Bende bu aralar çok şey yazıyorum.Bol bol okuyorum.Yazar olmayı çok istiyorum.İnşallah da olacağım.Değişik konular seçmeye çalışıyorum.Henüz 15 yaşındayım ve daha iyi şeyler yapacağıma inanıyorum :)
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Benim bütün yazdıklarım onaylıdır... Alanı yakalarsam tüm malvarlığını alırım... Herkes eserlerini notere onaylatsın arkadaşlar...
Akdeniz Üniversitesi tiyatro topluluğunun yazısının bir kısmı... Arkadaşlar bunun sonu gelmez... hepiniz eserlerinizi google da bir tarayın isterseniz, hangi sitelerde ve kimler tarafından isminiz belirtilmeden sahiplenildiğini görün. Çok şaşıracaksınız eminim...
Sadece Kendini Getir Bana Halim Bahadır
Nefesimi Keseceksin Biliyorum Esra Baykal
Feride Özdemir'den "Kilitli Sandık" sedacan
Sayın arkadaşlar, Pelin Onay'ın yazısı aynı sitede senN adlı kişi tarafından Duygular bölümünde halen yayınlanmaktadır. sedacan adlı kişi benim yazım nedeniyle kendi sayfasını tamamen sildiğinden şu an gözükmüyor. Fakat onun sayfasında da vardı . iki kişi birden birbirlerinden habersiz yayınlamışlardı. Duygular ve Edebiyat bölümlerini incelemenizi tavsiye ederim.
Arkadaşlar, yazdığınız yazıların kopya edilerek başka bir sitede kendi adına birileri tarafından yayınlandığını biliyor musunuz. Bu konuda iki defa yazı yazdım. Sizin de yazılarınız yayınlanıyor olabilir başka isimler altında. Benim bu gün tespit ettiğim iki yazı daha var. Pelin Onay'ın "Susuyorsun Devam et" adlı, Mehmet Sami Özel'in "Şair" adlı yazıları EvimGibi.Com sitesinde sedacan adlı kişi tarafından isim verilmeksizin yayınlanmaktadır. Ayrıca bu kişi ve daha bazı kişilerin yazdıkları yazılar bana pek tanıdık gelmektedir. Bilgilerinize sunarım
BİR SÜPER KAHRAMAN DOĞUYOR
Erdal, vergi dairesinde çalışan bir gelir memurudur. İşini severek yapan birisidir. Birçok gece geç saatlere kadar çalışarak devlet baba için vergi toplardı. Onun topladığı vergilerle çocuklar için parklar, okullar yapılıyordu. Çocukların annelerine ve babalarına çalışacakları iş veriliyordu.
Yine bir gece Erdal geç saatlere kadar işyerinde çalışıyordu. O kadar yorgundu ki birden kendinden geçiverdi. Karşısında yemyeşil, uçsuz bucaksız bir ova belirdi. Rengârenk açan çiçekler, cıvıl cıvıl öten kuşlar çevresini kaplamıştı. Aniden karşısında zarif kanatlarıyla, etrafı altın tozlarıyla kaplı, ışıklar saçan çocuk peri beliriverdi.
Peri: Merhaba. Ben çocuk peri. Uzun zamandır seni izliyordum. Geç saatlere kadar çalışarak kutsal bir iş yapıyorsun. Biz çocukların mutluluğu için vergi topluyorsun. Senin sayende bütün çocuklar parklarda oynuyor, okullarına giderek arkadaşlarıyla oynuyor, anne ve babaları iş bularak akşam onlara yiyecekler, tatlılar getiriyor. Bunların hepsini sana ve senin gibi çalışkan vergi memurlarına borçlular. Onların adına ben sana teşekkür ediyorum.
Erdal: Çocuk peri, bende işimin ne kadar kutsal olduğunun farkındayım ve tüm çocukların mutluluğu için geç vakitlere kadar çalışıyorum. Elimden daha fazlası gelse daha fazlasını yapmaya çalışırım. Benim gibi birçok gelir memuru var. Onların hepsi geç saatlere kadar çalışıyorlar ve ellerinden geleni yapıyorlar.
Peri: Haklısın. Ancak sen hepsinden daha çok çalışıyorsun.
Erdal: Peki. Beni niçin seçtin çocuk peri?
Peri: Seni tüm çocuklara daha fazla yardım edebilmen için seçtim.
Erdal: Nasıl? Tam anlamadım.
