"Sabahın köründe uyanmak için ya çok az uyumuş olacaksın ya da bir şaheser yaratmaya mahkûm." – Oscar Wilde"

Deneme

Oruç Baba'dan Aforizmalar - 4

-Zayıfları,yoksulları savunmak amacıyla ortaya atılanların çoğu,ilk fırsatta zayıfları ve yoksulları ezmişler ve sömürmüşlerdir.Ne hazindir ki zayıflar ve yoksullar en büyük darbeyi önceleri kendileri gibi olan sonradan “kurtarıcı” rolünü kapanlardan yemişlerdir.
-Umudunu yitirmeyen insan hangi rolde olursa olsun benzerlerinden bir gömlek üstündür.

yazı resim

Zeus'un Kızı;para Herşey Dahil Nalan

Tüm bunlar, paranın alamayacağı şeylerde olduğu gösterse de, hayal kurmanın kimseye bir zararı olmamıştır herhalde . Gerçi kimine göre, hayaller kurulmak için vardır gerçekleşmek için değil, diyerek insanoğlunun elde edinceye kadar ki istek ve azmini elde ettikten sonra da göstermesini dileyelim.Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. -Tolstoy Şimdiden

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Kendi Kalarak Değişim

Mümkün müdür ki değişimin kendi kalması? Bir insanın kendi kalarak değişmesi? Değişimi ve kalmayı, süregidenle durağanı, gitmekle kalmayı aynı cümlede kullanmak doğru olur mu ki? Deneyelim...

Nasılsın Canım

Yine bıraktığım gibi simsiyah mı saçların
Dışarı çıkarken taktığın beren duruyor mu
Ya elinden çekmediği kalmayan telefonun
Yenisini aldınmı yine

Biraz Öfkelenin Be!

Öfkelenin biraz be... Ulan ne bu suskunluk, bu umursamazlık, bu kendi havasında çalıp oynamak. Ne bu ilgisizlik, bu duyarsızlık. Ulan Allah rızası için birazcık öfkelenin, birazcık silkelenin be. Hiç ruh kalmadı, hiç mi yürek kalmadı? Yok mu lan?

"Lanet Olsun Kaysıya!"

Burcu Karakaş’ın kendisiyle röportaj yaptığı Şanlıurfalı mevsimlik işçi Şahin amcanın tabiriyle:
“Lanet olsun kaysıya!”
Lanet olsun…
Çünkü mevsimlik işçilerin alın teriyle kirletilmiş/kirletilen o kayısılar; zekâtla temizlenmediği sürece, kayısı, Şahin amcanın bedduasıyla hep “lanetli” kalacaktır ve üreticinin beklediği fiyatla satılmayacaktır…

İpek Nehir, 1 Mayıs, Vay İstanbul...

Davullar, zurnalar, halaylar, oyunlar, Grup Yorum, Kardeş Türküler...Babaların omuzunda çocuklar..Bebek arabası süren anneler..Derdini anlatmak isteyen, kesinlikle 1.000.000 çok üstünde insan. Konuşmalar başladı, miting bitecek, Gümüşsuyu, Saraçhane, Mecidiyeköy kolları hâlâ uzayıp gidiyor. Gezi alanı da hıncahınç.

Ben Masallara İnanırım, Senin Realiten Beş Para Etmez

Gözlerimin içinden kopup gelen bir sabah uykususun. Yüzümün su görmemişliğinde, dudaklarımdaki çırpınan balıksın. Burnumdaki, deniz mağarasısın. Her nefes alışımda, içime dolan iyot kokususun. Gözlerimin açıklığında deniz dibi kumsalı, gözlerimin kapalılığında inci dolu sedeften saraysın. Sen masalları andıransın. Sen, bana masalları inandıransın. İnançsın, güvensin, vefasın ve merhametsin. İşte bu

KİTAP İZLERİ

Yaşadığım İstanbul

Selim İleri

İstanbul'un Kırık Kalbi: Selim İleri'nin Hafıza Kazısı Bazı yazarlar vardır ki bir şehirle öylesine özdeşleşirler, sanki o şehrin sokakları onların damarlarında akar. Selim İleri de,
İncelemeyi Oku
Başa Dön