Bu ilanı olduğu gibi yapıştırdım, izedebiyat da duyuru yeni yapıldığı için grupça belirlenen bu duyuruda yer almamıştır. Ancak sizlerin de ürünlerinizle bizlerin yanında olmanızı ve genç edebiyatın oluşmasında etkin olmanızı diliyoruz...
Saygılarımla.
S. Aylin Antmen
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
YAŞAYAN YARIN'dan Duyuru
Yaşayan Yarın Dergisi gösterilen ilgiden dolayı tüm edebiyat dünyasına ve antoloji.com şairlerine teşekkür eder.
Yaşayan Yarın Dergisi 2. sayısından itibaren abone kayıtlarına başlıyor.
1 Yıllık abonelik için baris_aluk@yahoo.com adresine İsim, soy ad, telefon, adres ve e-posta bilgilerini içeren bir ileti yollayıp; aşağıdaki hesap numaralarından birisine 15 YTL yatırmanız yeterli. Yurt dışı için / 20 YTL
Ücret hesaba geçtikten ve e-postanız ulaştıktan sonra aboneliğiniz onaylanacak ve derginiz belirttiğiniz adrese postalanacaktır.
Abonelik Ücretinin yatırılacağı;
POSTA ÇEKİ HESABI:
Saliha Aylin Antmen adına 5035064 numaralı hesap.
BANKA HESABI:
T. İş Bankası
Levent şubesi (şube kodu: 1035)
Hesap Sahibi: Cengiz Orhan - Saliha Aylin Antmen
Hesap no: 1034146
Yaşayan Yarın dergisine ürün göndermek için;
yasayanyarin@hotmail.com
Yaşayan Yarın P.K 220 Beyoğlu / İstanbul
Yaşayan Yarın edebiyat ve sanat oluşumu adına
S.Aylin Antmen
kafama bir soru takıldı...
islami bir parti iktidarda.....................
aklıma bir soru soru geldi....
kitap satışlarına bakıyorum.........sol düşünceden gelen insanların kitapları önde...
onlar öyle diyor..
valla bir tarafta bir terslik var...birileri yalan söylüyor......................
mesela cezmi ersöz,,,, sol düşünceli bir yazardır..............
onun kitapları çok satıyor..
neden, islami kesime göz kırpıyor da ondan..............
kafama bir soru takıldı...
islami bir parti iktidarda.....................
aklıma bir soru soru geldi....
kitap satışlarına bakıyorum.........sol düşünceden gelen insanların kitapları önde...
onlar öyle diyor..
valla bir tarafta bir terslik var...birileri yalan söylüyor......................
mesela cezmi ersöz,,,, sol düşünceli bir yazardır..............
onun kitapları çok satıyor..
neden, islami kesime göz kırpıyor da ondan..............
Gerçekten bugüne değin forumlardan kendi açımdan en çok fayda sağladığım konu ve içerik. Konunun yaşanmış olmasının da bunda şüphesiz payı var. Bende şu an bir roman yazma aşamasındayım gerçekten bu öğütler benim için faydalı oldu. Daha olumlu düşünmemi sağladı.
Bence bu şansla ilgili birşey değil yetenek cesaret ve sabırla ilintili birşey... Verdiğiniz emeğin karşılığını almak ise yeni birşeyler yazma adına bir katalizör söylediğiniz gibi hemen seçilmeyebilirdi daha bir çok yayınevine göndermek zorunda kalabilirdiniz ama yazma keyif verdiği için hiç bırakmayacağınız pes etmeyeceğiniz er ya da geç bu sonuca ulaşacağınız kesin.
Tebrikler...
ama sonunda yazılarımı yükledim... bir de sahne arkasına girebilsem. sebebi, aynı ismi taşıyan çocuklarım olsa gerek. imdat!
Saygılarla İz.
altan bey, doğan kitaba ben de dosya yolladım....
birkaç tatlı sözü yalanla sıktılar üstüme....
bellki siz iyi çalıştınız...
ya da şanslı birisiiniz...
ben hiçbir arkadaşıma onlara dosya yolllamamalarını tavsiye ederim....
İnternette dolaşırken forum konularınızı gördüm.
Benim ilk romanım Aralık 2004'te yayınlandı. İlk romanımı yazmaya başladığımda roman yazmak hakkında bir bilgim yoktu. Sadece yazmak istiyordum. Bu forumda değişik başlılar altında ilk romanın yazılması, kurgu, karakterler gibi romana dair konulardaki yazıların büyük bir kısmını okuma fırsatım oldu.
Bence bir romanı yazabilmek için roman yazmayı çok istemek ve bundan da önemlisi vazgeçmemek gerekiyor. Size bunu ilk romanımı yazmaya başlarken yaşadıklarımdan behsederek açıklamaya çalışayım.
