaktinde ellerini özlüyorum anne...
pişman olmadan yaşayabilmek ve yaşanmışlıklara kazanç penceresinden bakabilmeyi bilebilmektir,hayat..Ve girdiyse hayatınıza gerçek ve olağanüstü bir aşk,karşımızdakine bunu anlatabilme ihtimallariyle geçer günlerimiz.Ve bir gün,pişman olmamak için ileride,haykırırsın sevgini cesurca.Her türlü sonuca razısındır artık,ve sonuç ne olursa olsun,eklenmiştir hayatına bir kocaman 'İyiki' daha..
Ruh mayasını mayamıza tutturmaya çalıştığımız
O mübarek duygu selini yaşamak istediğimiz o adamı o kadını arar dururuz.
Hüznün bir dalı olsa kırılmazdı demişim her seferinde. Neden mi? Fark etmişim ki beni gecelerde tutan hüzün olmuş. Hüzünle olgunlaşmışım, kendimi bulmuşum. Kimi zaman nasır tutmuş yüreğim kimi zamanda yaralarım tekrar tekrar kanamış. Kimse
Saat sensizliği çok geçe artık... Dönülmez sabahın tan yerindeyim...
özlemin gözlerimden aktığı vakit... aklıma yol verdim, kalbim sende kaldı
Safına gecipte arkasına sıgındıgımız olgu sevgi degil miydi? Pekii ne kazandırdı bize... Acı da olsa bir tecrubeydi demekten baska..! Biliyorum ki uzerimize dogan her yeni gun; yeni bir acı tecrübenin habercisi... Neden mi? Cunki biz sevgiden vazgecmiyoru
Dileklerimizde karbeyaz bir güzellik varken, her bebeğin gözlerindeki o bilge bakış, gözbebeklerimize yerleşmişken, susuyoruz.. sarıyı yeşile karıştıran sonbahar ağaçlarının altında yürümek varken, nemli toprağın kokusunu ciğerlerimize çekmek, bir dosta s