Merhaba...
Herkesin bildiği gibi izedebiyat gerçekten başarılı bir yazı ve edebiyat platformu.Ben izedebiyatın varlığından haberdardım fakat yazılarımı son zamanlarda ekledim.Ve burada gerçekten kaliteli yazarlar ve başarılı yazılar olduğunu gördüm.Ben izedebiyatı keşfedene kadar yazılarımı paylaşacak,yazar arkadaşların yazılarını değerlendirecek,yani okunmaya değer yazıları ve edebiyat dostlarını tanıyacak bir ortam ihtiyacı duyuyordum ve bu eksikliğin burada giderildiğini gördüm.
Fakat sanırım izedebiyat önceleri daha başarılıymış ve forumlardan anladığıma göre genel bir sessizlikten şikayet ediliyor.Bence sorunlar birtakım teknik düzeltmelerle ve bu sayede katılımın daha fazla olmasıyla düzeltilebilir.Çünkü izedebiyatta yazıların yerleri çok karışık ve aradığınız ya da beğendiğiniz yazıyı veya yazarı bulmak gerçekten çok zor olabiliyor bazen.Sanal ortama herkes çok fazla zaman ayıramayabiliyor ve bu karışıklığı gören okurlar da fazla aktif olamadan siteden çıkıyor benim gözlemlediğim kadarıyla.Ayrıca yazıların onaylanması uzun sürüyor,bu da yazarlar için önemli bir sorun teşkil ediyor.Bu ve benzeri sorunlar giderilirse katılımın daha fazla olacağını düşünüyorum ben.Yani daha basit ve kolay ulaşılabilecek bir anasayfa tasarımıyla izedebiyat canlanabilir.Tabi ki bu sadece teknik düzeltmelerle olabilecek birşey değil ama etkili olacağı kesin.
Teknik düzeltmeler dışında neler yapılabilir peki?
Çeşitli kategorilerde(şiir,edebiyat,deneme)yazı yarışmaları düzenlenebilir.Bu,yazarların katılımını arttıracak ve motivasyonunu sağlayacaktır bence.Sonra;ortak bir yazı platformu oluşturulabilir.Şöyle ki;belli bir konu ya da anahtar sözcük belirlenir ve yazarlar bu konuyla ilgili yazılarını birbiriyle bağlantılı ya da bağlantısız olarak yazarlar,bu onların seçimine kalmış birşey.
Ayrıca benim de dikkatimi çeken ve yukarıda değinilenbir konu da edebiyat haberlerinin olmayışı.Bu da büyük bir eksiklik çünkü.Yazarların eserleri,kitap tanıtımları,güncel kültür,sanat,edebiyat etkinlikleri böyle bir sitede olması gereken en öneli şeylerden biri bence.Çünkü biz amatör yazarlar onlardan feyz alarak,onların ışığıyla bu yolda yürümeye çalışıyoruz.
Forumlarda yöneticilerin siteye ilgisizliğinden bahsediliyor,ve izedebiyat yıkılmaya yüz tutan bir eve benzetiliyor.O zaman tüm yazarlar olarak yöneticileri siteyle ilgilenmeye çağıralım ve bunu kabul etmezlerse yönetici değişikliğine gidilsin.Gerçekten ilgili ve bunu yapabilecek nitelikte arkadaşlar yönetimi ele alırsa,sitenin devamlılığı açısından daha mantıklı olur zannımca...
Tüm bunlar çok zor şeyler değil ve edebiyata gönül verdiysek hepimiz taşın altına elimizi koyarak birşeyler yapabiliriz.Ben kendi şahsım adına elimden geleni yapmaya hazırım ve bu konuda yapılan tüm çağrılara "ben de varım" diyorum.
Genel Tartışma
73 görüntülenme · 670 ileti
Değerli arkadaşlar,
Öncelikle toplantı yapılması fikri bile bizi biraraya getirmeyi başardı! Ardından da bu konudaki fikirler. Bence bu umut verici bir gelişme. Herşeyden önce site ile ilgili bir takım teknik sıkıntılar yaşıyoruz. Bu neredeyse her gün bahsedilen klasik bir konu haline geldi. Ben bu teknolojik meselelerdeki cahilliğimden dolayı, daha gelişmiş ve daha hızlı bir yapıya ulaşmamızın maliyeti, harcanması gereken iş saati vb. konularda bilgi sahibi değilim. Bu nedenle de siteyi güzelleştirmek için isteyebileceğim şeylerin, yapılabilir olup olmadığını bilmiyorum.
