"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)

Şiir Atölyesi

91 görüntülenme · 347 ileti
??? #101
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida)
??? #102
-------------------------------------------------------------------------------- Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır
??? #103
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır
??? #104
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e)
??? #105
Yüzümü güldürdünüz ya ne diyeyim ben size.Hep diyorum ya İyi ki varsınız... Sıra koşulu yok ama aralara farklı isimleri de bekliyorum... Haydi yüreği güzeller , haydi yüreği dağ gibiler... Haydi yürek koyanlar... Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat )
??? #106
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat ) Günün umudunu siler karanlık Yaşam denilen şey yanlız bir anlık Bitip yok olacak mal ile varlık Günün geldiğinde canlar ağlaşır(Zeliha)
??? #107
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat ) Günün umudunu siler karanlık Yaşam denilen şey yanlız bir anlık Bitip yok olacak mal ile varlık Günün geldiğinde canlar ağlaşır(Zeliha)
??? #108
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat ) Günün umudunu siler karanlık Yaşam denilen şey yalnız bir anlık Bitip yok olacak mal ile varlık Günün geldiğinde canlar ağlaşır(Zeliha) Kumdan kayalar dizer ipe İp ağırlaşır çöker dibe Marifet gibi güler bide Denizde inciler ağlaşır (nida)
??? #109
Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat ) Günün umudunu siler karanlık Yaşam denilen şey yalnız bir anlık Bitip yok olacak mal ile varlık Günün geldiğinde canlar ağlaşır(Zeliha) Kumdan kayalar dizer ipe İp ağırlaşır çöker dibe Marifet gibi güler bide Denizde inciler ağlaşır (nida) Bugün yardan selam aldım Yüreğim semaya saldım Sevdanla od oldum yandım İçimde gizlenen sabi ağlaşır (naile)
??? #110
Galiba sonu geldi.Kötü bir deneme olduğunu söyleyecek varsa şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun... Başka fikirleri olan arkadaşlar varsa çekinmesin...Utanılacak bir iş yapmıyoruz burada.Amacımız gelişmek ve geliştirmek... Duyarlılık gösteren dostlara kendi adıma çok teşekkür ederim... Eyvallah dostlar.... Eyvallah... Güne vurur gecenin faslı Ateşim küser köz ağlaşır İşte o an görünür aslı Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat ) Açıktı aslında da bir kelime kadardı Gel gelelim sözün ardı arkası vardı Bir yudum su misaliydi bendinden aktı Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis ) Yakar ağzı tütünün tadı Kan boyar gülü toprağı Taş duvarda başımın izi Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen ) Dertlerim görünür inceden ince Çare bulunmuyor nicedir nice Güneşim doğmaz her an gecedir gece Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha ) Bir hayın bıçak deler bağrı Merde gam olur namert ağrı Öylesi yerden göğe doğru Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat ) Yardan ayrı düştüm dostlar Geçmiyor ki günler aylar Varsın kurak olsun bağlar Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!) Bir musibet gerekmiş cana İcadı küfürden buyana Elalem kılıfı çalmış Minare elinde ağlaşır (nida) Kula kulluk edene hesap sorulur Namert yönetirse düzen bozulur Mahşer günü elbet sual dizilir Çaresiz günahkar kullar ağlaşır (zeliha) Kaderim dersen aşkla kumara Yazar hesabı son umutlara Ak sütün gayrı akacak kara Memende öksüz bebek ağlaşır(gökçen) Bir şiir kaymış izedebiyattan Sözümüz sana değil alınma hocam Silme, bırak dursun okunuyorsan Şiirin ardından dostlar ağlaşır (naile Sn.K.Esen'e) Rızkını verirsen içki kumara Düşürürsün çoluk çocuğu dara Açılır içinde kapanmaz yara Pişmanlık birikir vicdan ağlaşır(Zeliha) Karışır birden gerçekle yalan Bir sen olursun geriye kalan Boşluğa doğru tebessüm salan Gülmeye inat dudak ağlaşır ( İmdat ) Günün umudunu siler karanlık Yaşam denilen şey yalnız bir anlık Bitip yok olacak mal ile varlık Günün geldiğinde canlar ağlaşır(Zeliha) Kumdan kayalar dizer ipe İp ağırlaşır çöker dibe Marifet gibi güler bide Denizde inciler ağlaşır (nida) Bugün yardan selam aldım Yüreğim semaya saldım Sevdanla od oldum yandım İçimde gizlenen sabi ağlaşır (naile) Ömrüme saklayıp gözlerine baktığım Yağmaladığım uğruna kentler yaktığım Bir kaş çatışına bin boyun büktüğüm Ruhumu sızlatır oyy nazlı yar ağlaşır... ( imdat )
??? #111
Acaba "masal" yazmayı mı denesek! İçimizdeki çocuğu dışarı salmak için. Hani baharda geldi, gökyüzünde uçurtmalar uçuyordur şimdi... ****** hişşt! dinlesenize! çocuk cıvıltılarını duyuyor musunuz? baharı müjdeleyen onca şey sayarlar, çocuk cıvıltılarını es geçerler hep... "dağlarına bahar gelmiş memleketimin" diyebilmem için çocukların cıvıltılarını duymam gerek... ****** fıkır fıkır çocuklar düşe kalka oynuyor şıkır şıkır sesleri akın akın geliyor naile (çocukluğum ne güzeldin...Uykusuzluk ve yorgunluğun yüzüme çarptığı an :))))
??? #112
Aslında senin içinde olmadığın bir yaşam belki (naile)
??? #113
Sen !Bendeki yokların var olan bir yüzüsün Yüreğimin içinde yenilikler gözüsün Keşfetmeye hazırsan bende ki derinliği Bırak görünmezlikte ,seninkide yürüsün Kim olduğumla değil,nasılımla ilgilen görüntün ile değil ,içdünyanla belgelen Sahrada ki su gibi arayışımda gelen ''Aradığın Kişiyim''olsun bana son sözün...
