"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Siz ne yazıyorsunuz? Arama moturuna gözümü sarkıttım eserlerinizi göremedim. Aydınlatınız mümkünse. "kuradan çıktın" Saygılar, efendim.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
O’nu kendi agzindan tanimak en dogrusu sanirim. (yazar sayfasindan) [[I]]“Tanıdığım bütün alçaklar adına konuşuyorum; bütün ezikler, bütün sevgisizler, bütün sarhoşlar, bütün aşıklar, bütün salaklar... adına. Kuşkusuz pek çok şeyi abartacağım anlatırken. Biri hariç; [[B]]biz hep sevgisizdik. Ve hep sevgisiz kalacağız. Kısa sürmesi kuvvetle muhtemel olan ömrümüzde saçlarımız doyasıya okşanamadan (bu arada pek çoğumuz keliz, ama olsun) biz ölmüş olacağız. Hatta tuhaf gelecek size ama çoğumuzun ölüm nedeni “dokunulma eksikliği” olacak.[[/B]] Tıp literatürüne pek çok ölüm nedeni katacağız; dokunulma eksikliği, seni seviyorum noksanlığı, aşk çarpması, az gülümsenme... ve bildik bir şey akciğer kanseri (mümkünse). Korkaklığından uzun yaşayanlarımız da olacak (ki bu bir çeşit cezadır).”[[/I]] Bu kadar mutsuz ve hayata karamsar/kotumser yaklasan bir insanin, idealist insanlara sempatiyle bakmasini beklemek abesle istigal olur. Hic basi oksanmadigindan ve hic dokunulmadigindan sikayet eden degerli Yusuf Ziya’ya hersey gonlunce olsun diyorum. Yusuf Ziya’nin yine kendi yazar sayfasinda kendi kaleminden ‘ozgecmisi’. [[B]][[I]]“bir çeşit zebercet. beynimde ve boynumda dinmeyen bir ağrı var. kin ve kanla doluyum. kin, damarlarımda dolaşıyor. kan, kelimelere sıçradı.”[[/I]][[/B]] Kin ve kan sozcukleri bir yazar/sair'in kalemine ne kadar yakisir? Ya sanata? Ustelik bu kisi damarlarinda kin dolastigi iddiasind ise, ayrica. Benim acimdan olay kapanmistir. Yusuf Ziya illa da benimle kozunu paylasmak isterse, Istanbul'a bir gelisimde, 10 bin metre kosusu yapar kimin nefesi daha kuvvetliymis ya da 100 metreyi kim daha hizli kosuyormus anlariz. Saka bir yana, iyice bayagilasmaya baslayan yazilarin bu siteye yakismadigini dusunuyorum. Ayrica, izedebiyat yonetimi tarafindan sifre iptalide ihtimal disi degil sanirim herne kadar etraf cirkef kaynasa da. Kendi adima, katilimcilara verdigim rahatsizliktan oturu ozurdilerim. Bundan sonra cogunlukla yine izlemekle yetinecegim. saglicakla,
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Cevap hakkı doğdu... İnceden yar inceden / yola çıktım inceden. Kim olduğunu netleştirde gel !!! Dalkavukluğun alası bu...Cevap haıkkın gizli kalsın sen sataş durmaksızın.Sabah aç karnına iki kişiye sallamadan sigara yakmaz abi.Öğle niyetine mangaladan kül savurur.Akşamı sormayın iki kadeh şarap ve vurun ulan zihniyete...En mutlu adam o dur gayrı...Alt etmiştir yalakayı , riyakarı.Kılıflar çıkmıştır kından.Kılıç ağlamaklı " lan o elde işim ne benim. " Dile kamik takar da.Ellerine hakim değil...Gerçek değil abisi...Kızmayın siz ona.. PARAVAN... güldüm :)