Teknik meseleyi bir kenara koyarsak,
- edebiyat alanındaki yenilikler, çıkan kitaplar, eleştiriler, yapılan yarışmaların bilgisi, sonuçları, hatta izedebiyat ailesi olarak düzenlenebilecek yarışmalar( şiir ve öykü alanında) konusundaki eksikliklerimizin giderilmesi de imkansız değildir herhalde!
bunu neden yapamadığımızı anlamak ve nasıl yapılacağını konuşmak zorundayız.
kimseye haksızlık etmemek adına yetkili arkadaşların bu konudaki açıklamalarına şiddetle ihtiyacımız var. çünkü bu konuda onların da bireysel sıkıntıları olduğu açık! bizler hem bu sıkıntıları bilir hem de bunları aşmak için çözümler üretmeye başlarsak, gerçekten iyi bir iş çıkartabiliriz.
Neden olmasın?
Not: Toplantı konusundaki karamsarlık belli bir noktaya kadar anlaşılabilir ancak denemek kimseye zarar vermez. katkıları ise sanırım artık aşikar!
Evet!Neden olmasın!Gayret edersek, olur.Editör arkadaşlarımız kimlerse, lütfen onlar da fikirlerini yazsınlar.Örneğin; sayıları az olduğu için belki, gelen yazıları okuyup onaylamakta sıkıntı yaşıyor olabilirler.O zaman anlarız ki sitemizin yeterli sayıda editörü yok.Ve çözülmesi gereken bir problemi tespit etmiş oluruz böylece.......Sevgiyle kalın.
Bir edebiyat sitesiysen her geleni yayınlayamazsın. Yayınlarsan sohbet-chat- sitesi olursun...
Sanırım şu an sitede oluştuğu düşünülen durgunluk yazı güncellenmemesi yüzünden... Peki bunu düşünenler kendi yazıları dışında kaç yazı okudular?
Her ne kadar editörler bu durumu istemeden yaratmış olsalar da ben memnunum...
Örneğin hasbelkader ben editör olsaydım şahsımın da dahil bir çok yazıyı yaınlamazdım...
Yapılması gereken bir yayın politikası oluşturmak ve ayda bir güncelleme yapmaktır. Bu hem kaliteyi arttırır hem de bazı gereksiz ihtirasların önüne geçer...
Yok eğer site yöneticileri eskisi gibi devam edelim derlerse o zaman sitenin prospektüsüne edebiyat değil sohbet-chat- yazsınlar lütfen...
Yazar arkadaşlara da naçizane önerim; üretmeye baksınlar kartel oluşturmaya değil...
Biz diyoruz ki ortak birşeyler sunalım ve gerekli çözümleri üretelim.
Diyoruz ki destek olun sesimiz yankılansın..
Köstek olmak isteyenlere şimdilik yanıt vermeyeceğim ama cevabında zamanı gelecek...
İzedebiyatı ayağa kaldırmak ve canlandırmak adına ileriye yönelik atılacak adımlarda yanımda yer alacağını belirten dostların isimleri aşağıdadır...
Gelin siz de ses verin bu sese ve isminizi ekleyin...
1 - İmdat Özcan
2 - Kamuran Esen
3 - Diren Yardımlı
4 - Mehmet Asım Erdoğmuş
5 - Elif Tunçer
6 - Berfin Toprak
7 - Orkun Levent Boya
8 - Düşge Su
9 - Tibet - Ankara
10 - Serap
11 - Şükran Karahan
12 - Merve Çelik
13 - Laina - Suzan
İzEdebiyat'ın kurucularından biri olarak "İzedebiyatı ayağa kaldırmak ve canlandırmak adına ileriye yönelik atılacak adımlarda" kendi adımı görmek elbette mutluluk verici. Ama korkarım bu tartışma boyunca hiç de kendimi 'ortak' görmediğim bazı başlıklar aldı başını gitti. Bu yüzden kendi adımı bu bağlamda daha fazla görmezsem sevinirim. Son günlerde gelen iletiler arasında, iyi niyetli ve yapıcı yaklaşımlar yok değil, ama "daha metinleri onaylamaktan aciz site kurucuları", "İş ehline verilmeli...", "...ve bunu kabul etmezlerse yönetici değişikliğine gidilsin," gibi cümleler görünce, ve bu cümlelerin sarf edildiği bir ortamda, kendi adımı görünce, en basitinden, bir terslik var diyorum, çünkü bahsedilen "acit site kurucusu" tahminim o ki beni gösteriyor. İşi ehliyle yapmayan da benim, ve ortadan kalkması gereken yönetici de aynı şekilde benim. Bu sözleri sarf eden kişilere şunu belirtmek zorundayım, sunacağınız bir teklifi ancak gerektiği kadar ciddiye alırım.
