Gerçeklerle Yüzleşmeyi Bekleyelim
bizler eleştiri yaparken neden her zaman kötü olanları eleştiriyoruz?
"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"
"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"
bizler eleştiri yaparken neden her zaman kötü olanları eleştiriyoruz?
YZ
günlerimizin boş anlamsız geçmesine sebep olan etkenlerin hayatımızı işgal etmesine neden izin veriyoruz?
Faruk Duman
Her aşk gibi Bodrum beni çok üzdü, hatta bir dönem ayrılmaya karar vermiştim de ailem zorladı.
\*Mucitler evleri değil, zihinlerdeki önyargıları temizlemek için bir alet yapsalar ya!
Benimkisi bir yaşam hikayesidir. Bu hikayede aşk arayanlar, aşk Bodrumadır, beddua ise bugüne getirenlere.
Sessiz, ekosuz, hiç kimsesin. Diyecek söz kalmaz geriye. Utanç olur, içini yakıp kavuran. Sesini duyuramayanların, yanlış notayı seslendirenlerin, kaderlerinden sıyrılamayanların utancı kalır üstünde. Çok ağır. Taşıyamayacağın kadar ağır. Silkinsen de aralıklarla, sorumlusu olmadığın bir yükten kurtulmak istercesine.
"Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğunda sevinen bir çocuk gibi görüyorum" Isaac Newton.
Ah benim dizimin dermanı, gönlümün fermanı, buğdayımın harmanı günlüğüm. Zobamın ateşi, göğümün güneşi, gözümün menevişi olan dert ortağım. Sana en güzel hitapları etsem, yine az gelir. Sen benim sırdaşımsın, gönüldaşımsın. Beni dinleyensin, sırrımı bilensin, kimselere söylemeyensin.
ysa önceleri her şey ne güzeldi. Sen gelip parmağını sırtıma dürtüyordun. Ben şakacıktan çok kızıyordum. Ve seni kovalamaya başlıyordum. Al sana baldan tatlı bir kovalamaca. Kaç kez boşta bulunup irkilmiştim. Kızmalar, gülmeler, her şey ama her şey oyun gibiydi. Aradan ne kadar zaman geçti? Saymadım ki. Kaç ay
Ey okuyucu, bu mesaj sana! Kâh kahvenin köpüğünde bir hayal, kâh mırranın acısında bir sitem. Lakin, daha ziyade içten bir selam.
Engin Geçtan