Kır Zincirlerini…
ben kimim,aslında ne severim,nasıl yaşamak isterim bu hayatı sorusu var hep...
"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"
"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"
ben kimim,aslında ne severim,nasıl yaşamak isterim bu hayatı sorusu var hep...
şarkı devam ettikçe içimdeki renkler karıştı gitti birden...
YZ
Tası tarağı; Tasarım...
Bir Arka Bahçe yolu gitti.
Daha, arkaik yaşamı sırtlanacak...
Selim İleri
Hep kaçırdığımız yerde yetişiriz sandığımız ve bir daha geri gelmeyecek her şey, olanca yaşanmamışlığıyla alıp başını gidiyor ulaşılamayacak bir yere... Her seçim bir ceza".... Oysa "uğruna vazgeçtiğimiz andadır hayatımız, uğruna vazgeçtiğimiz yerdedir kalp atışımız, uğruna vazgeçtiğimiz insanda kalır aklımız, vazgeçemediklerimizdir hayatımız.".
O kadar kolay ki küsmek, kırılmak ve üzülmek. Oysa gökyüzü, gönüllere hep açıktır. Barıştıkça sarılır yaralar ve buluşur maviliklerle çocuklar. Düşlerden öte bir hakikatin izlerini taşır uçurtmalar. Öylesine güzel salınırlar ki göklerde, sanki istikbali yansıtırlar. Artık iyileşsin acıyan yaralar, ilacı Aşk'tır bilesin.
Hayallerim vardı dünyaya dair. Ama vazgeçtim tüm onla ilgili hayallerimden. Varsın dünya yine bu haliyle kalsın, nede olsa birgün kalmayacak...
Araya ötekiler girdiyse, yalanlarla grileştiyse mavi, üşümeye başlayan ruhların ne ilacı vardır,ne de hekimi... Buz gibi olduysa yürek yararı yoktur geri dönüşün... Bir şans daha denirse de sonuç titreme nöbetleri..
Bir küçük nilüfer gibiyiz...Gölden bağımsız gibi görünsek de tamamen ayrılmaz köklere göle bağlıyız.
Kederlerinle ortaya çıkan dertlerin,
zayıf anında vurmaktadır seni..
Oysa ki daha dün nasıl da güçlüydün ? Ama bugün, bir anda işte, dirençsiz bir zamanda bulurken kendini
bakarsın ki girmişsin içine yalnızlığının...
Yaralı bir atım, soluk almadan yükümü sonsuzluğa taşımaktan yoruldum...
Yoruldum. Yediğim kırbaçtan, kanımı emen sinekten, tepe taklak ve sürekli hiçliğe sürülmekten...
Gelincikler varsın kıskansın dudaklarının kırmızısını. Rüzgarlar saçlarında rüyaya dalsın. Varsın ay geceye yaslanıp, altından elleriyle denizleri okşasın. İlk defa bütün kitaplar yalan, rüyalar gerçek olsun.
Yaşar Kemal