Daha iki hafta önce önemli teknik yeniliklerin getirildiği, her hafta onlarca yazının okunduğu, zaman zaman düzeltildiği, zaman zaman yazarına geri gönderildiği bir site için sarf edilen bu sözleri acımasızca, nezaketten uzak ve hepsinden önemlisi, iyi niyetten yoksun buldum.
Altı ay önce herkesin keyifle yararlandığı bir site olduğumuza göre, bugün de öyle olmamamız için hiçbir neden yok. Herhangi bir geriye gidiş yok. Hâlâ internette son derece saygın, yayın dünyasında yakından takip edilen ve internetteki en iyi kalemlerden birçoğunu barındıran bir site olarak, yanlış yolda olduğumuzu gösteren hiçbir şey yok. Bugün İzEdebiyat'tan memnun olduğu için siteden yararlananlar (ve yine de durumdan hoşnut olmayanlar), unutmamalılar ki İzEdebiyat sadece 'tesadüflerle' bugünlere gelmedi. Binlerce insan yıllardır bu siteyi tercih ediyorlar çünkü bugüne kadar güttüğümüz yayın anlayışı, sitede kullandığımız üslup, sitenin şekli şemali ve genel olarak okurlara ve yazarlara karşı olan yaklaşımımız, hoşlarına gitti ve bizi benimsediler. Bunları övünmek için söylemiyorum, ama böyle bir ortamda "aciz yöneticiler" ve "işi ehliyle yapmayan editörlerden" bahsedildiğini duymak bana son derece kırıcı, ama bundan da öte, anlamsız geldi.
Haberlerin yenilenmemesi, şiirlerin geç onaylanması gibi bir takım geçici aksaklıklar kısa bir sürede giderilecek. Ama bunlar, bütüne göre küçük ve geçici sorunlar sadece. Şiir editörümüz uzun yıllar İzEdebiyat için uğraştıktan sonra işi bıraktı, yeni birini de şimdilik bulamadık. Haberleri de Nida'nın önerdiği gibi, "üyelerin gönderdiği haberler" temelli bir yapıya oturtacağız. Ama bu arada sitenin 'kötüye' gittiğini düşünenler varsa, ve bu kişiler içtenlikle İzEdebiyat'ın "toparlanması" gerektiğini düşünüyorlarsa, yapmaları gereken tek şey İzEdebiyat'ı güzel yazılarıyla doldurmak. Bunun gizli ve açık formülü bu. Bunun yanısıra buraya kaliteli yazarlar da kazandırabilirlerse ne ala. Getirilen teknik yenilikler bunun yanında son derece önemsiz bir konu, çünkü insanlar teknik yenilik görmek için değil, yazı okumak ve yazmak için buraya geliyorlar. Birçok yabancı ve uluslararası edebiyat sitesi, teknik olarak İzEdebiyat'tan fersah fersah geride duruyorlar ve yine de saygın ve önemliler. Çünkü insanlar güzel şeyler yazıp gönderiyorlar.
...
