Aforizmalar - 2 Deneme - 35
\*\* Düğümü atana çözdürmeli.\*\* Korkma! Öldüğünde sen dünyayı bırakıyorsun, dünya seni bırakmıyor.\*\* Soysuzda yürek de yoktur, kafa da. Buna rağmen yaşayan bir canlıdır. Hayret!
"Bazı kitaplar vardır, kapağını açtığınızda içinizden bir ses 'Kahretsin, yine mi sen?' der." — Terry Pratchett"
"Bazı kitaplar vardır, kapağını açtığınızda içinizden bir ses 'Kahretsin, yine mi sen?' der." — Terry Pratchett"
\*\* Düğümü atana çözdürmeli.\*\* Korkma! Öldüğünde sen dünyayı bırakıyorsun, dünya seni bırakmıyor.\*\* Soysuzda yürek de yoktur, kafa da. Buna rağmen yaşayan bir canlıdır. Hayret!
\*\* Doğuştan asil olunmaz; asalet çalışarak elde edilir.\*\* Âşıklar, görünmeyen insan olduklarını bile düşünebilecek kadar aptallaşabilirler.
\*\* Kum taneciği sonsuzluğun; sonsuzluk da kum taneciğinin içinde\*\* Cimriler en fedakâr insanlardır, çünkü hep başkaları için biriktirirler.\*\* Seni dinleyecek çok kişi buldun diye sevinme, çünkü dinleyenlerin acaba kaçı seni anladı bilemezsin!\*\* Sanat için iki şey gerek: Doğa ve insan.
Hani bazen annelerin yüreğine korlar düşer
Ve ardından yangınlar başlar,
Sonrasında o yangın büyür de büyür...
Ve sirayet eden yangınlara tanık oluruz...
Sandık başkanı, çok tecrübesiz. Neredeyse hiçbir şey bilmiyor. İnisiyatif kullanamıyor. Belki beş dakika önünde oy pusulalarımı almak için bekliyorum. Elimi uzatıyorum. Ama nedense o, bir türlü vermiyor. Oy kullanılan yere bakıyorum. Acaba birileri mi var? Dolu da ondan mı vermiyor. Ama değil. O bölümler de boş. Artık yumuşak
Soytarı değilim; bir palyaçoyum belki farkım bu. Sıradan insanların mahalle ağızlarında bir dedikoduyum. Çoluk çocuğun topu, büyüklerin şutuyum. Acıların tuzu biberi hayat mutfağının ocağında kaynayan bir ceylan yüreğiyim. Sevgilerim çimen yeşili; korkularım aslan dişi beyazı. Kan kızılıyım. Bir hırdavat dükkanında baltaların ve kazmaların arasında unutulmuş ve her gün
Ağlama gözlerim ne olur. Sen bir kez ağlarsan ben bin parçaya bölünürüm. Gözyaşı olurum, bir karlı dağ olurum. Sel olur, çığ olur düşerim gözlerimden. Parçalanır bir intihar bombacısı gibi vücudum. Gözlerim ağlama ne olur. Onu göremediğim zamanlarda dakikalara, saniyelere, saliselere bölünürüm. Ey gözlerim bir kez ağlarsan, ben her
Canım yanıyor baba. sen hep bir dağ gibi durdun hayatımda. Senin uçurumun ben oldum baba. hep korkular vardı bende senin yanında. Hayatının ölümlü kıyısında ben bir uçurum çiçeği gibi büyürken, sen çiçeği burnunda bir genç gibi taptaze kaldın. Senin yanında ben yaşlandım baba. Ben bir çam gibi büyüdüm
Seçimin akmaktan yanaysa eğer, başka acılar da çağıracaktır seni…
Bombalanan bir toprakla, yanan börtü böcekle, bitki ve insanla birlikte yanacaksın. Senin de kolun bacağın kopacak, beynin parçalanacak, darma dağınık olacaksın öleceksin.
Ateşe verilen insanların derileriyle birlikte kavrulacak derin, saçların tutuşacak, cayır cayır yanacaksın.
Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...
Facebook’u açıyorum. Uzun süreli gözlemlerden sonra face geyiklerini öğrendim galiba. Bir süre, sanal sanal zaman geçirmek iyi geliyor. İyi geliyorsa, gülüyorsam kırk yılda bir, hoşbuldum valla... Yalnızlıklar yurduna hoşbuldum... “Hoşbuldum anasını satiiim !” değil tabi... Satmasam iyi olur ama Sophie’nin seçimi gibi bir seçim yapacaksam, babasını satmayı yeğlerim
Nurdan Gürbilek