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Bilemedin dört metresim var. Mevsimlere böl. Sen insanları becerdin, ben doğayı. Mutlu olsaydın yıkar mıydın ellerini? Odun kömürü yeşerteceğim bu sefer. Siyah! Şaşırdın mı? Sen kendinle barışıkken kızıldın. Ben kahverengi… En çok kızdığım, senin neye kızdığını düşünmek, oldu. Umarsız tavrımı beğendin mi? Bilgelik! “Sana benzemesini bekleme, sen onu yaşa”. Çocukluğunu sev, daha kaç kere çocuk olacak ki… Peltek konuşacak, ağaca toslayacak, asfaltı öpecek… Sinirle barış kazanılmaz. Tüm kuşları kendisinin sanacak, dört bacaklıları kedi… Seni annesi, beni babası sanacak. Sen ne saydın… Saymaya devam ediyorum. Benim de aksime kırmızıyı sevecek. Mavi özlemin alevken dur demeyi becerecek misin, ben daha siyahken. Kaç yıl sonra, kaç peltek hayal kuracağız bir başımıza. Kim daha fazla yalnızlığa cesur, kim sabah ezanında tövbekâr… Kaç kırık kadehi birleştirir de avucuna koyarsın hüzünleri Fesleğen, nane, reyhan. Güzel koksun! En genç yıldız olsun ışığı sonra gelen. Gamzesi gökkuşağı, gülüşü güneş. Çocukluğum! Deniz! Bern adını kumlara yazdım, sene aylara “eylül”. Her kimin kıyısına vurduğunda ay, gel ve gitler… Sen kal. İlla vuracaksan, Kınalıya, Heybeliye veya sedefe vur. Sen kal! Yerine koparız, koparım. Sen kal! Bilmediğimiz dilde şarkılarını söyle, anlar gibi yaparak içmem. Türküm, doğru ve çalışkanım… Ülke seçme olanağın olsa da biz iyiyiz kızım. Türbanın da olsa veya peruğun yada saçların, gamzen…İki kadeh benimle at, annen kızsın. Oku! Dört mevsimi var gençliğin. Bebeksin sen hiç büyümeyeceksin gözlerimde.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
para değil manaviyat önemli/ver manaviyatı aclara catlayıncaya kadar yesinler/memleketimden insan manzaraları/tok acın halinden anlarmı/anlamaz/mida anlar/onu kimse anlamaz/adam değil/manaviyat pazarda/secmece/pişti...ye/hamuduyla/sürmelim....zart zort.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Sezai; Sanırım fazlaca Engin Ardıç okudun. Bir kelimeye bir "i" kattım diye bu kadar gülmen çok hoş. Nazım Hikmet okurken "tiren"lere de gülüyor musun? Eğer zahmet edip bakarsan TDK'nın İmla Kılavuzu'nda kelimenin "primitif" şeklinde yazıldığını göreceksin. Gülmene hiç şaşırmadım da bir harfe bu kadar gülebilen birinin daha doğru bir Türkçe kullanmasını beklerdim. Saymakla bitmeyecek kadar çok hata var ama düzeltip "gözüne" sokacak değilim. Hadi kelimeleri yanlış yazmayı alışkanlık haline getirdin, bari noktalardan sonra büyük harfle başlasaydın. (Hepsini küçük harfle yazsan bu bir seçim derdim ama bu şekli en hafif tabirle cehalet!) Demek ki: pirimitif+1 :)))
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Boş bulundum şereflinin tekine “şerefsiz” dedim. Üzüldüm! Daha kaç derece dudaklarıma hızma… Kefensiz cenaze! Gocundum… Armağan sepeti… Sosyetik denizanası. (Kolları ve bacakları olmayan, mümkünse deniz rengi olsun) “Morlar çarpar” .Her sabah asık yüzümü gizleyerek fırıncıya “günaydın” demem için kaç gecedir telkinlerinin içine iki tutam sumak yağı katıp, aptal haberleri izliyorum…Bunlar aptal. Üç veya sekiz medya maymunun dışında takip edecekleri bir bok yok. Sezen i enselemişler. Enişte kulağını üflemiş, yarmış… Ulen yalancı papağan, “kedi çükünü görmüş yara sanmış” kaldırım pehlivanları… Habercilik! Sabah çişi gelen, “erek…” kendini Bağdat tecavüzcüsü sanıyor. Ebleh virgülüne takmıyorum diye kasılma, versene bir boşluk…Meridyen tüccarı! Değişik isimle yorum yapmak senin kişiliğine kaç derece deniz suyu… Ve Şindi; Kağnıların sesleri öküzlerden, değil rot ayarı kaymış tekerleklerden, gelir. Sana bir balans lazım. Ukala! Ve Yusuf Ziya; haklısın gariptir insan sıkarsın aldırmaz. İp ne ki, serersin dala elemekle elenmez. İnsanın un hali. Duygu! Git başımdan. Tebrikler ! Hıyarlık yapmayın önce beni alkışlayın….Kağıda tecavüz ettim, kitabIM olacak. Ingaaaaa...