Tüm bunlar bir yana, biz teknik yeniliklerle değil, bahsettiğim gibi "kaliteyi" arttırmak, daha doğrusu kaliteyi öne çıkarmak için ne yapabiliriz" sorusuyla daha fazla meşgulüz. Bir yarışma düzenleme projesi var, ama bunun için herşeyden önce kaliteli bir jüri bulmamız gerekiyor ve elbette böyle bir organizasyon da, hakkıyla yapılacaksa, vakit ve nakit gerektirecektir. Bunu sadece "sanal" tutmak istemiyoruz. Kendi aramızda oyun oynamaktansa, yapacağımız şeyin yayın dünyasında da önemsenmesini istiyoruz. Daha da önemlisi, kazananları üç beş tane kitap hediye ederek geri yollamak değil, eserlerini yayınlayabilecekleri bir yerle buluşturmak istiyoruz. Bunu yapacağız, ama bu tür şeyler bir anlık hevese kapılıp apar topar yapabileceğimiz şeyler değil. Aynı şekilde bir dergi çıkarma projesi var, ve derginin şekli şemali bile hazır, ama, dürüst konuşacağım, İzEdebiyat'ın yayınladığı ve içinde kendi eserleri bulunan bir kitabı bile almaya yanaşmayan bir kitleyi hesaba katmamız gerekiyor. Böyle bir derginin hali ne olur, tahmin bile etmek istemiyorum. Bu yüzden çıkaracağımız derginin sadece İzEdebiyat kitlesine değil, genel olarak tüm edebiyat meraklılarına ulaşabilmesini sağlamamız gerekiyor. Gerçekleştirmeyi istediğimiz her projede bir takım çekincelerimiz var, ama bu çekincelerden çok daha güçlü olan isteklerimiz de var. En kısa zamanda bunları gerçekleştireceğiz.
Tüm bunlar bir yana, bazı gecikmelerin arkasındaki naçizane bir gerekçem de yakın bir tarihte evlenmiş olmam. İzEdebiyat'taki yakın dostlarım bunu biliyorlar (ve sanırım o yüzden aksamalar konusunda seslerini çıkarmıyorlar şimdilik), ama yeni ev, yeni düzen, haliyle yeni ekonomik yükümlülükler, benim de İzEdebiyat'a bir süre için gereken vakti ayırmama engel oldu. Şiir editörü sorunu gibi, bu sorun da zamanla geride kalacak.
Son olarak, siteyi yöneten biri olarak değil, yazan biri olarak size önerim, sitenin tekniğine çok fazla takılmadan, buluşmanızı İzEdebiyat ekseninde değil, edebiyat ekseninde yapmanız. İzEdebiyat, kimilerin belirttiği gibi, kötüye gitmiyor ve kalitesi de düşmüyor. Tam tersine, (özellikle düz yazılar adına konuşabilirim), arka arkaya birbirinden harika metinler geliyor ve git gide zenginleşiyoruz. O yüzden yaratılan bu panik ortamı ve zaman zaman "yönetimi devirmeye" varan nutuklara da bir anlam vermem mümkün değil. Kaldı ki bugünlere gelinceye dek İzEdebiyat'ın edebiyatı ve yazarların tanışmasını hedefleyen birçok güzel toplantıya vesile olduğunu da kendim gördüm. Ümidim sizin yapacağınız bir toplantının da böyle geçmesi ve hepinizde güzel tatlar bırakması.
Sevgi ve saygıyla,
Diren Yardımlı
Tarihe "haziran darbesi" olarak geçecek bir girişimi heyecanla izliyorduk.
İşin ehline verilmesi faslı, bu girişimin en eğlenceli bölümüydü.
Özellikle sizin "katılımcı ve destekleyici" listesinin ilk beşinde yer almanız heyacanımızı büyütüyor; algı, zeka ve anlayışımızı "Acaba yerinde duruyor mu?" diye sorgulamamıza vesile oluyordu.
Bizleri çok keyifli bir seyirden mahrum ediyorsunuz. Olmuyor:)
Zeynep,
forum yazarı:)
Sayın Diren Yardımlı geniş çerçeveli açıklamalarınızdan dolayı size teşekkür ederim.Gerekli konularda gerekli cevaplar alındı...
Ama anlayamadığım nokta şu listede ki sıralama neden puslu ortam yazıcılarınının klavyesine takılıyor ?
Yapılan ya da yapılacak olan bir darbe girişimi değil bir canlanma girişimi.
Şimdiden meyve verdiğini inkar eden ya kör , ya sağır ya da art niyetlidir....
Öyle saçma sapan adalandırmalarla bu iş olmaz...