??? #114
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz? ……..!
??? #115
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) (Hoşçakalın...)
??? #116
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) Gitmelerine yakılmış ağıtlar Gitmelerinle köz olmuş umutlar Gözlerine takılır dört mevsim Kız kulesi yalnızlığı Hırçın Ağlaşan martılar konar hüznüme Hüznüm büklüm büklüm Hüznüm yangın yeri Aynı suda kor olur muyuz?( İmdat )
??? #117
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) Gitmelerine yakılmış ağıtlar Gitmelerinle köz olmuş umutlar Gözlerine takılır dört mevsim Kız kulesi yalnızlığı Hırçın Ağlaşan martılar konar hüznüme Hüznüm büklüm büklüm Hüznüm yangın yeri Aynı suda kor olur muyuz?( İmdat ) Git dedim gitmelerine ağıtlar yakacağımı bildiğim halde Sevmelerden vazgeçmek için seni Dokunabilseydim bir kere tenine ve hissedip- fay gibi çatlayacaktı kurak coğrafyamın ot bitmez, yeşile hasret toprakları En kadın halimle sevdim seni leyli En dişi yanıma gizledim öpmelerini Okyanusa daldım -sensiz-, Kim bilir bir daha Aynı suda sevişir miyiz? (k.c.)
??? #118
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) Gitmelerine yakılmış ağıtlar Gitmelerinle köz olmuş umutlar Gözlerine takılır dört mevsim Kız kulesi yalnızlığı Hırçın Ağlaşan martılar konar hüznüme Hüznüm büklüm büklüm Hüznüm yangın yeri Aynı suda kor olur muyuz?( İmdat ) Git dedim gitmelerine ağıtlar yakacağımı bildiğim halde Sevmelerden vazgeçmek için seni Dokunabilseydim bir kere tenine ve hissedip- fay gibi çatlayacaktı kurak coğrafyamın ot bitmez, yeşile hasret toprakları En kadın halimle sevdim seni leyli En dişi yanıma gizledim öpmelerini Okyanusa daldım -sensiz-, Kim bilir bir daha Aynı suda sevişir miyiz? (k.c.) Kanadındayım martının Bir açılıp bir kapanan Çok kanadım yeter Kapansın artık yaram Talihinde gözüm yok Düştüğün her hüzünde beni düşünme yeter Yokum ben, hiç olmadım Denizin yazgısını kıyıya hiç yazmadım Görünmedim kalabalıklarda, hiç gölgem olmadı Suyun üstünde yürüdüm, kimse dönüp bakmadı Korkma Şükrettiğin ışıltında gözüm yok Benim duam bambaşka Gün gelir Dualarımız buluşur Aynı Tanrı'ya erişir miyiz? (Deniz)
??? #119
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) Gitmelerine yakılmış ağıtlar Gitmelerinle köz olmuş umutlar Gözlerine takılır dört mevsim Kız kulesi yalnızlığı Hırçın Ağlaşan martılar konar hüznüme Hüznüm büklüm büklüm Hüznüm yangın yeri Aynı suda kor olur muyuz?( İmdat ) Git dedim gitmelerine ağıtlar yakacağımı bildiğim halde Sevmelerden vazgeçmek için seni Dokunabilseydim bir kere tenine ve hissedip- fay gibi çatlayacaktı kurak coğrafyamın ot bitmez, yeşile hasret toprakları En kadın halimle sevdim seni leyli En dişi yanıma gizledim öpmelerini Okyanusa daldım -sensiz-, Kim bilir bir daha Aynı suda sevişir miyiz? (k.c.) Kanadındayım martının Bir açılıp bir kapanan Çok kanadım yeter Kapansın artık yaram Talihinde gözüm yok Düştüğün her hüzünde beni düşünme yeter Yokum ben, hiç olmadım Denizin yazgısını kıyıya hiç yazmadım Görünmedim kalabalıklarda, hiç gölgem olmadı Suyun üstünde