Her roman yazmak isteyen yazar adayı gibi benim de içimde "bir gün ben de roman yazacağım," şeklinde bir istek vardı. Bir gün roman yazacaktım. Bunu biliyordum fakat bir türlü yazmaya başlamıyordum. Kafamdaki kurgular bir türlü kağıda aktarılamıyordu. Yazma isteği sürekli ertelenen bir istekten öteye gitmiyordu.
Bir gün aniden yazmaya başladım. Roman yazmasını romanımın sekseninci sayfaları civarında öğrenmem gerektiğini fark ettim. Bir hafta kadar romanımı basıl yazmam gerektiğini araştırdım. Sizin forumunuz benzeri yabancı forumlara girdim, İnternet'te araştırma yaptım. Hayatımı değiştiren cümleleri de İnternet'te öğrendim.
Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.
Robert A. Heinlein'in profesyonel yazar olmak konusunda bir röportajında söyledikleri benim yazma konusundaki dünyamı değiştiren cümleleri şöyle. (Hatırlayabildiğim kadarını yazıyorum)
Muhabir Heinlein'e sorar.
"Çok başarılı bir yazarsınız. [[B]]İlk romanını yazmak isteyenlere [[/B]]ne öğütlersiniz?"
Heinlein anlatmaya başlar. (Mealen)
[[B]]Bir. Yazacaksınız[[/B]].
Yazar olmayı gerçekten isteyenlerin ancak yarısı yazmaya başlar.
[[B]]İki. Yazdığınızı bitireceksiniz.[[/B]]
Yazmaya başlayan yazar adaylarının ancak yarısı yazdığı eseri bitirir.
[[B]]Üç. Bitirdiğiniz bir romanı kurcalamayacaksınız.[[/B]]
Ancak editörünüz sizden bazı değişiklikler talep ederse değişiklik yapabilirsiniz. Romanını bitirdiği halde bitmediğini düşünen ve sürekli olarak romanı kurcalayan yazar adayları vardır. Romanını bitirenlerin ancak yarısı romanının bittiğini fark edip kucalamazlar.
[[I]][[B]](Bu aşamadan sonra yeni romanınız üzerinde çalışmaya başlayın.)[[/B]][[/I]]
[[B]]Dört. Eserinizi bir yayınevine yollayacaksınız.[[/B]]
Elinde bitmiş bir roman olanların yarısı, romanının eleştirilmesinden korkan yazar adayları romanlarıyla vedalaşıp bir yayın evine yollayamazlar.
[[B]]Beş. Romanınızı kitapçı raflarında görene kadar vazgeçmeyeceksiniz.[[/B]]
Elinde bitmiş bir romanı olan yazar adaylarının yarısı bir iki yayınevi tarafından romanları reddedildikten sonra vazgeçerler.
İşte benim ilk romanını yazmak isyeten yazar adaylarına önerilerim bunlar.
Muhabir sorar
Mr. Heinlein. Bu açıklamalarınızdan sonra size rakip olacak yazarların çıkmasından çekinmiyor musunuz?
Bu beş aşamayı tamamlayan herkes ilk romanını bastırabilir. Fakat gerçekten yazar olmayı düşünenlerin ancak yüzde biri bu aşamaları tamamlayabilir.
-----------------
İşte benim yazma konusundaki dünyamı değiştiren bu röportaj oldu. Bu beş aşamayı geçmeyi hedefledim. Hatta yazmaya başlayarak ilk yüzde ellilik dilime girmiştim. Adım adım aşamaları geçtim.
[[B]]Birinci aşamayı geçmem. Bir saniye yada yirmi yıl sürdü.[[/B]]
Zaten yazmaya başlamıştım yada onca yıl ilk kelimelerimi yazmak için beklemiştim.
[[B]]İkinci aşamayı geçmek bir buçuk yılımı aldı. [[/B]]
Romanımı bir buçuk yılda bitirebildim. İlk kelimelerimi yazmaya başlamamla romanın son noktasını koymam arasında bir buçuk yıllık bir süre geçmişti.
[[B]]Üçüncü aşamayı geçmem iki haftamı aldı. [[/B]]
Romanı bitirdikten sonra düzeltmem ve yayına hazır hale getirmem iki haftamı aldı.
[[B]]Dördüncü aşamayı geçmem bir saatimi aldı.[[/B]]
Yayınevine yollamak için bilgisayardan romanın çıktısını aldım ve yayınevine postaladım
[[B]]Beşinci aşamayı geçemem yine bir buçuk yılımı aldı. [[/B]]
Romanımı Doğan Kitapçılık'a yolladıktan iki ay sonra benim romanımla ilgilendiklerini söylediler. Romanımı basmak istiyorlardı. Romanım basım sırasına kondu ve o toplantıdan on dört ay sonra romanım raflardaydı.
Ben şanslıydım çünkü romanımı yolladığım ilk yayınevi onu basmak istemişti. Yine de bir yayınevinden bastırana kadar vezgeçmeyecektim. Yirmi yayınevine yollamayı göze almıştım.
