"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)

Şiir Atölyesi

95 görüntülenme · 347 ileti
??? #301
senin o guzellıgıni herkez zaten bastan beri farkında.. bizler asırlardır devıgen abakus boncuklarıyız aslında… sadece farkında olamyoruz korler gıbı bu fani dunyada sen o an bakınca etrafa iste o an hayret edıyosun bu cırkın dogaya ucan kuslara, kıpkırmızı olan safaga, gecelerın yalnız karanlıgına, ayın umut gibi parlamasına, denize ıssız dusen yakamozlora.. melekler bile ısyanda.. kuslar sana bakabılmek ıcın havada asılı kalmakta! pekı guneş nıye kızararak yenıden dogmakta? ay niye umudunu tasıyamayıp denızle paylasmakta.. oysa.. tanrının edilgen hedıyesi ademogularına yada asırlardır guzellik karmasasında cırpınan ask yazarlarlarına yazık onlara! ama gercek ıkı kısı de bulunmakta gokten dutsu yer yuzune ıkı elma! bunlardan bırı sana bırıde bana, ben adem ogluna
??? #302
Kamburunda yüce Devedir küçüldükçe Örten geceyi perdedir Bir ok atımı düşünce Lale devri değişince Hepten arılar bitince Ölümsüz bir devirdir Biri tütün çiğneyince Okkalar çizer sessizce Diğeri susuz içince Düşünce de çerezdir Üflemeyi bilmeyince
??? #303
daha doyasiya as yememis ac sefil ameleleriz kazma ile toprak eser elek ile kum eleriz hemi aglayip hemi gulenimiz vardir kildan incedir umugumuz yaz kis akar sumugumuz yuk altinda ezilir et ilen kemigimiz vardir ellerimizde kuregimiz genis olur yuregimiz kiris altina cakariz ahsap diregimiz vardir ne eksik fazlamiz ne farkimiz vardir gecim derdi maasiret donen carkimiz vardir cimentonun agirligi bagrimiz deler kirecinen kumun tozu genzimize dolar balyozunan cekicinen duvar kirar matkabinan delik delenimiz vardir duvar ordugumuz pirketin mutaahit denen sirretin calistigimiz her sirketin bizde derin anisi vardir yuzumuz gorende ustalasmis uzman amele kanisi vardir vakit ogle olur mola veririz az yogurt alir bakkaldan ekmekle yeriz doymasada karnimiz yarabbi sukur deriz sileriz burnumuz aza kanaat ederiz sabrimiz vardir mola bitimine az kala dayar sirti duvara ufka bakariz yakar cuvara hayale dalariz sunca ev yapmisiz hangisinda otmusuz hayat yuklu araba bizler atmisiz anca olsek bas sokacak kabrimiz vardir yalan dolan bilmeyiz ne gizli saklimiz vardir kendimize yeteriz aklimiz vardir hizir aleyhisselam pirimiz Muhammet Mustafa nurumuz yucelerden yuce bir hakkimiz vardir bizleri baska gormeyin harc kararken arnacda durmayin sozu kisa kesin yormayin acil gorulecek isimiz vardir yevmiyeyi alinca diynenir belimiz helal kazanilmis rizkimiz vardir nasir bagli elimiz kilit vurulu dilimiz nasil arzedek halimiz fakirpan derler delimiz vardir yaaa arkadaslar kusura kalmayin siir gercekten cok dandik oldu .. zaati amacim kulak zevkinizi bozma diildi .. hani aranizda eli kalem tutup murekkep yalamis varda .. hani su malzemesini verdigim kaliba uygun iki satir dokturemezmi.. herkese herseye siir var amelelere yok beden amelesi fikir amelesi farketmez kafaniza gore amele ustune bi siir de siz yazin sevabina.. gercektende ben beceremedim yada bu dandik siiri duzeltin ben ileri goturemedim .. sevgiler ey milletim..
