Bu arada dil üzerine yapılan tartışmalar bir yana (ne yapıp edip dilimizi toparlamalıyız) Aylin hanım, İsa bey, Nazan hanım, Nida bey ve diğerleri, seviyeli ve takibi ilgi çekici bir tartışma ortamı yarattınız. İnşallah devamı gelir, konuşulan konular hepimizi ilgilendiriyor. Aylin hanım, adınızı diğerleriyle beraber andım, beni hoş görün, sizin de pastada güzel bir payınız var.
Tekrar saygıyla,
M. Doğan
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Nazan hanım! Okunamıyorsunuz. Yazdıklarınız çok güzel şeyler olabilir ama takılar bozuk, virgüller eksik, boşluk olması gereken yerlerde zahmet edip çubuğa basmıyorsunuz! Lütfen... beş dakikanızı ayırın ve işin sizin, İsa bey'in söylediği gibi "bilinç akışınızla" bitmeyeceğini görün. Biz okuyamadıktan sonra ne diye zahmet edip yazıyorsunuz buraya? Bu arada Nazan hanımın eşi benzeri olmayan Türkçesini düzeltmeye kalkışanlar da daha aşağı kalmamışlar. Aylin hanım, "Burada ki" diye bir şey yok; "buradaki". Zahmet edip mesajı düzeltmeye girişmişsiniz, iyi etmişsiniz, keşke hepimiz bu duyarlılığı gösterebilsek, ama keşke hepsini düzeltiverseymişiniz. "her tanınmış sevilen bir yazar" olmaz.
Kitap çıkarmak, çok satmakla ilgili bir tartışma aldı başını gidiyor. Konu güzel. Paradan kaçmak parayı fazla ciddiye almak demek değil mi? Güzel yazın, basılsın, satılsın, okunsun... denklem bundan daha "karmaşık" olamaz. Para kazanmak ne günahtır, ne sevaptır. Yaşatır, o kadar. Bunu edebiyatla, sanatla başaranlara şapkanızı çıkarın. Başaramayanları da başarısız oldukları için yargılamayın. Dönemleri değildir, toplumun duyarlılıkları o sırada başkadır. Ha konu "para için yazmak" olunca durum değişir. Popülist yaklaşanlar var, yüz bin satsın diye yazanlar var. Onlardan hiçbir zaman kalıcı şeyler beklemeyin. Cesur şeyler beklemeyin. Lakin bırakın, onlar da yazsınlar. Dünyaya kazandırılan her cümle bizi savaşlardan, nefretten, kinden biraz daha uzaklaştıracaktır.
Saygıyla,
M. doğan
Şu ana kadar okuduğum kitapları okurken birşeyler bulduğum ve severek okuduğum kitaplardır.Her insan okuduğu kitaplardan bir şeyler bulduğuna eminim.insan roman okurken kendisini o romanın kahramanı gibi hisseder tıpkı yazarı'nın yazarken hissettiği gibi şu ana kadar okuduğum romanları herkeze önermeyi çok isterdim.
Nazan hanım zaten sorduğunuz soruya cevap verdim. Ve karşı taraf olarak anlaşılmaz yazdığınızı gördüğümden dile getirdim. Buna istinaden yazdığınız yazı da negatif bir hava sezinledim. ve bir rica forum başlıklarına lütfen adımı yazmayınız, ben yazımı size yazdım siz cevabı iki kişiye verdiniz ve isimlerimizi yan yana yazmanızdan da rahatsız oldum. Bazen ince düşünmek lazımdır, şahsa yazılan yazılara cevap yine şahsa verilir. anlıyorsunuzdur umarım. Ayrıca "herkez" değil "herkes" yazılır. Forum da olsa dikkat etmek gerekir. Yine imla yanlışlarından dolayı pek net anlaşılamadınız. Ben bu mesajdan sonra pek bu konular hakkında yazı yazmak istemiyorum artık, saygı duyarsanız sevinirim. Saygılar.
öncelikle sizde karışık anlatsanız bile sizi anladım.bu arada benide çok eleştiriyorsunuz.Hala anlatamıyorum galiba soru soruyorum.bu arada benden şikayetçisiniz galiba yine yazdığınız şeylerden birşeyler bulduğuma eminim teşekürler
SN:İSA KANTARCI
nazan hanım,
Sizin acayip bir sitiliniz var.
