Ama ayrı gayrı yok beraberce yol alıyoruz :))
Eyvallah dostlar...
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla , söv , say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgara
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönüle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Şiir Atölyesi
80 görüntülenme · 347 ileti
Ama ayrı gayrı yok beraberce yol alıyoruz :))
Eyvallah dostlar...
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla , söv , say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgara
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönüle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla , söv , say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgara
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönüle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
katılayım bari, biri iyi bir şey yapıyorsa katıl, HASETLİK YAPMA,
---------------
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla , söv , say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgara
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönüle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
(İSA, YANİ PAPAĞAN DEVAM EDİYOR)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
Gözyaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla, söv, say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgâra
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde (İsa)
Benim dağlarım yanıyor
Parmaklarımın arasında ölü toprakları
Hangi çocuk bensiz oynuyorsa
Mezarsız ve kefensiz
Hangi kelle bedenini arıyorsa
Oynamıyorum bu şafakta
Kalleşlik var bu oyunda (nida)
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
Gözyaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla, söv, say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgâra
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde (İsa)
Benim dağlarım yanıyor
Parmaklarımın arasında ölü toprakları
Hangi çocuk bensiz oynuyorsa
Mezarsız ve kefensiz
Hangi kelle bedenini arıyorsa
Oynamıyorum bu şafakta
Kalleşlik var bu oyunda (nida)
Sahte gülmeler düşmüş dudaklara
Sahte kalabalıklar
Eyvallah bana
___eyvallah
_____çocukça ( imdat )
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
Gözyaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla, söv, say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgâra
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde (İsa)
Benim dağlarım yanıyor
Parmaklarımın arasında ölü toprakları
Hangi çocuk bensiz oynuyorsa
Mezarsız ve kefensiz
Hangi kelle bedenini arıyorsa
Oynamıyorum bu şafakta
Kalleşlik var bu oyunda (nida)
Sahte gülmeler düşmüş dudaklara
Sahte kalabalıklar
Eyvallah bana
___eyvallah
_____çocukça ( imdat )
haydi artık gül çocuk
güneş açsın gamzelerinde
uzat kollarını sevgiyle
bakma artık geriye(gönül)
Hiç olmaz ise tek başıma bitireceğim...
Zamanı gelince...
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
Gözyaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla, söv, say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgâra
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde (İsa)
Benim dağlarım yanıyor
Parmaklarımın arasında ölü toprakları
Hangi çocuk bensiz oynuyorsa
Mezarsız ve kefensiz
Hangi kelle bedenini arıyorsa
Oynamıyorum bu şafakta
Kalleşlik var bu oyunda (nida)
Sahte gülmeler düşmüş dudaklara
Sahte kalabalıklar
Eyvallah bana
___eyvallah
_____çocukça ( imdat )
haydi artık gül çocuk
güneş açsın gamzelerinde
uzat kollarını sevgiyle
bakma artık geriye(gönül)
bakma yaraların çıban vermesine
bakma küstah kahkahalara
saçlarını savur deli dolu
durgunluğa inat ( imdat )
Hiç olmaz ise tek başıma bitireceğim...
Zamanı gelince...
