Pişman Değilim
Milat ayırdım senden sonra
Sen ve sonrası
Öncesini sorma.
Tek cevabım koskoca bir hiç olur sana
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Milat ayırdım senden sonra
Sen ve sonrası
Öncesini sorma.
Tek cevabım koskoca bir hiç olur sana
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Belki çok farklı olmazdı demek için, barış adına baharı kucaklamak için, çocukların uçurtmalarında rüzgar kalabilmek için, insanların bir gününe sığmayan umutlarında, o sımsıkı kapanan avuçlarında kalan bir tebessüm olmak için umut olurdu , kendimi bunca senelere rağmen anlatamamak.
Evine Giren Hırsızı Konuşarak İkna Edemezsin. Kanun seni evinde koruyamıyorsa "Hırsız Var" diye evi ayağa kaldıracaksın sonra da birleşip o hırsızı evine girdiğine pişman edeceksin.
Korkak erkeklerden korkuyor da olabilirim!
-Yaşlanmayı geciktirici bir ilaç ya da gıda mı arıyorsunuz?Aramayı bırakın ve bir de aşkı deneyin derim ben.
-Kendimizi bulduğumuzu zannettiğimizde neden daha fazla kendimizi arama ihtiyacı hissediyoruz?
-Uçurumları aşmak için insana kanat değil,akıl gerekir.
-Bilim mi,paramı?Neden birisini seçmek zorundayız ki!...İkisi de olsa
Tren Ulaşım vasıtalarının en estetiği, en nostaljiği.
Kendisini teknolojik yeniliklere ne kadar uydursa da bütünüyle modern zamanlara ait olamıyor. Bir yanı hep eski zamanlardan akıyor. Güzergâhı, hatları, durakları, kendisini hareket ettiren mekanizma ve taşıdığı yolcunun hâlet-i ruhiyesi sabit kaldığından mı aynı hat üzerinde aynı seyahat tekrarlanıp
Özlemek neye yarar ki hiçbir şey eskisi gibi kalmadıktan sonra. Eskiden bir kediyi sever gibi severdin beni. Ben de yanında süt dökmüş kediler gibi dururdum. Şimdi ne kedi sokuluşları kaldı bende ne de senin sıcaklığını arayışım kaldı bende. İnsan yaşamamak istedeğini yaşamak ister; ama elden bir şey gelmez.
Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...
Önce seni, sonra beni, en sonra da evi yakacağım. Bacasından hiç duman tütmeyecek evin. Ne senin bana yandığını ne benim sana yandığımı kimse bilmeyecek. Bir yangın ki alevi sade yürekleri yakacak. Duygular harlanacak. Ne polisler cesedimizi tanıyacak ne de itfaiye bu yangını söndürebilecek.
Bu gün; kaç kişinin gönlünü aldın, kaç kişiden özür diledin, kaç kişiye teşekkür ettin, kaç kişiyi takdir ettin, kaç kişiyi affettin, kaç kişiyi alkışladın, kaç kişiyi öptün, kaç kişiye yardım ettin, kaç kişiye seni seviyorum dedin, kaç kişinin elini sıktın, kaç kişiye gülümsedin, kaç kişiye selam verdin? Hiç