Şiir Atölyesi
100 görüntülenme · 347 ileti
Nisan yağmurlarında ıslanmak mutlu eder mi beni yeniden. Güneş sıcak yüzünü gösterir mi bana. Baharda açan ilk papatyayı fark edebilir miyim. Ben yeniden sevebilir miyim.
Kolay mı sanırsın katlanmak, bir adım yakınımda olan sana sesimi duyuramamanın verdiği azaba.
Ama sen nereden bileceksin ki güzelim bunları, daha öğrenememişken sevmeyi.
Payıma düşene razıydım ben senin sevginden,
Ilgıt, Ilgıt esen rüzgar getirirken kokunu bana.
Narinde olsun ellerin iki yana açmanı bekledim,
Ayrılık ta olsa sonunda bir kez olsun sarılmak için.
Gelmedin, tutmadın ellerimden, tenin tenime deymedi. Olsun be güzelim. Karşılıksızda olsa sevdim ben seni. Bilmeseydim dahi varlığının sebebi hayatım olduğunu, geçmezdi inan seni düşünmeden bir günüm.
Yazgı
yazgı
asker gibi kapındayım
hiçbir lekesi olmayan bir söz yuvarlanıyor iliklerine
temiz nehirler itiyor geleceğe
yazgı
bağrımdasın
zamanı olmaz ki budanmanın ve yeşermenin
o kadar doluyum anlayacağın
acıysa acı mutluluksa mutluluk
dökülsün
a çocuk
a kadın
a adam
bu denli hissetmek lazım
zamanın zarları
döner düşer
aklında sersemlemiş bir damla
su yüzüne çıkartabilir misin batık gemini?
o sakin bitki
koylarına dev bir ahtapot gibi serilecek
bu benim kararım değil ki
yazgının kemendi
kurtulan hiç görülmedi
içtenliğine it beni
yagdi yagmur cakti simsek
islandi altimdaki yorgan dossek
bir topal keci bir uyuz essek
cayir cimen otlatmaya geldim
nedense bugun sanki duzeldi hava
su cektim bahcedeki kuyudan kova kova
elimde kararmis yanmis bir tava
cin misirlar patlatmaya geldim
sairim elbet kalmam kimseden asagi
tarak vurmam basa surerim kasagi
kul kolen olurum ver su belindeki kusagi
sallanip ip atlatmaya geldim
kelimeleri ozenle yanyana dizdim
elimde suzek guzelce suzdum
ugrasip didinip bu siiri yazdim
dusmanlari catlatmaya geldim
cok hosunuza gitsede siirim
ovmeyin beni elestirin yerin
daha guzel olabilirdi deyiverin
maaruzatim citlatmaya geldim
yazamaz elbette her isteyen buraya
edebiyat isi benzemez pevece boruya
el atip bu hassas konuya
parmagimi siklatmaya geldim
fakir pan bu yetenek sana haktan geliptir
burnunu kaldirma fazla kiymet biliptir
bilki ilham kalesi ardina degin kilittir
az kapisin tiklatmaya geldim
karga korlar adim sesim duyup
karacahil derler yuzum gorup
rahlemde elifcuzum dil donup
bamburleydi capcuplayabilsem
ah mendilimi katlayabilsem
dolasmadan ip atlayabilsem
dal kirilinca yere dusmezdim
maymun gibi hoplayabilsem
acikdeniz engin deryalarda
balik olup şiplayabilsem
kramp girip vurgun yemeden
pire gibi ziplayabilsem
kanal degistirsem hic durmadan
yerimden kalkipta yorulmadan
dusurup kumandayi kirmadan
televizyonu zaplayabilsem
gecit bulamaz fare kacardi
bocekler baska eve gocerdi
odamda menekse gul acardi
bir duvar kagidi kaplayabilsem
gun gelir yurdu salgin sararda
fakir bu derde derman ararda
zehirlenmeyecek bir kararda