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
Gözyaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Yoksa güneşe çelme takmak derdinde misin
Bir haylazlık sırasında
Gülmelerini ıslat
Islıkla, söv, say
Ana - bacı hayata
Gülmelerini ıslat ama ( imdat )
Dişlerini sıkan öfkene yenilme çocuk,
Gece bile olsa
Gök bile ağlasa
Saçların gibi sabırla uzat umut düşlerini (Elçin)
unutma umut saçlarında saklıdır
saçlarını verme rüzgâra
umutlarını uçurmasın çocuk
umut etmeyi öğret dünyadaki tüm çocuklara(gönül)
Kaç gönle düştün sen, ey şiir çocuk
Damdan düşer gibi girdin içeri
Sende gönlünde
Ağırlar mısın şu fakiri (Olgun)
Misafir eder misin yüreğimi yüreğine
Maske takmış suratlar inadına
Yol olur mu yüreklerimiz
Sevdaya ( imdat )
Uyma sen onlara ey şiir çocuk
Hapsetmesinler seni bir odaya
Onların niyeti belli, abuk sabuk
Gel açılalım birlikte, ufki deryaya (Olgun)
Papatyaların bende küçük kaçık kız
Kalbim sende
Sen olduktan sonra incelir her şey gökyüzü günlerim
İniş çıkışlarım kanamalı coğrafyalarım
Papatyaların bende ela kız
Hem de nasıl
Kalbim tepelerinde (İsa)
Benim dağlarım yanıyor
Parmaklarımın arasında ölü toprakları
Hangi çocuk bensiz oynuyorsa
Mezarsız ve kefensiz
Hangi kelle bedenini arıyorsa
Oynamıyorum bu şafakta
Kalleşlik var bu oyunda (nida)
Sahte gülmeler düşmüş dudaklara
Sahte kalabalıklar
Eyvallah bana
___eyvallah
_____çocukça ( imdat )
haydi artık gül çocuk
güneş açsın gamzelerinde
uzat kollarını sevgiyle
bakma artık geriye(gönül)
bakma yaraların çıban vermesine
bakma küstah kahkahalara
saçlarını savur deli dolu
durgunluğa inat ( imdat )
kıvılsımlarını saklı tut bakışlarının
nazara gelmesin umutların
ver elini bahara
ey çocuk
____sevdaya ( imdat )
Ölü yosunlarla kaplı sahilimin
Denizle buluştuğu yerde
Şen şakrak nefesinden
Bir başka eserken rüzgar
Ya doğmazsan yaklaşan sabaha?
ya gözlerimi avucuna alırsa gece !
Derken!
O denizler ecesi hitab etti bana
"Amca bize bir fıkra anlatsana"
merhametli bir sabırla bekle beni!
Şavkını hasretle beklediği güneşin
Doğmadan batışının hüznüne alışsın
Ayrılısın da hülyasından.
Sonra güldürsün seni
Titrek sesi ve acınası neşesiyle
Bu yaşlı ahmak,bu aşık adam.
Dersaadet
Sevgili OLGUN kardeşim,
Şiirlerimi okuduğun için öncelikle teşekkür ederim, ayrıca paylaşma nezaketinden dolayı da teşekkür ederim. Bizler iki yılı aşkın zamandır senin gibi paylaşan dostlarımız sayesinde ayakta durabiliyoruz. Benim şiir yazmaya başlamam, eşimle birlikte resim kurslarına gitmem hep Ayça'mdan sonra oldu. Hem içimdeki acı yoğunluğu dışarı atabilmem hem de insanlarla paylaşabilmem adına.
Yazdıklarımın ne olduğuna hiç aldırış etmiyordum, ancak İzedebiyat ile tanışınca ve sizin gibi değerli arkadaşları okuyunca, yazdıklarımın edebi değeri ile ilgili merakım arttı. Bir şey yapmaya çalışıyorsam bunun bir değeri olması gerektiğini düşündüm. Benim şiir konusunda bir eğitimim yok, yaşadıklarımı ifade etmeye çalışmaktan öte. Ancak sizlerin değerli eleştirilerinin bu eğitimime katkısı olacağını düşünüyorum.
Bu nedenle yazdıklarımı okuyup elştirilerinizi yazmak lütfunda bulunursanız çok sevinirim.
Semih
Sezai!
1-) Ben hiç kimseyi koruma ve kollama içgüdüsünde değilim. Ve Nida bey’inde buna ihtiyacının olduğunu sanmıyorum. Ben; bahsettiğin o iletiyi atmakla, bir üye olarak bunlardan sıkıldığımı, senin sataşmalarının ve dalaşmalarının herkesi rahatsız ettiğini imâ etmek istemiştim. Yaptığımı yalakalık olarak nitelemişsin, bu senin fikrin.
2-) Yaşım konusu ile olgunluk seviyemin örtüşmediği hususunun seni pek ilgilendireceğini sanmıyorum.
