kitaba guzelleme
bir iskender pala ziyafeti bu yazi...gonulleri celen......
durup dusunulmesi gereken bir yazi.
"Yarın 11 Mayıs'ta bitiririm dediğim her sayfa, aslında 10 Mayıs'ın ışıltılı bir yalanıydı." **Kurt Vonnegut**"
"Yarın 11 Mayıs'ta bitiririm dediğim her sayfa, aslında 10 Mayıs'ın ışıltılı bir yalanıydı." **Kurt Vonnegut**"
bir iskender pala ziyafeti bu yazi...gonulleri celen......
durup dusunulmesi gereken bir yazi.
Saat 3.30. Rüzgar öfkesini kapılara çarpıyor, kapılar gecede korkudan çığlıklar atıyor. Sessizliği bu rüzgar, tüm gücüyle boğmaya çalışırken, kalemim ve ben; oturdum masamda, kelimelerin soğukluğunda, üşüyorum.
Bir insan için dikbaşlılığın en yüksek derecesi nedir? Kendi varlığını yadsımasıdır. İnsan kendi iradesiyle yaşamına son verebilirse Tanrı kendisi demektir. "Tanrı yoksa ben tanrıyım" hadisesi!! İnsan kendini öldürmeden yaşayabilmek için Tanrıyı icat etti
Enis Batur
Zamanımızı tamamladık ama inmek için hiç kimsenin acelesi yok. Kalabalık belki de çok ürkütüyor bizi... Yalnızlığımızın içinde sonsuza kadar gitsek, hep gitsek... O simsiyah sarmalın ucunu hiç bulamasak. Derinlere, çok derinlere insek toprağın...
Neon ışıklarıyla bezenmiş restoranların önünde insan avlayan yapışkan mahlukatların dolduruşlarına ağıza alınmayacak küfürler kuşanarak karşılık veriyor, lanetler yağdırıyorduk. Peşimizde sürüklenen müntehir gölgelerin...
Gerçeği bulduğunu söyleyenler, gerçeğe ihanet edenlerdir.
Sevgiyi okuya bilmek istedim, karşımdaki karlı dağdan, martıların uçuştuğu mavi ovadan, okumaya çalışırken daldım uzaklara, daldım ki ne dalış, neler gördüm, neler duydum ah bir anlata bilsem. Dinleyin beni anlatacağım bir gün sevmeyi ve sevilmeyi
Kolay değil belki ama imkansız da değil. Hangi küskünlük bitmemiş, hangi dostluk başlamamış ha! Yüreğin senin eline dostum. İnsanları değiştiremezsin ancak, onlara olan düşüncelerini değiştirebilirsin. Herkesi olduğu gibi kabul et, sende olması gerektiğin
Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme.
okumanızı ve uygulamanızı tavsiye ederim..!
Bir çocuk kaçırılma hadisesi ve bu olayın çerçevesinde toplumumuzun öne çıkan davranış şekilleri
imzalar atılıyor savaşlar adına..bitirmek için olmuyor çoğu amaç kazanmak..kazanırken kaç kişinin öldüğü önemsiz..taş atan ufacık eller önemsiz....O imzaları atan eller hiç taş atmamaıştı ki..
Ercan Kesal