Bu beş aşamayı da tamamlamayı göze alabilenler ilk romanlarını yayınlatma imkanına sahip olacaklar.
Dikkat ettiyseniz size hiç yazma sanatından hatta yazma zanaatından bahsetmedim. Bir iki cümle de onlardan bahsetmek istiyorum.
Ne yazarsanız yazın, mutlaka ama mutlaka yazma zanaatını bilmek/öğrenmek zorundasınız. Bir roman yazarken kurgu, olaylar, olayların birbirleriyle bağlantısı, karakterler, karakterlerin ilişkileri, düğümler ve düğümlerin çözülmesi, anlatım tarzları, zamanlar, cümle yapıları gibi konulardaki bilginizi kullanacaksınız.
Roman yazma sanatına gelince, o tamamıyla size ve yazdığınız türe kalmış. Birikimleriniz, deneyimleriniz, pratiğiniz ve yeteneğiniz size yardımcı olacaktır.
Altan Çimen
biryazan@yahoo.com
İstedikten sonra herşeyin olması mümkün? Böyle bir fırsat yaratmak neler neler avantajlı çıkartır bizleri...
-Yeni bir derginin hali hazır dergilerden ne farkı olabilir derseniz. Yeni olması zaten en önemli farktır. Asıl farkı ise zaman yaratır.
-Bence de kalite çok önemli - ama editör seçimindeki kalite-
-Sayın Çelebi'ye katılıyorum ve onunla bir oluşumda yer almak isterim. İlla ki İzedebiyat'a ihtiyacımız yok. Ama benim biraz zamana ihtiyacım var, yıl sonuna kadar.
-Yazın dünyasında ses getirmek lazım, bu kesin. Ama bu o kadar kolay ki.
-Yeni dergi gerçekten yeni olmalı.
-Amatör tin bence de değerlendirilmeli. Zaten eğer İzedebiyat editörleri bunu yapmazsa ben er geç yapacağım.
-Saygı ve sevgiler..
İzedebiyat yazarlarından Nilüfer Magriso (Kuzenim'in) kitaplarının da olacağı gelirlerinin Bedensel Engelliler Vakfı'na bağışlanacağı sergi bugün başlıyor.
Hatırlatmak istedim.
Sevgiler,
Ömür
[[B]]NİLÜFER MAGRİSO (NİLOŞ) 1974-2004[[/B]]
"İnsanlara iyilik yapmak istiyorum" "Kötü insan yoktur,belki şeytan... o da kötülük yapmışsa" derdin.
Biz ailen, senin şiirlerini kitap haline getirdik;
Annen seni kaybettikten sonra bütün duygularını yaptığı porselen takılar, otantik çerçeveler ve amatörce yapılmış küçük tablolara döktü.
Bunları [[B]]29 Nisan - 1 Mayıs[[/B]] tarihleri arasında [[B]]İstanbul Gayrettepe Metropolitan Hastanesi karşısındaki Kültür parkı binasında [[/B]]sergileyerek satışa sunacağız;
Gelirleri de özürlü çocuklar vakfına bağış yapacağız.
http://www.bedd.org.tr/
Senin adını ve iyilik severliğini bir nebze de olsa yaşatmaya çalışacağız.
Ruhun hep huzurlu yaşasın...
Ailen
Sadece bakış açısındaki farka dikkat çekmek istedim. Forumları bildiğim kadarı ile herkes okuyor. Ayrıca tartışmak gibi birşey de söz konusu olamaz, fikir alış-verişinde bulunduğumuzu sanıyorum...
Vurgularımın amacı, ukalalık olarak değil, bizzat yaşarken nelerin üzerinde durmak istediğimin iyi anlaşılması içindir...
Başarılar diliyorum...
içmiyorsan ağzına bi yay taktır lütfen....olur olmaz konuşuyor...
dostlarımız kaçıyor....
Demin eksik yazmışım.
Ben dergici değilim demedim, herhalde siz de ben böyle bir şey söylemeden bunun böyle olduğunu bilemezsiniz. Bu anlamda sürekli ben bu işin içindeyim demenizin bir anlamı yok, karşıdaki o işin içinde olabilir. Bunu hiç düşündünüz mü ? Kaldı ki bu zamanlarda bir işin içinde olmamak -dergiler için konuşursak -yeni bir şeyler ortaya çıkarabilmek için en sağlıklı yol, şu kara dünyada.
Algı farkı ya da görüş ayrılığı olabilir, ama lütfen izedebiyat sitesinin yapısı üzerine söylediklerinize yeniden bakınız. Ve bu söylediklerinizin bizi götürebileceği mantıksal sonuçlara. Burda tekrar yazmama gerek yok. Ama amacım bu konuda sizinle tartışmak değil, zaten gereksiz bir tartışma olurdu bu.
Diğer arkadaşların ve editörlerin de bu konuda görüşlerini bekleyeceğim.