Onca metin vs. okurum ama sizin gibisi ilk. Fark şu: siz virgülleri attınız. Bilinç akışı tekniği: gidiyorsunuz. Bu teknik sizin yazdığınız gibi, virgülleri kaldırıyorsun, akıyorsun…………
Siz virgül kaldırmakta teksiniz bu sitede, galiba.
Virgül var ama (soluk aldıracak kadar değil elbette..)
Toplum, yazar sıfatını taşıyanı yükseğe koyar, bu toplum kim peki: ne okuyacağını bilmeyenler…
Ne okuyacağını, neyin değerli olduğunu bilen bilir.
Yani onu kandıramazsın.
Kitabı çıkan ama iyi olan yazarlar var.
Eh, bunların çok bilinmemesi, değer kaybettirmez, ama her yazar çok okunmak ister, yazar tutkusudur bu,
Çok okunan yazar, güç elde etmiş demektir, ona inanırlar, saçma sapan yazsa bile, toplum da alıp okuyor, yani aptallar diyelim, kırmadan şöyle: sıradan insanlar, (ama her çok okunan yazar kastedilmiyor)
Bütün bireyler kendi sözlüklerini yazar hale gelse, işte o zaman bu çok satan az satan meselesi, iyi/kötü ayrımı olmaz.
Kendi sözlüğünü yazmak demek şu: her bireyin kendini bulması,
Şöyle diyelim, kimisi ‘yar’ sözcüğünü kullanır, kimi ‘sevgili’ der, ama biri çıkıp da ‘kamyon’ diyebilir. İşte bu özgünlük, neden ‘kamyon’ diyor, çünkü ona özel bir kavram,
Bilmem anlatabildim mi???
(Karmaşık oldu sanki ama)
Öncelikle önerimin bir çeşit empati oyunu olduğunu söylemeliyim. Bunu edebiyat katliamı gibi algılanıp, gerçek gayesinin dışında bir tartışma platformuna taşınmasını hiç arzu etmemekle beraber ne olacağını çok merak ettiğimden şimdiden göze alıyorum. Birbirimizin imgelerinden kendi izdüşümümüzü görmek gibi keyifli bir yolculuk önereceğim size. Hadi birlikte bir şiir yazalım! Başı sonu önemli değil. Birimiz buraya bir dize yazacağız. Sonra bunu okuyup da kendinde bir çağrışım bulan başka bir arkadaşım ikinci dizeyi yazacak. Üçüncü kişi bu iki dizenin arkasını getirecek ve böyle sürecek...Biraz yol kat ettikten sonra zaten ortaya birbirimizi anlayacağımız bir yol çıkacak gibi geliyor bana. Eklemenizi yapmadan önce düşüncelerinizi de yazarsanız aynı anda tartışmış da oluruz. Bir de eğer katılmayı düşünürseniz lütfen daha önce yazılmış dizeleri de yazıp altına kendinizinkini ekleyin. bu sayede bütünü görmek için çok uğraşmamış oluruz. Ayrıca herkes yazdığı tek dizenin yanına parantez içinde adını eklerse yorum yapma ve kopmadan ilerleme olanağımız olur. Lütfen katılın, eğlenceli olacak...
Bakalım ilk dizeyi kim yazacak...
Bir yazarın yani o sıfatı takınmış birisinin kitabının çok satması ya da satmaması onun için ne eksidir ne de artı.Kaldı ki kitabı satmayan ya da kitabı olman kişi de kötü yazarlıkla sınıflandırılamaz.
Çok satmak günümüzde reklam ve paraya bakar.Yani medyayı kullanma noktasıdır satmanın anahtarı.Ama kim iyi yazar kim kötü yazar ona da zaman karar verir bence.
Şiir de özellikle çok farklı beğeniler doğar.Yani otorite kavramı ortadan kalkar.bin kişi beğenir , bin kişi kötü şiir der.Yaklaşımlar ve fikirler farklıdır çünki.
Yazar ve kaleminin karakteri ise.Bazı noktalarda başka yazarlarla kesiştiği görülebilir.
Ama herkesin içi dünyası yada ütopyası belli çizgilerde ayrılır...
Hatırlatma : Günümüzde sayılı AYDIN ve YAZAR sayılan ama eserlerine bakıldığında gayrı resmi çevirme yapılmış daha doğrusu avrupa edebiyatından çalınmış olması görülmüştür ama bazıları en çok satanlarda ilk sıralarda yer alırlar...