şu suyu azcik şaplayabilsem
ne isterdimki gayri felekten
kavunu secebilsem kelekten
bahcede bal kokulu cilekten
dalin kirmadan toplayabilsem
fakir pan sana huner yeterdi
gitmen terziye paran artardi
bin ayibin kapatir orterdi
igneye iplik saplayabilsen
iciyorum sebebi var
sambiyelin subabi var
adananin kebabi var
benim neyim var sevdigim
sevdigimin saclari samur gibi
apak elleri beyaz hamur gibi
yapismisim bir nevi camur gibi
cikmam fircalayip silkselerde
selvi boyu uzun bir omur gibi
kasi kara gozleri komur gibi
baglanip ispanakta demir gibi
kopmam miknatisinan cekselerde
yarin kaslari keman yayi gibi
dudaklari kusburnu cayi gibi
durup yoluna kabadayi gibi
vermem kolum kivirip bukselerde
yanagi kizilla gullenmis gibi
kirpigi ortunup tullenmis gibi
gonlum tovbe etse kirlenmis gibi
yunmam kirk tasinan su dokselerde
askindan yanarim bir cira gibi
tuz basilmayi bekler yara gibi
baygin dustum yatarim sara gibi
aymam burnuma sogan ekselerde
sevdigim deri kemik etim gibi
sirtima giydigim ceketim gibi
alismisim ona nikotin gibi
caymam cigerlerimi sokselerde
fakir pan sevdaya tutulmus gibi
ortadan ikiye yirtilmis gibi
yaman yar hirkaya vurulmus gibi
tinmam cuvaldizinan dikselerde
Eninde âşık
Neyler kaşık
Belasını dikseler de
Sonunda ham bi aşık
İçinde ilik
Kedide mekik
Yalasa da sözlerini
Dağda bi keklik
Laftan usanmaz
Avluda uyanmaz
Abdesti öğrense de
Camiye bi sığmaz
Diri gibi görünür
Ölü gibi gömülür
Amentüyü bilse de
Yılan gi (bi) sürünür
Elinde sazı yok
Parmağında ojesi yok
Gezse de nonoş gibi
Duracak bi kaldırımı yok
Böyle uzar işte
Koyunlar gevişte
Mor tarlalarda fal ise
Us mu bi hapiste
bılıyormusun ney sevgısınden yoksunken geldın yanıma
ah be.... sen gıdınce geldi aklıma....
halbukı sen benim ıcın,nede gusel bahardın,
bosver deyilmi kime ne!!,artık zaten kimin umrunda!!..
tabi canıım,
durup,bikez olsun dusunur mu gunes?
hic soramı ki batarken batiya.
dusundunmu?işıgımı silerken!!.....
ah be..karanlıklar cöktu gene bir yanıma
galıba sen yok olunca..
biliyormusun,bilerek olmadım yanında.
ah be....bahar gelmış dostum ama gunes yok...
bos ver deyilmi kime ne,artık zaten kimin umrunda!!..
batan güneş kadar mahzun...
karanlık kadar masumdun.....
ışıgımı silerken aslında.
....dostuma hitaben......
kücük bir tebessumle kok salan umutlarıma,
gördum ki sadece bir damla goz yasi düsmüs yarınlarına!!..
merak etme o yüzden geldim buraya...
huzunler deyildir ki kok saldıran umutlara,
sevgilerdir, bu laf sadece o dosta!!
mezarda nefes almaya calısan ruha....
aslında o aglamıyorki ,mezarda....
hala dostu olmadan acizane nefes almaya calısmakta...
huzunler deyildir kok saldıran umutlara,
sevgilerdir bu laf dostlara!!
bir bahar aksami gunesin batısına,
geceyi aydınlatan dolunay ısıgına,
utanıp,cekınme be dostum senle raks eden seytana
huzunler deyildir kok saldıran umutlara,
sevgilerdir, bu laf sadece o dosta!!
mezarda nefes almaya calısan ruha