Sen Benim Ellerimi Zayıflatıyorsun
Sen benim ellerimi zayıflatıyorsun.Her ne zaman sana ellerimi uzatsam, benim kolumu kanadımı kırıyorsun. Her ne zaman kollarımı sana açsam, boşluğu sarıyorum.
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
Sen benim ellerimi zayıflatıyorsun.Her ne zaman sana ellerimi uzatsam, benim kolumu kanadımı kırıyorsun. Her ne zaman kollarımı sana açsam, boşluğu sarıyorum.
Aşk bu mudur?
Aşk böyle mi olmalıdır?
Nerede kaldı utancından sılanın yüzüne bakamayan aşıklar?
Nerede şimdi o en eski hatıralar?
Erguvan rengi bir pelerin bu gece üzerimde... İmparatorluk moru de istersen. Gücün, kudretin, kuvvetin simgesiymiş bir zamanlar firavunlar diyarında... Hayallerimde sarıldım sımsıkı mor bir düşün düşüncesiz düşmanlığına... Hem düştü hem düşmandı. Mor, düş ve düşmanlık sarhoşluğumda cılız adımlarla boş sokaklarda sallandı...
Hasretinin kanayan yüreğinle dön yüreğime. Geldiğinde yokluk kelimelerini dudaklarında ezip yavaşca sokul yanıma. Usulca saçlarını çöz. Bahar kokulu saçlarını yüreğimin kıyılarına getir. Başını koy göğsümün sen kokan yastığına. Sesinle dokun üşümüş kirpiklerime. Yokluğunu söküp dudaklarımdan, yüreğini ser yüzümün yalnızlığında bitap düşmüş gamzelerine. Nefesini bir an tutup benim nefesime
..damarlarımızdan akan kızıl renge inat daha bir soluklanıyorduk aşk aşk… aklın yetmediği yerde şehirler kuruyorduk terk edilmişliklerimize. ağlamak, kızgın ateşlerin üzerine dökülmüş yağmur gibi kavuruyordu bilemediklerimizi…
Aşk ve onun bizleri türlü türlü düşürdüğü haller ve daha birçok önemli öğütler ve de bilgiler içeren sizler için bir yazı...
Sen..Ben..Bir de biz…Biz ki bu sevdaya başlamadan sonumuzu çizen iki kahramandık sırtları hiçbir zaman birbirine dayanmayacak..Biz ki tek umudun peşine takılıp ölümü birbirimizin dudaklarından içen iki kurşunduk girse de yüreğimizin en derine…Kanasa da gövdemiz gözlerimiz hiç acımayacak...İki yoksulduk biz gözlerimizde sevdamızın varlığıyla zenginleşen..Tek bir yolduk avuç içlerimizden düşüp
Aşk tek bir kalbin kaldıracağı kadar hafif değil, onun ağırlığı eziyor güçsüz kalbimi. Dayanmıyor kalbim tek başına aşk yükünü kaldırmaya. Her geçen gün daha da zayıflıyor, en iyisi sen bu aşkı da al ve git sevgilim…Aşk koca dünyayı tutsak etmiş kendine, onunla baş edebilmek benim ne haddime…
Yanaklarımda beliren o yüreğim rengindeki aşk,senin varlığınla alevlere veriyordu kendini.Yanmayı seviyordum.Senin kalbine dokunmadan geçen aşkın içimde oluşturduğu cesareti,hayatıma bir ödül sayıyor, yüreğimde büyüyen yangında,canımın acısına karşın sana olan o sıcak duygunun yakıcılığını seviyordum.Seni seviyordum,sen bilmiyordun.
Aynadaki buharda esrik izler bırakan bedenim kadar silikti düne kadar yaşam gözümde. Bir banyo küvetinde aşk girdi içime, aktı dudaklarımın kenarından yedi tepe kıvamında… Öpen dudakların mıydı Ege’yi? Ah kirpiklerinde alev saklayan adam, tülünü yırttın soluksuzluğumun. Kabuğumda en derinlerde sakladığım istiridyem inci beyazı oldu artık sana. Üst perdeden
Aşk, sevgiye geçiş basamağıdır. Aşk, karşılık hislerin uyanışıdır. Beğenmedir. Hoşlanmadır. Aradığını sanmadır. Duyguların karşılıklı kıpırdamasıdır. Heyecandır. Hayal kurmadır. Paylaşımdır. İkili yaşama hazırlıktır. Aşk yoğunluğu böylece cinsleri bir araya getirmenin bir yoludur. Ama zamanla bu yoğunluk azalmaya başlar. Başlama nedeni birlikteliğin yaşanmasıyladır. Çünkü aşk uzakken hoş ve güzeldir. İstek
Uyanış: Bir rüyanın dönüşüm sonrası. Aslında bir yalanı yakalamak. Her insanın tercih noktası. Şimdilerde yeni tanıştığım rol; insanı insana tanıştırmak. Bir yanım "O" diyor diğer yanımsa "Hayır". Gülmekten kendimi alamıyorum, hayatım hüzünlerime gülümsüyor. Ustalıkla nasıl da kaya olmayı seçenleri yeğliyorum.