İyi yazar kim karar sizin???
Sanırım beni gerçekten anlamadınız.kısaca demek istediğim şey yazar olanda olmayanda bir kitap çıkartıyor yazar sıfatını taşıyan bütün kitaplarını alır okuruz. çünkü tanıyoruz ama yazar olmadığı halde kitap yazan ve hiç tanınmayan ve kitabı çok iyi satılan bir kişi gerçek bir yazarla aynı sıfatımı taşıyor? ve yazarı tanınmadığı halde herkez kitabını çok seviyor ve çok okunan bir kitap yazarlıkta neyi değiştirir?bunu bende merak ettiğim için bilenlere soruyorum.ve diğer sorumdada demek istediğim şey her yazar farklı karakterler
de yazılmış yazılardır her yazarın duygu ve düşüncesi farklı olduğundan yazılan kitap tarafından eleştiri yapılabiliyor zaten bir yazar duydu,düşünce ve doğrularıyla bir kitap yazmıyormu ?demek istemiştim evet imla hatalarım oldu ve anlaşmazlık buradan doğuyor sadece bu kafamdaki soruların cevabını sormak için yazdığım bir şeydi yinede cevap verdiğiniz için teşekür ediyorum.
NAZAN DEMİRDELEN,
Hanımefendi,
Arkadaş, ifadede bir karmaşa var gerçekten.
yazılarında hata üstüne hata var.......
forum yazısı da olsa önemse...........
Bunu bir yazar olarak dikkatle yapman gerekirdi. Herhalde hislerle davrandın.
Kitabın varmış. Öyleyse bunu söyle.
Kendini tanıt.
Bu forumda herkes konuşuyor.
Her yerde böyledir.
Buradakiler bir şey yapmaya çalışıyor..
Bazen anlaşmazlıklar oluyor.
Bunlar olur…
Senin ne sorduğunu da anlamadım ya,
Anladığım kadar, içinden geldiğince konuş.
Bu arada sessiz kalma.
Bir kitabın çok satması o kitabı değerli yapmaz.
Ne yazdın sen, bunu anlatır mısın?
Kitabını söyler misin?
Özellikle editör arkadaşların okuması dileğiyle;
On gün kadar önce yolladığım "Narkoz-1" adlı yazım görünmeden kaybolduğu için silip ertesi gün yeniden yolladım. Devamında, birer gün aralıklarla "Narkoz-2" ve "Sayın Polemik" adlı yazılarımı gönderdim. İki gün önce de "Metal Fırtına" inceleme yazımla birlikte "Saat Kaç" adlı başka bir yazımı yolladım... Korkarım beş ayrı yazıdan oluşan toplamı on dört adet A4 ebatında kağıt işgalinde bulunan bu yazılarım ne yazık ki henüz yayınlanmadılar.
Yazılarımın hiç biri küfür, hakaret veya aşağılama içermediği gibi dizilişlerindeki noktalama, virgülleme ve dahi (!) ünlemlemelerin yerinde kullanılmasına azami gayret sarfedilmiştir. Cümle düşüklüklerine özellikle dikkat edilerek, düşen cümleler derhal kaldırılarak yerlerine düzgün oturtulmuştur...
Elbetteki "hassiktir!" gibi öz türkçe kelimeler, yalnızca yeri ve zamanı geldikçe az sıklıkla ve hassasiyetle kullanılmışlardır... 21 yıldır İngilterede bulunmam sebebiyle öz türkçemize olan hakimiyetimin azalmış olması, dolayısıyla da sürç-ü lisanlarımın olabileceğini kabul ediyorum. (Zaman zaman uyaran arkadaşlara buradan tekrar teşekkür ediyorum!) Ancak yazılarımın yayınlanmamayı gerektirecek sakıncaları olduğunu hiç sanmıyorum. Bu yüzden de hiç kalbimi bozmadan, sorunun sistemden kaynaklanan arızalar sonucu olduğunu düşünüyor ve yazılarımı güncelleştirerek yineliyorum... İlgilenileceğini umuyorum.
Ana vatana kucak dolusu sevgiler...
Burçin bey, sizi bayan sanıp Burçin hanım demiştim, şimdi profilinizde resminizi gördüm. Oluşan bu yanlışlıktan dolayı özür dilerim.
Saygı ve sevgiyle...