Peri: Sana tam olarak anlatayım. Sana bir tane posta kutusu vereceğim. Bu kutuyu yalnızca sen ve küçük çocuklar görebilecek. Hangi bakkal küçük çocuklara fiş vermezse küçük çocuklar o bakkalın adını bir kağıda yazarak vergi dairesinde duran bu kutuya atacak. Ve sen kişiyi bularak ondan kaçırdığı vergiyi alacaksın ve o bakkala ceza vereceksin. Bundan sonra senin adın vergimen olacak. Tanınmamak için ise sana vereceğim maskeyi takacaksın.
Erdal: Severek yaparım ama hepsine nasıl yetişebilirim.
Peri: Ben sana özel güçler vereceğim. Sen bu geçler sayesinde her an her yerde olabileceksin ve fiş vermeyen bakkallara gereken cezayı vereceksin.
Güvenlik görevlisinin Erdal demesiyle Erdal kendine geldi. Az önce yaşadıklarının heyecanıyla tüm vücudu titriyordu. Gördükleri gerçek gibiydi ama. Bir bardak su içerek kendine gelmeye çalıştı. Çok canlı bir rüya görmüştü sadece. Hepsi bundan ibaretti. Az sonra kendine gelecekti nede olsa.
O da ne ikinci birçok yaşadı masanın üstündeki ışıklı posta kutusunu görünce. Bu küçük perinin ona verdiği posta kutusuydu. Bunu ona vergi dairesine assın diye vermişti. Demek ki tüm gördükleri gerçekti. Artık yapacak bir şey yoktu. Perinin dediğini yapacaktı.
Odadan çıkarak vergi dairesinin hemen girişine posta kutusunu astı. Işıl ışıl parladığı için hemen fark ediliyordu. Ama perinin demesine göre bunu sadece o ve çocuklar görebilecekti. Bundan emin olmak için güvenlik görevlisini çağırdı. Burada farklı bir şey görüyor musun diye sordu. Güvenlikçi ise ne demek istediğini anlamadığını söyledi. Bunun üzerine Erdal, çocuk perinin dediklerinde şüphe etmemesi gerektiğini anladı.
Sabah olunca Erdal işe başladı. Masasına geçerek işlerini yapmaya koyuldu. Çalışınca zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordu. Ta ki kulağına bir ses "posta kutusuna bak" diyene kadar.
İrkilerek kendine geldi. Hemen posta kutusuna yöneldi ve kutuyu açtı. İçinde bir tane kağıt vardı. Kâğıtta Bir bakkalın adı ve adresi yazılıydı. Hemen ne yapması gerektiği aklına geldi.
Erdal, kendine sessiz bir yer bularak çocuk periye seslendi. Tam o sırada elinde maske belirdi. Ardından maskeyi taktı Erdal. O da ne birden süper kahramana dönüştü. Elinde duran kağıtta ki bakkalın içinde beliriverdi. O kadar hızlı olmuştu ki ne olup bittiğini kendisi bile anlayamamıştı. Onu gören bakkal donmuş kalmıştı.
Yanında küçük bir çocuk onu çekiştiriyordu.
"Hoş geldin vergimen ben tuğçe. Seni ben çağırdım.”
"Merhaba tuğçe. Demek bu bakkal amca sana fiş vermiyor. Birde ona soralım bunu. Neden sana fiş vermiyormuş."
Bakkal titreyerek "Kimse vermiyor bende ondan vermiyordum."
Vergimen : Sen bilmiyor musun o vergiler ile okul, park, yol, hastane yapıldığını?
Bakkal: Biliyorum ama bir tek benim vergimle ne olacak ki diye düşünmüştüm.
Vergimen: Ama herkes senin gibi düşünürse hiç vergi toplayamayız. Bu sana uyarı bir daha böyle bir şikayet gelirse sana ceza veririm ona göre"
Bakkal: Tamam Vergimen. Bundan böyle herkese fiş vereceğim. Sana söz.
Vergimen: Tamam o zaman. Haber verdiğin için teşekkürler tuğçe. Ama Sen buradaysan kutuya nasıl kağıdı bıraktın.
Tuğçe: Dün rüyama çocuk peri girdi ve bana verginin faydalarını anlattı. Fiş vermeyen olursa 3 defa vergimen diye söylememi ardından bakkalın adını ve adresini söylememi istedi. Bende öyle yaptım.
Vergimen: Şimdi anladım. Neyse bana müsaade. İşler beni bekliyor. Haydi, sağlıcakla kalın. Diyerek gözden kayboldu.
Yazar: Erdal AKKOYUN
erdalakkoyun@hotmail.com
tabiki grangeden bahsediyorum en son siyah kanı okudum ve etkisinde kaldım . mutlaka denemelisiniz..