Bulanık su bulmuş timsah gibi atlamayın , yapılması planlanan bir atılım var , daha iyi fikirleriniz var ise sunun.Sunulan hoşunuza gitmediyse zıttını sunup çürütün.
Bazı arkadaşlar farklı yaklaşımlar sergilemiş olabilir , farklı bakış açılarıyla olayları değerlendirmye kalkışmış olabilir.Benim sunduğum çağrı sadece ve sadece izedebiyatın işlevselliğini artırmak ve " daha iyi nasıl olur " buna yanıtlar almak üzeredir.
Art niyet arayanlar art niyetlinin daniskasıdır...
Sıraladığım liste belirttiğim hususlar dahilinde adımların atılmasına destek veren kişilerden oluşmaktadır...
İsminin orda olmasını istemeyen kişinin ismi tabii ki çıkarılacaktır...
Ama isterdim ki izedebiyat ın kurucularından biri bunu istemesin...
Sanırım birileri size birşeyler okuyor...
İnanın bana onlar kör , harfleri - kelimeleri - cümleleri seçemiyorlar.Kendi çaplarında alfabe oluşturup her daim onu seslendiriyorlar...
yok yahu korkacak bir sey olsa bende yemiyelim derim su guzelim mantarlari ( istahla tavayi siyirarak)
necmi abi inanki okey filan caldigim yok ( istakayi kafaya yemeden evvelsi kahkaha ile gulerek)
ahanda agsam az gogdem gecmis otudugum yerde uyuyakalmisim irahmetli babami gordum uryamda -yavrum doratin sag arka ayagindaki nalinin civileri oynamis gordunmu sozune uyandim hayirdir insallah deyip asagiya ahira indimidi .. ( beygirin tepikledigi alnindaki yarayi gosterip)
bu ne yahu gece gece su muzik setinin sesini az kissana arkadasim huooop alooo ( sinirli bir bagirti ile)
demirden korksak troleybuse binmez ispanak yemezdik ( zoraki tebessum kendi kendini avuttugu asikar bos gozler manidar sozler esliginde)
abi inan bu pitbullar dunyanin en sakin en uysal an akilli kopegidir gel bakiim canim gel muck muck simdi aticam sopayi git getir hadi .. ( elinde sopayla asiri guvenle)
korkma bi sey olmaz tek faz notur olmadikca bi sey yapmaz..( sol el noturde sag elle yuksek gerilimden faza degdigi esnada)
burada boyu gecen yer bulamazsin bak boy veriyorum dipten kum cikariyorum ( gulu gulu sesleriyle)
sobada yakarim o lokumlari gine kimseye yar etmem ( yozgat sarikayada santiyeden arakladigi balik avlama amacli kullanacagi dinamit lokumlarini camii hoparlorunden gelen candarmanin evleri arayacagini kim aldiysa getirmesini soyledigi esnada karisinin yalvarmalarina aldirmadan telasla kibriti tiner doktugu sobaya tutarken)
su yilanlari zararsizdir sokmazlar ben bunlardan cok yakaladim deri yuzup kemer yaptim simdi kuyrugundan nasil tutucam.. ( abi belki kara yilanidir serinlemek icin su sicakta suya girmistir gel etme gitme diyen arkadasina engellemesine meydan birakmadan)
allah allah dunyanin komurunu attim kazanin barometre ibresi haala sifiri gosteriyor.. (infilak oncesi kapici rustemin kalorifere canla basla komur yuklendigi esnada)
bas abi korkma duvarla aranda 2 metre var daha topla topla gel serbes gel..bas abi baas.. ( tirin arkasinda bir eli belinde lakayit kayitsiz ifade ile ben bilirim havalarinda oteki eliyle geri geri gel isareti yaparken)
hey yarabbim su galibiyete bak bee 4-o sampiyonuz bee cikar hanim su bayragi balkona asiyoruz hadi ..( assagidan tak tak kutlama sesleri gelirken serseri kursun ile)
