Savaş, Barış ve Zafer Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
\*Ey dünya savaş patronları! Siz bu işi çok iyi biliyorsunuz. O nedenle size bir teklifim var: Gelin bir kere de yoksulluk için savaşın.
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
\*Ey dünya savaş patronları! Siz bu işi çok iyi biliyorsunuz. O nedenle size bir teklifim var: Gelin bir kere de yoksulluk için savaşın.
Kimler ağlatır analarımızı, o mübarek insanlara bu kadar göz yaşı revamı? Ha şunu da unutmayalım tabi ki ''Ağlarsa aman ağlar gerisi yalan ağlar.'' diye de bir özlü sözümüz var. Hiç kimse bizi analarımızı kadar dert etmez, yaralarımıza ilaç olmaya çalışmaz. O zaman biz de şarkıda ki gibi ''İyi

Ülkemizde bir sinema sektörü olmamasına rağmen Sayın Susuzlu büyük bir cesaret örneği göstererek uzun metrajlı bir film çekti. Film, tamamen yerli unsurlardan oluşuyor. Kendi deyimine göre her şey yerli. Senaryo yerli, oyuncular yerli, aksesuarlar yerli, mekân yerli, konu yerli yani aklınıza ne geliyorsa bu filmde yerli. Bizden olmayan
İyi de yuvayı sadece yapmakla bitmiyor ki iş. Yuvaya mobilya, koltuk, kanepe de almak lazım. Televizyon, radyo almak lazım. Yuva da çocuklarda olursa, bir de onların ihtiyaçlarını karşılamak lazım. Bunlar da yine dişi ve erkek kuşun birlikteliği ile oluyor yani...
Katıla katıla güldürüyor
Denizi olmayan bir kenti sevebilir miyim? Bu soruyu geçen sene sormuş olsaydılar hiç tereddüt etmeden sevmem derdim. Bugün bir arkadaşım sorunca pekâlâ sevilir dedim. 1997 yılından beri İstanbulda yaşıyorum. Az da olsa İstanbullu sayılırım. Bu kenti neden seviyorum? Elbette sırf denizi olduğu için değil, medeniyetlerin başkenti olduğu için
Bir yazar, son rüyasında Salvador Dali'yi ahşap bir konakta görür. Dali gizemli bir sanat çalışması yaparken, yazar onu izler. Rüyada Timur Selçuk da belirir. Yazar bu rüyayı kendi sanatsal yükselişinin işareti olarak yorumlar. Dali'nin dâhiliğiyle kendi yazarlık yolculuğu arasında bağlantı kurar. Konak ve orman gibi semboller, ruhsal evini
Çıkış yolu mutlaka vardır.
Korkularımızla yüzleşme, değişim ve büyüme üzerine samimi bir düşünce akışı. Yazar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak, karar verme süreçlerindeki zorlukları ve cesareti ele alıyor. Geç kalmanın değil, hiç adım atmamanın asıl sorun olduğunu vurgulayan, cesaret verici bir metin.
kendimizi ifade edebilmenin yollarını biliyor muyu?
Sağlam kalma, sağlam yapı eseri