3-) İkide bir iyi insan olduğumu söylüyorsun, beni tanıyor olmalısın! Ama; ben seni bir türlü tanıyamıyorum. Bana kendini tanıtır mısın? Neden kendini gizleme gereği duyuyorsun?
Mahlâsı anlıyorum, rumuzla yazanları da. Ama; ikinci bir kimliğe bürünüp, ikinci bir kişilikle yazanları hiç mi hiç anlamıyorum.
4-) Benim şiir yazmasını bilmediğimi, şairliğimin kötü olduğunu, taşlama bile yapamadığımı söylüyorsun. Olabilir. Ben amatör bir edebiyat tutkunuyum, kendimi deniyor ve edebiyatı seviyorum.
Ya sen?
Beni bu denli eleştirme yetkisini kendinde bulabildiğine göre konu hakkında uzman olmalısın. O halde niye bir şiirini ya da düzyazını vs. her hangi bir eserini bizlerle paylaşmıyorsun da hep abuk-sabuk şeylerle foruma katılıyorsun?
5-) Ve en önemlisi; dikkat ettin mi bilmem, ama biraz etmeni isterim. Forumu ne hale getirdiğinin farkında mısın? Bağış konusunda bile yaklaşımının ne denli UÇ olduğunun bilincinde misin?
Anladığım kadarı ile bizleri sevmiyorsun. O halde burada işin ne?
(Şimdi burada da, “Sen kimsin kardeşim!, beni siteden kovma hakkını nereden buluyorsun?” diye bir şey sakın aklına gelmesin, böyle bir yetkimin olmadığını biliyorum. Sadece bizleri sevmediğini belirtmek istemiştim!)
Bu atışmalara son vermek amacı ile bir daha seni ciddiye almamaya, kalemimi sana doğrultmamaya çalışacağımı(!) söyleyerek(yazarak), hoşça kal diyorum.
Not: Sevgili Semih bey!
İletinizi başlık atmadan foruma göndermeniz sebebi ile görememişim. Şimdi ileti atarken fark ettim E-postama gelen mesajınızı cevapladım. Görüşmek üzere selâm ve saygılarımla…
Yazdıklarını soluksuz okudum, hatta hoşuma gitti övülmek, bilgisayarımdaki mozart dinletisini açıp bir daha okudum. Şiirlerimi okuman ve yorumlaman beni mutlu etti. Bak hemen seninle de paylaşmaya başladık, duygularımızı ve yazdıklarımızı, mutlu oldum teşekkür ederim.
Ancak değerli yorumlarında sanki bana biraz ayıcalık etmiş gibisin. Beğendiğine tabiki sevindim ama ben gerçekten Ayça'mdan sonra, sadece içimdeki yangını yazmaya başladım ve hiç bir teknik bilgim de olmadığını samimiyetle söylüyorum. Belki birikimlerimi ifade etmeyi becerebiliyorum, o kadar.
Bana ayrıcalık da yapsan beni oldukça yüreklendirdin teşekkür ederim. Söylediğin proje ise benim için rüya olur, hayattaki en büyük amacım kızımın adıyla yönlendirip onun anılmasını sağlayabileceğim, aynı zamanda hayır amacı taşıyan bir projeyi başlatmak ve başarmak olabilir, keşke yapabilsem.
Paylaşımın için tekrar teşekkür ederim, sağlıcakla kal mutlu kal.
Semih
not: Senin Avusturya işinden hiç bahsetmemişsin, seni tanımayı gerçekten arzu ederim.
Bu sabah aslında
çokta farklı değil
diğer sabahlardan.
Güneş yine aynı tek düzeliğiyle
aynı yavaşlığıyla
yükselmekte ufuktan.
İçimde yine o hal.
Belki terkedilmişlik hissi değil ama
burukluk ve kolunu kımıldatma
gücünü kendinde bulamama hali.