İmla kuralları anlaşılmayı kolaylaştırmak içindir, yazım yanlışlarınız ve noktala işaretlerinin eksik kullanımından dolayı inanın sizi anlamadım. Forumlarda çok yazıyorsunuz, takip ediyorum ama yazdıklarınızı anlamak hüner istiyor. Yanlış anlamayın, bu hüner iç içe ve noktala işaretlerinin yerinde kullanılmamasından kaynaklanıyor. Ben sizin yazınızı bir de doğru şekliyle yazıp, cevap vereceğim.
(Eklentinizin düzeltilmiş halidir) Demişsiniz ki;
"İlk olarak bizlere böyle bir siteyi hazırlayan herkese teşekür ediyorum. Burada ki yazarlara bazı sorular sormak istiyorum, şimdiden yazdığım her sorunun cevabı için teşekkür ediyorum. 1. sorum: Her yazar kendi adında farklı karakterlere ayrılıyor, yazdığımız her ne olursa olsun yazarlar tarafından eleştiri yapılıyor, bu her yazarın hakkıdır diye düşünüyorum; ama eleştiri yapan bazı yazarlar iyi, bazıları ise kötü eleştiri yapabiliyor. Her yazar bu eleştirilere açıktır, zaten yazarlık kendi adımız altında yazdığımız fikirleri öne sürmek değil midir? Duygu ve düşüncelerimiz doğrultusunda yazılıyor doğru mudur? 2.sorum: örneğin; ben, tanınmış bir yazar değilim; ama her tanınmış, sevilen bir yazar gibi yazar karakterine sahibim diyelim, kendi adımda kitabım da var kitabımı severek okuyorlar ama beni tanımıyorlar bu yazarlıkta neyi değiştirir? Kitabın çok satmasından dolayı, yazarı iyi mi demektir? Yoksa hayali bir yazar kahramanı mı olarak nitelendiriliyor? Bu kadar sadece yazarlar değil forum katılımcıları da açıklama yapabilirler şimdiden tekrar teşekkür ediyorum."
Bazı yerler gerçekten de anlaşılmaz olmasına karşın, anladığım kadarı ile şöyle diyeceğim; 1.soru da ne demek istediğiniz hâlâ meçhul. 2. soru için şöyle diyebilirim: Yazarın iyi olması, tanınması ve çok satmasıyla alakalı değil, sizinle ortak paydalarda buluşacak okurların sizde bulduklarıyla alakalı. Her yazarın karakterleri vardır, tanınmış ve tanınmamış diye yazarlık ikiye ayrılmıyor. Ama kitaplı ve kitapsız diye ikiye ayrıldığı doğrudur. Ancak roman konusunda illa ki kitaplı olmak zorundasınız anlaşılmak için, yoksa benim gibi kendi kendinize yazar, onları saklarsınız :) Diğer sorduklarınız zaten bir anlam oluşturmadı bende. Ama benim size ısrarla vurgulamak istediğim yazım kuralları sözlüğü açıp, araştırma yapmanız. Bakınız bunun eksikliği beraberinde anlaşılmamayı da getiriyor ne yazık ki. Dilimizi iyi kullanmalıyız ki, daha net anlaşılabilelim. Bu eleştirilerimi yapıcı olarak değerlendireceğinizi umuyorum ve anlayışınıza şimdiden teşekkür ediyorum...
Saygılar...
İsteyen herkes herkesle görüşebilir, dernek kurabilir, sosyal ilişkilerini geliştirebilir. Bu özgür her insanın hakkı. Eminim iyi bir şeydir de. Dergi çıkarmak da mümkün ve faydalı olabilir.
Ama ben kendi adıma bu buluşmaların nasıl bir edebi yanı olabilir diye düşünüyorum. Şiir dinletisi falan demeyin, midem bulanıyor. Şiir okunur, makbulu de yalnız okunmasıdır. Bu sadece benim fikrim ve tercihim. Kimseyi yargılamıyorum. Kendinden emin olmakla alakası yok görüşmek istememenin. Eminin örneğin Stanley Kubrick'de böyle faaliyetlere katıla katıla Kubrick olmuştur. Nazım'da öyledir herhalde. Arkadaşlarına şiirlerini okuyarak Nazım olmuştur. Komik geldi değil mi?
Yine de sosyalleşmek gerek, buna inanıyorum. Bu yolda başarılar. Samimiyetimle.