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Allaam allaam hiç güleceğim yoktu. pirimitif:))) Türk insanının deva bulunamaz hastalığı. Ecnebi sözcüklere Türkce anlam yüklemeye calısmak. bari doğru yaz kelimeyi. (primitive) Odtü lüler yapar bunu. amarkan üniversitesinde okumakla övünür aslanlar fakat solcudur onlar, ingilizceyi anlarlar ama konuŞamazlar, katlederler. az bucuk ingilizceleri olduğunu belli etmek icinde bildikleri uj bej kelimeyi sacarlar ortaya. pirimitif miş. Sanatcı adam, yazar, aydın sorumluluğuyla Türkceyi koruyacak kollayacak ne idüğü belirsiz tecavüzlerden... güya. gıdıklamayın beni, gerek yok. zati gülüyom. pirimitif miş, bak ya.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Halit Şindi Anlamanı kolaylaştırmak için madde madde yazacağım. Bulunduğun çukura inmemeye çalışarak…. 1. “Kardeş” sözcüğünü “kardeşim” anlamında kullanmadığını biliyorum. Ama ne yazık ki ben senin “arkadaşın” ve hele “tertip”in de değilim. Bu tarz pirimitif hitaplardan hiç hazzetmem. Mars’taki Türkiye’de yaşamıyorum zeki insan ama Kars’taki Türkiye’de de yaşamıyorum… 2. Yazıları baştan sona okursan benim sana cevap vermediğimi fark edersin sanırım. Seni hiçbir şeyle de suçlamıyorum. Bana ne senden. Hangi ikifilmbirdenlere gidersen git. Ama yazdıklarımla ilgili yorumda bulunursan cevabını alırsın elbette. 3. Tinerci çocuklar hangi edepli küfürleri ediyor söyle bakalım bir zahmet. Bir de benim yazdığımın neresinde küfür var. Cümlemi kopyalayıp tırnak içine al ki o bölümü ben de fark edeyim diğer forum okurlarıyla beraber. 4. 96’dan beri forumlarda yazmak övünülecek bir şeymiş demek. Sayende öğrendik. Tosuncuk muhabbeti de ancak tosunlara yakışır ben giremeyeceğim müsadenle. 5. Yusuf Ziya gerçekten bir şeyler yazıyor. Yazar ismiyle girip okuman mümkün keşke sormak yerine bakabilecek kadar zeki olsaydın. Ve ayrıca yazmasam ne fark ederdi ki “yumurtadan anlamak için yumurtlamak mı gerekiyor?” 6. Konuyu asıl mecrasına çekip edebiyattan konuşalım istersen ve yapabilirsen. Rastgele sıraladığım on kitaptan biri hakkında konuşalım mesela veya senin seçeceğin bir başka kitap/yazar/şair. Böylece somutlaşıversin edebiyattan kimin ne anladığı. 7. Yazdığın beyte bir başka beytin ilk mısrasıyla cevap vereceğim. Meraklıları bulup okurlar ikinci mısrayı nasıl olsa… Bulamazsan eğer sen ki ben bulamayacağın kanaatindeyim bu yazdıklarından sonra yardımcı olurum. “İNSANOĞLU BİR GARİPTİR AĞIR SÖZ KALDIRMAZ, …………………………………………………………………”
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın Perincek'in tutuklanmasını şiddetle kınıyorum. ülkemin yürekli insanları; sesiniz cıksın.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
dalkavukluk cığrından cıkmış... mış mışda mış mış. meramını anlatamayan adam, hitabı iyi biliyor ama. güzel kardeşim, cancağazım, beyefendi diyeceniz haaa. birilerine posta koyuyor, ağzını topla kodummu oturttururum. dalkavukluğu yerer gözükürken, kendisi yalakalığın danizkasını yapıyor inceden. gocunanlar cevap verin.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Duygu ; Cevabım yazar sayfanda belirttiğin e-posta adresinde...