??? #304
sigaramın üstundeki duman kıtaplar arasındakı sayfalarım ve sen yinede sen desemde sensız ben ben ne sıgara ıcebılıyor ne kitap okuyabılıyorum neden gec kaldın bitanem neden
??? #305
çelebinin mevlid'inde, Yunus'un Divan'ında ve Mevlana'nın "Gel" çağrısında duman izi var. Çelebi'ye "kandım", Yunus'a "Hamdım", Melvana'ya "Yandım" dedirten ateş, bir sevgiliye duyulan aşkta saklıdır. Ham olan yanmakla pişer, pişen kanmakla huzur bulur. Yananın ilacı ise, sevgilinin "Gel" çağrısına verdiği cevapta saklıdır. kafkas ruleti kitabında, hazan isimli kıza aşık olan istihbaratçı efe var. kıza mektup yazıyor ve aşık olduğunu bu mısralarla anlatıyor. çok hoş bir şiir. kitapta efenin yazdığı şiirlerden birkaçını daha ekliyorum. Gecenin gündüze döndüğü anın ihtişamı ne güzel, Güneş'in gülümsemesiyle günün hayat bulması ne kadar anlamlı. Fark edene söylenecek söz yok; lakin fark edemeyip hayat arayan için nasihat lazım ise, mematı (ölümü) hayata döndürecek ihtişam, ay yüzlünün tebessüm ettiği anda saklıdır... Sevilmek her güzelin hakkıdır, lakin sevilenin seven üstünde hakkı vardır. Sevene sevilenden gelen bir selam ve gülümsemeyle bezenmiş bir tebessüm kevser tadındadır. Sevilen bir Züleyha, seven Yusuf güzelliğinde olmasa da, kevserin tadı, Yusuf'u Züleyha'ya, Züleyha'yı Yusuf'a aşık edecek tattadır.
??? #306
sıgaramın dumanı kadar buyuk olsan gokyuzune ucsan ordan yıne bedenıme gırsen ozledım..
??? #307
yaa arkadaslar kusura kalmayin .. melmekette mektep vardida bizmi okumadik bi yerde .. uc aya vardi ayriyiz melmeketten ikide bi aklima dusuyo kizil tulbent hep eskiyle yetinmemeli yeni bir seyler uretmeli diye kendi capimda az doktureyim dedim bi turlu istedigim kivama getirmeye becerim yetmedi bilgim yetmedi bu bir bayrak yarisi yarin cikar biriniz daha ileri goturur yardimci olursaniz sevinirim .. su formata gore uygun hale getiremezmisiniz rica ederim saygilar .. yaagni su kelimelere gore daha ileri goturmenizi rica ederim saygilar... turkuler sana yakilir sarkilar sana yazilir satir satir yaprak yaprak zulumler bana yapilir mezarlar bana kazilir pence pence tirnak tirnak hicran dolu gonlume su kisacik omrume kader olup alnima yazil tulbentim igne bilmez iplikten kalayli bir ibrikten ince ince kirpikten sizil tulbentim daglarin yamacindan dunyanin bir ucundan ruzgarin avucundan cozul tulbentim kol kirik yen icinden al yuruk kan icinden goz bebegim icinden suzul tulbentim yagmur yagar cisil cisil ruzgar vurur esil esil gel yoluma usul usul dizil tulbentim hilal parlar isil isil yildiz uyur misil misil kan fiskirir fosul fosul kizil tulbentim
??? #308
