İçimizdeki Süpermenler
Her mahallede bir süperman vardır. Değerleri her ne kadar anlaşılmışta olsa onların muhabbetleri sizleri başka alemlere götürebilir.
"Bugün ne güzel bir gün! Dün sabaha uyanamamaktan korkanlar içinse, şüphesiz daha da güzel." – Woody Allen"
"Bugün ne güzel bir gün! Dün sabaha uyanamamaktan korkanlar içinse, şüphesiz daha da güzel." – Woody Allen"
Her mahallede bir süperman vardır. Değerleri her ne kadar anlaşılmışta olsa onların muhabbetleri sizleri başka alemlere götürebilir.
Belki çok farklı olmazdı demek için, barış adına baharı kucaklamak için, çocukların uçurtmalarında rüzgar kalabilmek için, insanların bir gününe sığmayan umutlarında, o sımsıkı kapanan avuçlarında kalan bir tebessüm olmak için umut olurdu , kendimi bunca senelere rağmen anlatamamak.
YZ
Arkadaşımla Eminönü'nde zar, zor yetiştiğimiz Kadıköy vapuru, iskeleden ayrılmaya başlamıştı ki
Şebnem İşigüzel
Fazıl Say müzisyen olarak Batı' da gördüğü ilgiyi , Türkiye' de görmeyince, savunduğu marijinal söylemlerle gündeme gelmeye çalışıyor. Bunun için de Türk toplumunda kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılıyor, onun da ötesinde onları neredeyse hainlikle suçlayacak noktaya kadar ileri gidiyor...
Kendimle hesaplaşmalarım...
Öyledir işte Anadolu’nun toprağıyla yoğrulanlar, onun suyunu içip, güneşinde yananlar umutlarını ve onurlarını asla yitirmezler.
Amy Winehouse’u hemen hepimiz fazla tanımıyoruz. Ne yazık ki o da; ‘27 yaşında ölen ölümsüzler’ kervanına katıldı. Eğer onun beyaz cama yansıyan ve medya devlerinin spekülatif bir ivme kazandırıp Dünya’ya yeniden pazarladığı son görüntüleriyle değerlendirirseniz, inanın hata yapmış oluruz.
Evet, kapatın lütfen. Kapatın yalanların ekranını ve sessizliği dinleyin, yalnızca o sessizliğin bile söyleyecek çok şeyi var size.
İnsanın hayalleri olmayınca, peşinden gidecek izleri de olmuyor. Sıradanlıklar içinde bir yaşama adım atınca, sessizce söyleyecek tek bir şey kalıyor. “Hayat devam ediyor işte. Her şeye rağmen hayat devam ediyor.”
Yıllardır beslediği, yanından hiç ayırmadığı, kendine sadık olduğunu düşündüğü köpeğine teklif etti:
-Taze dana etini tercih ederim. Cevabını aldı.
Gülümsemekle kaldım. Şuan salgılanan endorfin ileride bileklerimin katili olabilir...
Acılarımız vardı, ne âlâ! kocaman devasa bir başkaldırı, yüreğimizin orta yerinde, miğferini başından çıkarmadan öylece bekliyordu. Parmak uçlarımızdan ayrılırken içimizdeki yangınların dumanları, bir kümeye yol bulup akıyordu, kalemsiz ve çizgisiz.
Şebnem İşigüzel