Yeni Bir Türk Çizgi Romanı
http://yeniturkcizgiroman.blogspot.com/ dan alınmış, ülkemizdeki çizgi roman sektörünün nasıl batı kültürünün etkisinde kaldığını ve bunun önemli sonuçlarını anlatan deneme.
"Uyanmak için erken, ölmek için geç, kahve için tam zamanı." – Franz Kafka (kurgusal)"
"Uyanmak için erken, ölmek için geç, kahve için tam zamanı." – Franz Kafka (kurgusal)"
http://yeniturkcizgiroman.blogspot.com/ dan alınmış, ülkemizdeki çizgi roman sektörünün nasıl batı kültürünün etkisinde kaldığını ve bunun önemli sonuçlarını anlatan deneme.
Bedava sahiplenmelerin kaybetme kaygısı, erken birlikteliklerin geç anlaşılan mecburiyete bulaşmış sevdası.
Peyami Safa
Sen, “Filistin’in çiçeği” küçük kız. Sana sesleniyorum; daha doğrusu seslenmek istiyorum bütün çaresiz susuşlar için, bütün hissiyatıyla kahroluşlar için…
Diyeceklerim anlamsız biliyorum, ne dudağındaki buruk âminlerine yetişebilir ne de yüreğinde düğüm düğüm olmuş hıçkırıklarına karışabilir.
“ Dur “ dedim nefsime “ dur “ bağışla beni hayat, yüreğim, gözlerim, ellerim beni bağışla, tüm iyi insanlar, börtü böcek, kuşlar ağaçlar ... Allah’ ım bağışla ...
Herkesin bir gecesi vardır. Paylaşılan değil benliğe ait olan bir zamanda sürer artık gece. Tüm hatırlanacaklar ve yaşanacaklar günün bereketli iklimine bırakılmıştır. Çünkü gece zamansızdır ve o kapılar ardında sürer. Karanlık örter tüm görünenleri. Bilinmezliğin yüreklere bıraktığı korku ile gelir gece. Çünkü o, koyu bir bilinmezliktir her yerde.
Bu düşündürücü metin, insan ruhunun evrensel sorusunu ele alıyor: Neden sevmek acı verir? Yazar, aşk acısının kökenini insanın varoluşsal yapısında ve kalbin yöneliminde arıyor. İnsan fıtratında sevme ihtiyacı doğal bir özellik olarak tanımlanırken, bu sevginin nereye yönlendirildiği mutluluğumuzun anahtarı olarak gösteriliyor. Metin, ruhani bir perspektiften aşk ve acı
günlük hayatımızın her anında çin mallarıyla karşı karşıyayız. artık sevdalarımız, dostkluklarımız bile çin malı oldu. kendimizi kaybediyoruz, özümüzü kaybediyoruz ve yavaş yavaş çin malları gibi kalitesizleşiyoruz.
Ben ve benim gibi olanların kendini bulduğu bir hikaye ama gerçek.
Engin Geçtan