çekilen sürmedir gözlere gerçeğin bulanık rengi sorgular cevaplanmadan pençelenir her taraf kan... gerçek nedir emprimiş zamanda ya sormak bir çocuk edasında yoğun sis tabakasını delmek mi... yüzsüz kafalar görülüyor son günlerde paslanmamış henüz tarih korkuların gölgesinde insanlar ağaçlar görevini yitirmiş. soğuk,zemheri, derin karanlık kaybetmiş tılsımını sevgi ülkeler... ülkeler... şahitler...susanlar... vahşetin elbisesini tenine dolayanlar yamanmış gözlerinize çekilen sürmedir kan! 19 mart 2005 istanbul
??? #310
tozlanmış bir sandıktan çıkarıp koydum kelimeleri bir solukta oluşturdum alt alta dizeleri... Mayıs 2000
??? #311
YAŞAM-AK Yaşamak sevgilim Kuşaktan kuşağa söylenen bir türkü gibi Dostların ağzında yaşamak Nereye gittiği belli olmayan bir nehir gibi Atlamak bir uçurumdan En güzel yerinde hayatın bir masal gibi akıllarda kalmak Yaşamak Kurtların arasında masum benekli bir kuzu Yaşamamak. Oysa öpmek isterdim al dudaklarından Ama gel gör ki Kimliksiz ve kimsesiz bendeki yaşam arzusu ve Vur derim beni en derin yerimden hayat değmez çünkü nefesinin sıcaklığı nefesime kolaysa bu kadar terk etmek benliğimi vur derim hayat en derin yerimden iki satır bir selam da yazamazsa yarin eli vur derim hayat en derin yerimden beni nereye gider bu hikayenin sonu bilemem ama yaşamakla, yaşamamak arasında ince bir çizgi, hatırlanmak ayrılık tarafından yaşamamak senle veya sensiz benle veya bensiz yaşamak son nefesimize kadar haykırırcasına yalnızlığımıza gözlerim gözlerine, yüreğim ellerine emanet terk ediyorum şehrini sevgilim biliyorum bir gün arkama bakıp bir kere bile hesap soramayacağım tüm ayrılıklardan çünkü yaşamak zannettiğimiz kadar da kolay olmayacaktı mesela paylaşamadım hayatımı bir başkasıyla belki de sevemedim kimseyi de yalnızlığımı paylaştılar sadece oysa her şeyimi herkesle paylaşmak isterdim
??? #312
Gitmek Yarım kalan bir şiir gibi Bir şairin eline bakan bir kağıt bir kalem Gitmek… Bir o kadar da anıları götürmekti aslında Sadece istediğinde koynunda ki resme bakıp iki damla göz yaşı dökmek Gitmek… İmlasız bir yazı Hani sadece seni anlatabilmek için ve Bir türlü öğrenemediğim ‘seviyorum’ kelimesinin anlamını yitirmesi yeni fark ediyorum sonbahara teslim olan ağaçların hüznünü ve bakıyorum ki ardıma kaç yaprak düşmüş saçlarıma da ben umursamazca yani kendini kaybetmişçesine gitmek….diyorum kendime ağlamaklı bir şarkının koynuna düşmesi olsa gerek yalızlığında
??? #313
Ayrılık diye bir şey yok Bu sadece bizim kendimizi avutmamız Veya sevgilinin yokluğuna alışmaktır Özlemektir,umuttur,heyecandır ama Asıl olan bir ömür boyu göğsünün sol tarafında bir yerlerde saklamaktır aşkı, Ve sevgilinin suretini Mesafe tanımamalı aşk Sınırı sınırlayıcısı olmamalı Sevdiğimiz zaman sonuna kadar sevmeliyiz ve Gözlerine baktığımda sevgilinin aynı heyecanı görmeliyim Bir bankta belki de bir yağmurun altında yahut Baharın en anlamlı olduğu bir zamanda sevgiliye verdiğimiz sözler unutulmamalı Ellerin elimdeyken tenim titremeli Her öptüğümde seni yüzüm kızarmalı ve O bütün mağrurluğuyla titrek bedenim tenine deydiği zaman yeniden doğmalıyım ki geçmişimde sen geleceğimde de sen olmalıydın kısacası sevgilim ger nefes alışımda sana daha bi bağlanmalıyım ve alışılmalıyım artık seninle sonsuz bir hayata