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Hitabı bilmeden yazarlık dalkavukluğu yapma çığrından çıktı yine forumda... Türk Edebiyatı sizinle gurur duyuyor...Ekşi iki kelm yerleşmese dikat çekilemiyor galiba.Sataşmak.Amansız çığlıklarla bezenmiş , sarhoş ağızlı kelimeleri kullanmak neden bu kadar cazipleşti ki ? Yani güzel kardeşim ya da beyefendi aslında şöyle olmalı demek neden bu kadar zor ? İlle de " yok ulan saçmalama - haltetmişsin - nereni " vs. olmak zorunda mı ? Kimseye riyakarlık yapın demiyorum ama dilin ( klavyenin ) kemiği yok.Sadece yerinde uslüplar takınsanız da bilmeyenler öğrense , bilenler eleştirse daha uygun olmaz mı ? Eğer bir cevap yazılacaksa , bu yazımdan gocunan oldu ise yazar sayfamda e-posta adresim mevcut zahmet olmazsa özele yazsın zira buraya bir süre uğramam herhalde...
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Farklı kaoslardaki insanlar.Şu dünyanın şu huyuna hayranım.Mucizevi bir şekilde insanlar farklı yönlerde yol alıyorlar,aynı yönleri tercih eden pek az.Zaten olsada yolda su içmek için ayrılırdı sanırım .Garnitür hesaplarından yola çıkmasak arkadaşlar.Maddiyata dayalı bir hayat demogojilerle dolu kaos kulvarında denge sağlamak kadar saçmadır.Maddiyatla satın alamazsın bilgiyi,yol gösterir sadece simyacı sana.Haksızmıyım.Minnacik bir göz yaşı volkanlar patlatır bedenimde,titrer heryerim yazıya saldırmak için,veya masum bir bakış kışkırtır,dengesizleştirir.Para yapabilirmiydi acaba bunları,yapardı belki ... Soyut kavramda tabiki.Size tavsiyem maneviyatı kovalayın biraz,önemli olan türkçeye hakimiyet değil,doyuma ulaşmak,o türkçeyi yerinde kullanmak.İşte işin ennnn zoru.Mimiksiz,ses tonu olmadan yazıya duygu katmak,o perspektifi kusursuz yaşatmak.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Benim vediğim örnek maddi bakımdan olabilir; fakat amacım maneviyatın da onunla aynı ölçüde değer kazandığını göstermekti. Picasso'nun yaptığı resmi bir başka ressam yapmış olsaydı belki de o resim sokaklarda sadece göz doyuracak kadar değer taşırdı insanlar için. Para kaygısı olanların "sanat"a başvuracaklarını düşünmüyorum. O zaman bu kaygısı olan insan daha kolay ve daha fazla para kazanabileceği işi seçerdi. Kaldı ki edebiyat da para kazanmak isteyenler için uygun bir yol değil zaten, çünkü hayli zor. Tanınma isteğini manevi bakımdan kendini kanıtlama isteğiyle paralel bir biçimde yorumlayamaz mıyız?
Başa Dön