yürüdüm, kimse dönüp bakmadı Korkma Şükrettiğin ışıltında gözüm yok Benim duam bambaşka Gün gelir Dualarımız buluşur Aynı Tanrı'ya erişir miyiz? (Deniz) Pusulası bozuk gemi gibi Unutulduk bu şehirde Haritadan da mı silindik şimdi Durduğumuz yerde yitirdik boyutları Yer çekmedi gözyaşlarımızı Olur olmaz gecelerde Kurşun askerlerden düşman yarattık Pusuya yattık, paranoyaktık... Klişe bir ayrıklıkla avunup Savaş boyalarıyla makyaj yaptık Ezerken izmaritleri parmak ucumuzla Olur da içimiz yanar da Olur da kendimiz geri gelir, Aynı çeşmeden su içer miyiz?(Gökçen)
??? #120
Farkındayım yine gidecek Hiç gelmemişçesine biteceksin Kalemlerimizin yontulduğu orman farklı Sen Kordonda dansa kalkacaksın Ben Galata köprüsünde çapari atacağım Uzaktan geçecek gemilerin Gönderdiğin selamı kapışacağız fenerlerle Hükmüm yetse kürekçiye Bilsem yüzmeyi “çek “ diyeceğim okyanusa Susarım Kurur dudaklarım Olsa denizden ilaç Aynı suda boğulur muyuz?(Nida) Gitmeler kaçınılmaz Gitmeler hercai havalarda Bazen bulutlu, bazen iyimser Sen bir pusula, sevda gösteren Bilip kilometrelerce ötedeki yerimi Görürmüşçesine uzanan ellerimi Gözlerini bana çevireceksin Gemilerimiz birbirinden habersiz Gemilerimiz birbirinden uzak… Hatıraların gölgesiyle Karalanan ruhlarımızı Bir umutla sabunlayıp Bir seher vaktinde belki Aynı suda durulur muyuz?(Özgür) Gitmelerine yakılmış ağıtlar Gitmelerinle köz olmuş umutlar Gözlerine takılır dört mevsim Kız kulesi yalnızlığı Hırçın Ağlaşan martılar konar hüznüme Hüznüm büklüm büklüm Hüznüm yangın yeri Aynı suda kor olur muyuz?( İmdat ) Git dedim gitmelerine ağıtlar yakacağımı bildiğim halde Sevmelerden vazgeçmek için seni Dokunabilseydim bir kere tenine ve hissedip- fay gibi çatlayacaktı kurak coğrafyamın ot bitmez, yeşile hasret toprakları En kadın halimle sevdim seni leyli En dişi yanıma gizledim öpmelerini Okyanusa daldım -sensiz-, Kim bilir bir daha Aynı suda sevişir miyiz? (k.c.) Kanadındayım martının Bir açılıp bir kapanan Çok kanadım yeter Kapansın artık yaram Talihinde gözüm yok Düştüğün her hüzünde beni düşünme yeter Yokum ben, hiç olmadım Denizin yazgısını kıyıya hiç yazmadım Görünmedim kalabalıklarda, hiç gölgem olmadı Suyun üstünde yürüdüm, kimse dönüp bakmadı Korkma Şükrettiğin ışıltında gözüm yok Benim duam bambaşka Gün gelir Dualarımız buluşur Aynı Tanrı'ya erişir miyiz? (Deniz) Pusulası bozuk gemi gibi Unutulduk bu şehirde Haritadan da mı silindik şimdi Durduğumuz yerde yitirdik boyutları Yer çekmedi gözyaşlarımızı Olur olmaz gecelerde Kurşun askerlerden düşman yarattık Pusuya yattık, paranoyaktık... Klişe bir ayrıklıkla avunup Savaş boyalarıyla makyaj yaptık Ezerken izmaritleri parmak ucumuzla Olur da içimiz yanar da Olur da kendimiz geri gelir, Aynı çeşmeden su içer miyiz?(Gökçen) Beni özlemişsin dün Çiğneyerek yalnızlığımı Geçerken üst geçitlerin altından Sıyırmış kokumu yağmur Boşalırken mazgallardan Değil miydi umudu her katrenin Dokunmak solungaçlarına Nefes olmak dudaklarında Bir kabarcık daha var olmak Ağlara sövmek Çelme takmak yakamozlara Değil mi seni sevmek, Eftalya
Başa Dön