??? #314
[[B]]Merhaba, Ben Suna aranıza yeni katıldım. Forum hakkında çok fazla bilgim yok. Gezindiğim kadarıyla diğer forumlara nazaran daha geliştirici ve katılımcı bir yapıya sahip olması dikkatimi çekti. Bu güzel paylaşım ortamında ben de Şiirlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Sevgiler.[[/B]] GÜLÜŞÜM OKYANUSLARA BATTI Kaçıyorum nefesim bitmek üzere Arkamda azılı bir katil gibi zaman Çıkmaz sokaklar, karanlık yollar Yağmur sularına karışmış tüm anılar Ve kaldırımlardan kayıp gidiyor okyanuslar Geçmiş, gelecek ve şimdiki geçmiş zaman Kanalizasyonlara sızıyor tüm gülüşler Seri katil niteliğinde tüm aşklarım Vur kaç ve arkana bakma Şiirler dökülüyor yorgun bir şair sesinden Düşünüyorum düşümden gayrı Üşüyorum bedenimden ayrı Kızıla boyalı bir gökyüzü şimdi aşk Sonbahar tadında tüm öpüşlerim Ve Gönlüm sonlara inat ilk arayışında Saçlarım da kar beyazı, elimde gece Gülüşlerim kaldırımlardan sızıp Okyanuslara battı... Suna GENÇ
??? #315
HİÇ DE YOK hiç başlamamış varsay hiç kırılmamış yenilgi yok mağlup yok bir rüya.... sen yok, ben yok '' biz'' de ne! yok yok yok... hiçliğimde bir hiçsin hiçlik de yok...
??? #316
mrb Can'lar tesadüf bu ya sizlerden bir Dost'un kardeşi söyledi sitenizi şiir gibi yaşayan ve şiir kadar duru olan Can Dost'ları yüreğinden öpmek için hoş geldik umarım hoşluk bulurum. ayağınıza takılan ve düştüğünüzde üstünüze bulaşan Sevgi ve şiir olsun
??? #317
BİR GARİP GECE Salt şiir ve alkol olsaydı, ruhumu böylesine çoşturan, o içten haykırışla, yeşile ve sarıya söylenen şarkılarda, Ayılınca unuturdum dünde kalan kokunu, çıkarırdım kurt postumu. Eğer bağlanmasaydım tutkulu, yeşil gözlerinin uçurumlarına. Uzak deniz hasretleri, ve okyanus fırtınaları sırtlamasaydım yorgun yüreğime bıçak sancıları o umudu tükenmiş başak sarısı saçlarında, hasat etmeseydim sahipsiz sevdaları. Bıcak sırtı yalnızlığında tımar etmeseydin de yaralarımı, koysaydın kaldırımlara sahipsiz şehirlerinde Kaldırımların cam kırıkları, aralarında can kırıkları can'lar sahipsiz kaldırım kenarlarında kaldırımlar masum, mahsun boynu bükük, her taşında yetim gülüşler, fotoğrafların silik, bakışların yabancı,seni bulamayışım kendimi kaybedişimdendir. Bedelse ödenen, yaşanan her an ve alınan nefesler adına tutulan tutanaklar isterim, kaderin kendisinden. Ben'ki hayatın cefakâr katanası, yüküm atmam üstümden aç köpek gururu ile taşırım ve diktir benim kuyruğum, yüreğim yılkı atı özgür ve üzengisiz, bir sahip tanımadım sevgi ile aşk ile yanan ve yakan yürekten gayrı, Tekmil kısım kifayetsiz aşk'tan gayrı hayatımda ne varsa Ben bir gece vakitsiz şafaklarda tutuldum gözlerine saçların alevin adresi ve sen yılgın yaşamların yitik yeniçerisi gelişin bayramların arifesi kadar kutsal