Zamansızlığın içinde
kaybolmuşçasına,
dün,bugün ve yarın üçlüsünü
karıştırırcasına,
ruhunla bedenini kıyasıya
çarpıştırırcasına
akıtmak günleri
usul usul ellerinden.
Dünya dönsün,
bir yerlerde akşam sabah olsun.
Ama ellerim yanaklarımda,
uyuyayım ben durmadan.
Perdelerimin kaç gündür
kapalı olduğuna aldırmadan.
kendimle uğraşmak bana hiç vermez zahmet,
derinime inmeme az kaldı,haydi ruhum,ha gayret,
ama bana engel oluyor içimdeki tonla,yığınla nefret,
dayan kızım dayan,geçecek hepsi,biraz daha sabret,
soluk al şu su başında,sonra devam et yola ve keşfet.
kabullen kendini,tüm hatalarınla,günahlarınla raks et,
birbir açılacak kapıların ve yağacak gözyüzünden rahmet,
tembelliğini sakla,umudu yaşat ve meşhullüğünü kaybet,
hep yanında olacağım ben,ama sen beni yokmuşum farzet,
bir gün gelir biter hepsi,unutursun sende beni,kaybedersin elbet.
eferün oğlum ehmet varlığun hakka rahmet sakın hiç çekme zahmet sen bu yolda devamet.. böyle bi şiiri vardı rahmetli aziz nesinin şimdi gerçektende her daim kendime düstur edinmişimdir bu sözü.. insan doğru bildiği yolda devam etmeli .. gerçektende bakıyorumda o kadar çok şiir yazan varki bunlar kendilerinde o yetinin olup olmadığına bakmaksızın çıkıyor meydana uluorta başlıyop döktürmeye efendim şöyleki.. sabah kalktım her yan toz manavda satılmakta maydanoz tozlardan kalmadı bende göz gel elle kalbime sanki yanan bi köz ... gibi mısraları şiir adı altında döktürüverirken ben şeyma kardeşimizin şiirini bayağ sevdim benimsedim özgeçmişine baktım göz attım biraz yedi yaşından beri yazıyormuş ... demekki küçükten içinde varmış yatkınlık başarısının devamını dilerim
Boşlukta süzülenim ,aşağılara doğru
Çağlayan hasretlerinden şal seçtim kendime
Kurumuş soluğumun okşadığı
İnce esmer boynuma sardım
Anamdan tek hatıra
Ona da babam almış diye
Köyüm..
Hatırlarmısın beni,beni sen
Yanık buğdaylar gibiydi kısa boyum
Yanık buğdaylar gibi kardeşim.
Değirmende küllerini beklediğin gibi
Tanelerdeki hışmını güneşin
Özle,bekle beni
Bekle yolunu köyümün
Hasatların güzel olsun
Güzeliği gibi kirpiğinin
Kaşlarının altında
Kucaklar gibiyim seni,
gözlerinden öptüğüm
Unutma Beni...
Bana geleceğini söyledi
Neden geleceğini söylemedi
İsmini verdi,hiç tanımadığım,
daha önce duymadığım bir isim
Bekle demedi
bekleyeceğimi söyledim yine de
Şimdi
Bekliyorum
Telefon açtı, bugün gelemeyeceğini söyledi
neden diye sormadım
o yine de anlattı bana
unutmuşumdur diye
o daha önce hiç duymadığım ismi söyledi
Sordum
Neden geleceğini söylemedi ama
gelecekmiş
bekle dedi
Bekliyorum.
Dersaadet
izi olsun diye
sadece izi
hiç değilse varlığımın
gürültülü ve kahredici
bir sel gibi geçtim yatağından
neşe içindeki kuşları sustu
beyaz nehir ormanının
bilmiyordum
severek hatırlanacak olmayı
ben sadece sende kalmak istedim
iyi olsun,kötü olsun
hatırladığın bir hatıran olmak istedim
ne kadar zavallıysak o kadar
insanıyız beyaz nehir ormanının
çok uzaksın da benden
o yüzden bıraktım o izi
önemli değil,nefretle anman
hatırladın ya beni.