Beyaz Geceler
Saatlerdir camdan doğanın manzarasını izlemekteyim…Yalnızım…Hayatımı romanlardan başka paylaşabildiğim daha doğrusu paylaşmaya cesaret edebildiğim sadık bir dostum yok…Hiç olmadı zaten…
"Benim en büyük korkum, bir gün cennete gidip de orada Marx'ın felsefesini tartışan bir grup bulmak." - Woody Allen"
"Benim en büyük korkum, bir gün cennete gidip de orada Marx'ın felsefesini tartışan bir grup bulmak." - Woody Allen"
Saatlerdir camdan doğanın manzarasını izlemekteyim…Yalnızım…Hayatımı romanlardan başka paylaşabildiğim daha doğrusu paylaşmaya cesaret edebildiğim sadık bir dostum yok…Hiç olmadı zaten…
Elimi kolumu kaldıramadığım bir sabah olmadı henüz.. /geceden yazıyorum yazılacak olan ne varsa ve geceden başlıyorum yokluğun hüznünü tasimaya..
Teşekkürler...
Füruzan
Sözcüklerimi önüme dökerek sana gelen yolların ortasında yürüyorum yalınayak… Dudağımda; hasret kokan o hüzünlü deli kız türküleri… Rüzgar bıraktığında ellerimi saçlarımın her bir teline dolanıyor güzüm ve ben adını heceliyorum mevsimlere. Özlemli avuçlarımdan döküyor kelimelerim, dinle. Bedelsiz seven ve sevdası uğruna canını kurban etmeyi göze alan umutlu bir
—bilki; tüm yolların tersindeyim çünkü senin yolundayım…
Bir evin çatısının karlarla örtülü olması içinde ateş olmadığı anlamına gelmiyormuş...
Yakıp geçmiş yüreğimi en derininden...
Ağzımızdan çıkan her sözcük senin sigara dumanın kadar gereksizdi. Uçup gidiyordu sessizce. Hiç bir yüreğe değmeden ama zarar vererek.
Anlamlı melodillerden oluşan bir eserde yalnızca es olabilmek, susabilmek başkalarının notalarının ardından,
anlamlıca susabilmek, bütünü bozmadan, melodiye tiz ses olmadan susabilmek...
Yetiştirme Yurtlarında kalan; 0-18 yaş grubu çocuklarımızın durumu ile sokaklarda kalan, sınırsız yaş grubuna mensup çocuklarımızın ve yaşlılarımızın ki; çocuklardan farkı yoktur Onların.. Durumunu düşündükçe kahroluyorum.
Hayata geldikleri şartlardan tutunuz da Onların, nelere maruz kaldıklarını hiç düşündünüz mü?
Bir nebze, Yetiştirme Yurdunda kalan çocuklar
Zeynep hanım İstanbul’da oturuyordu. Bin bir güçlüklerle yaptığı işini, bakmak zorunda olduğu iki çocuğunu, eşiyle birlikte memur maaşlarıyla sürdürmeye çalışıyorlardı. Memur olmak zordu, ama hayıflanmıyor, bu millete hizmetleriyle mütevazi, içten içe gurur duyuyorlardı.
Zeynep Öğretmene ve Bütün O güzel Öğretmenlere İthafen
Öğüt verilen kişi Kuran’a uygun olmayan davranış bozuklukları içinde de olsa, mümin Kur’an ahlakı gereğince yine de güzel ahlakla ve hoşgörüyle yaklaşır. Yüce Allah Hz. Musa ve Hz. Harun’u, azabının üstünde olacağı konusunda uyarmaları için Firavun’a gönderirken dahi onlara, belki öğüt alabileceğini ve bu nedenle güzel söz söylemelerini
Mehmet Rauf