benim özüme ve, sen'ki kutsal anası insanlığın, içinde sevgilerin pınarı başlattığın ve bitirdiğin o gecede var ettin içimde sevgileri Sevgiler benden bağımsız, benden aykırı, umarsız bir şifa aklım izanım kızıl kıyamet cehennem ateşlerinde bedenime hükmüm geçmiyor, kontrol dışı kalmışım senin o yada bu dediklerinin dışında, garip geceler vardır kelimeler kifayetsiz, yalnızca yaşanılan ben tutkunu olmuşum senin, ışıksız gecelere güneş olan gözlerinde 09 Nisan 2006 / İst Alkadraz_Kuşcusu
??? #318
Diren kardeş; düz yazıları üstlendiğinizi söylediniz, amenna. Şiir güncellemeleri de bundan nasip alır, diye düşünürken… Sizin zaman düşkünlüğünüz sollandı. Benim tespitim doğru, kimse şiir, öykü, deneme ne varsa işte, oralara yazmasın. Forum köşeleri daha güncel. Hatta siz karışmayın. Ben evlatlık alırım siteyi. Eylül parkın yolunu öğrendi, Emre de onlara ağabeylik yapar. Salınırlar, kumdan kale yaparlar, oynarlar işte… Siz de gelirseniz kum kovalarınızı, küreğinizi ve özellikle bir pet şişe (litrelik) suyunuzu alın da gelin. Zira kumlar kaya gibi sert. Unutmadan bir radyo kanalı çeşitli branşlarda yarışma düzenlemiş, bizi ilgilendiren sanırım, şiir ve öykü dalında olanı. Demo istiyorlar. Sesime uygun diş gıcırdatan varsa, beklerim. Hani bu hayalimdi benim aslında ama kum gibi param olmadığı için, ama haftaya yine sayısal loto ve her ayın dokuzlarında milli piyango var. Şu tv kanallarında arıyorlar ya popçu, türkücü falan… Neden şiir star olmasın veya öykülü uydu. Diren Bey siz de yapımcısınız, bi bu konuya el atsanız. Dans yerine şiir okunsa… Onlara karşı olduğumdan,
??? #319
BU ŞEHİR GURBET BANA Sığamadım, çok fazla geldim, Dar geldi bedenime, Olmadığın bu şehir. Her yer bakışın, her yer sesin. Şehir sen oldu. Bütün gözler, sen olup ta bakar bana. Şimdi, sen yoksun ya bu şehir uzak, bu şehir gurbet bana. Yüreğimde, karınca yükü acılar. Ben çekerim, çekerim de göbek bağım dayanmaz. Bir fasıl düşer, akşamlarıma, yokluğunun inadına ; bir tatlı huzur almaya. Ruhum, küreklerini yitirmiş garip yolcu dert deryasında. Bende umut, diş kovuğu doldurmaz. Şehir, sen olur Bütün gözler, sen olup bakar bana Şimdi, sen yoksun Bu şehir uzak, bu şehir gurbet bana 17 Nisan 2006 / İst Alkadraz_Kuşcusu
??? #320
BU ŞEHİR GURBET BANA Sığamadım, çok fazla geldim, Dar geldi bedenime, Olmadığın bu şehir. Her yer bakışın, her yer sesin. Şehir sen oldu. Bütün gözler, sen olup ta bakar bana. Şimdi, sen yoksun ya bu şehir uzak, bu şehir gurbet bana. Yüreğimde, karınca yükü acılar. Ben çekerim, çekerim de göbek bağım dayanmaz. Bir fasıl düşer, akşamlarıma, yokluğunun inadına ; bir tatlı huzur almaya. Ruhum, küreklerini yitirmiş garip yolcu dert deryasında. Bende umut, diş kovuğu doldurmaz. Şehir, sen olur Bütün gözler, sen olup bakar bana Şimdi, sen yoksun Bu şehir uzak, bu şehir gurbet bana 17 Nisan 2006 / İst Alkadraz_Kuşcusu
Başa Dön