Cehalet Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
\*\* Cahil seçme hakkını, efendisini seçmek için kullanır.
"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"
"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"
\*\* Cahil seçme hakkını, efendisini seçmek için kullanır.
\*Sevişirken, savaşırken, tarlada çalışırken kadını yanında istersin de dolaşırken, yaşarken neden istemezsin?
Yolda arabasında öykü dinlerken, Nihan Kaya'nın sözleriyle derinden sarsılan bir yazarın iç dünyasına tanık oluyoruz. Yalnızlığı seven, susma kararı almasına rağmen yazmaktan vazgeçemeyen, kendi düşüncelerini sorgulayan ve çelişkilerle yüzleşen bir ruhun samimi itirafları...
\* Tiyatroya bedava giren seyirci, gerekmediği halde gülerek ve alkışlayarak ücretini ödemek zorundadır.
Kastamonuda askerim.
Cumartesi pazar günü sivil kıyafetlerle çarşı iznine çıkıyoruz.
Saati de söyleyeyim.
9a yakın çıkıyoruz.
Yılı da söylemeliyim 2002idi sanıyorsam.
Her şeyin akışkan olduğu bir dünyada, yazarın kişisel deneyimlerinden yola çıkarak duygularını nasıl yazıya döktüğünü ve okuyucuların bu yazılarda kendilerini nasıl bulduklarını anlatan samimi bir düşünce akışı. Hislerimizden kendimizin sorumlu olduğunu vurgulayan, içten bir anlatım.
Ah benim dizimin dermanı, gönlümün fermanı, buğdayımın harmanı günlüğüm. Zobamın ateşi, göğümün güneşi, gözümün menevişi olan dert ortağım. Sana en güzel hitapları etsem, yine az gelir. Sen benim sırdaşımsın, gönüldaşımsın. Beni dinleyensin, sırrımı bilensin, kimselere söylemeyensin.
Öyle doluyum ki patlasam İstanbul'da sur kalmaz yansam Roma'yı yakarım. Öyle doluyum ki tüm bulutlar köy çeşmesi kalır yanımda su gibi basarım her yanı. Öyle bir doluyum ki nar zeytin tanesi olur yanımda.
Akış içerisinde sırf söylemek için söylemiş olduğumuz cümlelere ayna tutan kısa bir anlatı.
Yağmurda ıslanmak istiyorum. Güneşlenmek, kırlarda koşmak, gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek, denize girmek, köpüklü sularda yıkanmak, en sevdiğim şarkıları dinlemek, en sevdiğim yemekleri yemek hatta beni mutlu eden ne varsa yaşamak istiyorum. Resimler yapmak, bir orkestrayı yönetmek, imza günü düzenlemek, Lamborghini ile gezmek, önüme kırmızı halı döşenmesini istiyorum.
E.
Adın geçtiğinde tüm bildiğim isimleri sildim şimdiye kadar, silmeye de hazırım.
Bazen kendimi hiç kimsenin çözemediği bir matematik problemini çözen matematik dahisi gibi hissediyorum. Bazen ise kafasındaki düşünceleri toparlayamayacak kadar dağıtmış bir ayyaş hissediyorum kendimi. Bazen şiir delisi, bazen müzik manyağı, bazen resim çılgını hissediyorum kendimi. Bazen bir orkestra şefi, bazen hapishane kaçağı, bazen ise güneş karşısında tutulmuş ay
Doğayı seviyorum, mevsimlerin her biri bende ayrı heyecan, öyle böyle yapabilirim. Yine de yetmez. Tanıyorum çünkü kendimi. Seslendirmediklerimi biliyorum.
Yaşar Kemal