Meçhule Yazılmış Mektuplar - 19
Gittiğin günden beri , sözcük sözcük derledim tüm çiçekleri. Çağırdım her gece lâleleri gülleri… Unutmadım sümbülleri. Çiçekler meclisinde sana ayırdım en özge yeri…
"Yazarlar, çayı soğutacak kadar çok düşünürler. Okuyucular ise onu içene kadar..." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yazarlar, çayı soğutacak kadar çok düşünürler. Okuyucular ise onu içene kadar..." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Gittiğin günden beri , sözcük sözcük derledim tüm çiçekleri. Çağırdım her gece lâleleri gülleri… Unutmadım sümbülleri. Çiçekler meclisinde sana ayırdım en özge yeri…
Yine akşam olmakta. Ağaçlar, yapraklar, insanlar, çekilmekteler kendi manşetlerine. Ben ise tüm gazateleri çektim üzerime. Harf harf yalnızlığı sardım üzerime. Sen evinin köşesinde, umut çiçeklerini sulamaktasın. Ben ise gazatenin köşe yazısında, beni hiç tanımadığı halde bir yazarın kaleminin ucunda can çekişmekteyim.

Hayatta bir şeyleri elde etmenin hiç bir anlamı yoktu, çünkü korkunç bir sıfırı barındırıyordu yaşam içinde.
Puslu bir Ankara sabahı. Yüreğimin cidarlarında benek benek süveydalar. Elim, tuşlara korkarak dokunuyor. Yazacaklarım da mektubun adresi gibi meçhul. Sanki, tuşlara dokununca bir keder yumağı çözülmeye başlayacak yüreğimden.
Günümüzde belediyelerin üstlenmiş oldukları sosyal belediyecilik misyonunun içinde bulunması gereken hizmetlerin çoğunun hizmet düzeyinin düşük olduğu ya da daha düşük gelirli vatandaşları kapsayacak şekilde olmadığı görülmektedir.
Herkesle tartışma yapılamaz. Tartışma sabit fikirli, ön yargılı, art niyetli olanlarla, cahillerle, konu hakkında yeterli bilgisi olmayanlarla, inatçı, saygı ve edep fakiri kişilerle yapılmamalıdır. Yani kral aslanın dediği gibi eşekle tartışılmamalıdır. Aslında tartışmak çok da doğru bir eylem değildir. Çünkü; dostla yapılırsa; dostun dostluğunu azaltır, düşmanla olursa onun
Renklere mi küskünsün ki saçlarını bir fırça gibi savurup dünyayı siyaha, beyaza, yeşile, maviye boyamamaktasın. Bir küstüm çiçeği misin ki, bir bahar dalı gibi bana güzellik yaşatmazsın. Nedir sendeki bu telaş? Güvercinler gibi camlara yıldız yağmuru gibi yağarsın. Ruhun acısından bana billur bir göl bırakmaz. Çalkantılı ve bulanık
Sanırım Özal’dan sonra Malatya nadasa bırakıldı…
Öyle görülüyor ki bu uzun ‘nadasa’ sonrası beklenilen verim elden edilecektir.
Özetle işi ehline vermişler…
En kara günlerimde, 28 Şubat’ın en kara günlerinde biz mağdurların yardımına hukukçu kimliğiyle bir Hızır gibi yetişen Av. Bülent Tüfenkçi’yi tebrik
Bu seneki 24 Kasım Öğretmenler Günü benim için sıra dışı güzelliklere sahne oldu. Zira Trabzon’u temsilen “81 İlden 81 Öğretmen” etkinliği kapsamında Ankara’ya çağrıldım. Üç gün boyunca Ankara’nın güzel havasını teneffüs ettik. Başkentteki önemli kişilerle birebir görüşmelerde bulunduk. Bunlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı.
Bu gün 28 Şubat…
Ve bir zamanlar mahkemelik olup, şimdi beraat eden “Bir İdamlık Kent” adlı kitabımın ikinci baskısını yapmak üzere kitabı hararetle isteyip, sonra da “bu kitapta sen Müslümanları fişlemişsin” diye ‘kof’ mazeretler sunan Müslüman yayıncılara/arkadaşlara ne oluyor?
“Fişleme” dedikleri; söz konusu kitapta,
Ne demişler; "Hayat, paylaşınca güzel." sevgili günlüğüm.
Nazım bir vatan şairiydi. Piraye ve Vera vatanın iki ucu. Ben de bir vatan şairiyim; "Vatanım Sensin" yaban gülüm.