Sayın Arkadaşlarım, bana ait bir yazımın çalınarak bir başka sitede başkası tarafından yayınlanması konusunda verdiğim mücadele maalesef boşa çıkacak çünkü bunu yapan ahlaksız kişi "ispatla bakalım" "ayrıca seninle hesaplaşmamız devam edecek" diye bana meydan okuyor. Ne yazık ki bu güne kadar yayınladığım şiir ve yazılarımı adıma tasdik ettirmediğimden elim kolum bağlı. Fakat bu yaşadığım ikinci hadise olduğundan sitedeki çalıntı yazım ve tarafıma sorulmadan kullanılan sonra da emri vaki yapılarak bana sunulan bir şiirim dışında tüm yazdıklarımı silmeye karar vermiş bulunuyorum. Bu güne kadar yazdıklarıma yorumda bulunan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Hepinize başarılar dilerim. Samile İlter
Sayın Arkadaşlar,
Ben İzedebiyat Sitesinde, zaman zaman şiirlerimi, hikayelerimi ve yazılarımı paylaşmak amacıyla yayınlıyordum bu güne kadar, uzun bir süredir bu işten vazgeçmiştim, çünkü insanlar hazır yazılanları çalıyorlar kendilerinin gibi yayınlıyorlardı. Bu güne kadar yayınladıklarımı da silmemiştim. Bu gün çok büyük bir tesadüf eseri EvimGibi.Com Sitesinde kendi yazdığım ve İzedebiyatta yayınladığım yazımı görünce şok oldum. Yazımı 25.12.2006 tarihinde yayınlamıştım. Bahsettiğim sitede moderatör olarak görev yapan sedacan adlı şahıs aynen hiç bir değişiklik yapmadan noktasına virgülüne kadar kendinin gibi yayınlamış ve yapılan eleştirilere teşekkür bile etmiş. Bunun ahlaki ve etik yönüyle ilgili birşey söylemeye bile gerek görmüyorum. Sadece bilginiz olsun, daha önce de böyle şeyler çıkmıştı ortaya. Eserlerinizin telif haklarını almanızı hatırlatır başarılar dilerim. Samile İlter. 6.3.2007
Kaç aydır yazıyorum düşüncelerimi belirtiyorum.Ama hiçbir sonuç yok.Buradaki herkes kendi arasında tartışıyo ilerisi YYOKKKKKKKKKKKKKKKKKKKK
herkesin cevap vermeye ve hatta konusmaya bile üsendigi bır toplumda bana cevap vermen bence cok güzel.silkelendim ve kendime geldim.evet haklısın hiç bir şey yapmadan sadece canım istiyor banane ben yazar olacagım demek cok sımarıkca.yıllardır günlük tutuyorum.belki de sorun yazdıklarımı kimseye gösteremeyecek kadar kendime güvensiz olmam.başkalarına gösterecek okutup fikirlerini alacak düzeye asla gelemeyecegim düsüncesi beni hareketsizlige ve yukarıdan ilham gelmesini beklemeye itiyor.yaratıcı yazarlık ile ilgili bir kitap sipariş ettim.onu okuduktan sonra da yine bu foruma okumanız için bir yazı gönderemezsem sadece okuyucu olarak kalacagım.
tekrar tesekkürler sevgili CHE
--------------------------------------------------------------------------------
kaldırıma çökmüş şahin bakışlım
dedim yorgunmusun söyledi yok yok
başı öne bükmüş bol iç çekişlim
sordum vurgunmusun söyledi yok yok
dedim hacı bayram?.. dedi ilerde
sende giden bazı?.. ender arada
kılmaya namazı?.. hayır nerede
varmıdır faydası söyledi yok yok
dedim oturduğun dedi taşımdır
ne için ağlarsın?.. ekmek aşımdır
geçeni eğlersin dedi işimdir
yardımcı lazımmı?.. söyledi yok yok
dedim mendil nedir dedi sermayem
peki ya zabıta?.. o ki himayem
biriktimi bari?.. dedi dermiyem
getir üleşek bi.. söyledi yok yok
bu mırıltı feryat?.. dedi elhamdır
tutması mümkünat?.. inan müphemdir
kodese teşrifat?.. dedi şüphemdir
ya kul utanması?.. söyledi yok yok
varmı başka namın?.. dedi talancı
kılık kıyafetin?.. bakma yalancı
nedir ki sıfatın?.. dedi dilenci
ey Allah korkusu?.. söyledi yok yok
dedim gerçek muhtaç?.. dedi banane
var fakrü ihtiyaç!.. yahu sanane?..
bir şey sorma gel geç?.. dedi şahane
dedim çirkefmisin?.. söyledi yok yok