hadi abi nerdeyse ip kopacak cal su bicagi artik zaptedemiyorum ( kurban bayraminda uc kurus para icin kasaplik sevdasina tutulmusken gevsek sardigi ayak baglama ipini kollarina sarmis dolamisken 800 kiloluk bogaya bicak vuracak acemi kasap arkadasinin tekbirinin bitmesini beklerken gogsune yedigi cifte etkisi kalp sektesi etkisiyle hirilti ile)
bak simdi su pimi cektin ya su mandali birakmadigin surece hic bir sey olmaz ( yere dusurdugu el bombasi mandalini takmaya calisirken)
merak etme istepnemiz varda hani ginede refloktor koysaydin geri tarafa dogru maalum temdeyiz ( bicon anahtari icin arka bagaji karistirirken)
iste hayatim su semsiyenin altinda yagmurun tipirtisini su gokdelenin tepesinde dinlemek .. bu yildirim sesleri seni korkutmasin al radyo kulakligimin ucunu su an cok guzel bir parca var...( semsiyenin sapa sikica yapismisken oteki elle kulakligi uzatirken)
kac kere soyledim pencereyi acik birakma iceri sinek doluyo diye hey yarabbim sinek bir yandan sicak bir yandan bogazim kurumus uyutmuyor kor olasicalar.. lok lok lok.. bu suyun tadi ne tuhaf gi necmiye pazardan getirdigim sinek ilacini nereye koyduydun.. ( paniklemis panik atak agizdan fiskiran kopuk ile bir birlikte)
demek kocan is gorusmesinde peki gecenin yarisi kapiyi calan kim nalan askim ne ginede karyolanin altinami saklanayim bu daracik yere ben nasil sigarim..( balkon penceresinde gece yarisi titir titir titrerken dis zangirtisi sesine esasen geldigi dakkadan beri birseyden suphelenen kocanin kursunu yemeden akli basinda iken..)
sf 259:
İkinci olarak, sayfalarını amatör şairlere ve şiir heveslilerine de açan, Antoloji, şiir roots.gen.tr, Lacivert Sanat, İz Edebiyat, Şiir Defteri, Şiir Demeti, Şiir Akademisi, Amatörce Edebiyat gibi web sitelerinden söz edilebilir. Bu tür sitelerde, kendi şiir dilini okuşturmuş oek çok şairle, manzume yazan gençler aynı potada eritiliyor. Bunların arasında İz Edebiyat zorlu bir işe girişiyor, yayınladığı tüm şiirleri hassas bir biçimde kategorize ediyor. Bireysel şiir, deneysel şiir, Divan şiiri, klasik, modern, patoral şiir, toplumlu şiir, soyut şiir gibi bölüm başlıklarıyla da yetinmemişler, konuyu daha da dallandırıp budaklandırarak taşlama şiir, erotik şiir, yeraltı şiiri, sevgi ve arkadaşlık şiiri, umut şiiri gibi ayrıntılı kategoriler de oluşturmuşlar. Şiirleri bu kadar ayrıntılı biçimde tasnifleyebilmek de ayrı bir yetenek olsa gerek. Okurun işi kolaylaşıyordur herhalde. Hangi şiir anlayışından hoşlanıyorsa, onun linkine tıklar!
Altay Öktem/Şiir Defteri/Şiir ve Hayat 2006
Şeref Birsel/Cenk Gündoğdu
Toroslu Kitaplığı
----
Bu kitao, iz üyelerinin kaçınca var acaba.
ben eminim ki tek kişi bile bu kitabı alıp okumadı.
çünkü okumak derdinde değiller, şiire benzeyen vs... yazılar yayınlatmak derdindeler, bazıları hariç elbette..............
Altay öyle yazmış kitapta.........................
Her iktidarın dalkavukları olur, iktidarı aklını başına almasını sağlayan muhalefettir, yoksa nice olurdu ülkenin hali, düşünsenize, Tayyip Bey neler yapmaz,
Muhalefette elbette saygılı olarak eleştirisini yapmalı.
Övgü, alan üstünde beş saniyelik mutluluk yaratır, bence övgüye önem vermeyip, ileri sıçramamk için çalışmak lazım.
Kardeşim, edebiyat haberleri koymak zaman almaz bir iş, koyun haberleri, teknik bir sorun da değildir bu,
başka siteler bangır bangır yayınlıyorlar haberleri, siz neden yayınlamıyorsunuz?
sayın site kurucuları, siz işin başısınız, davranın, hamle,
Saygıdeğer Kamuran hanım,
9 Haziran tarihli yazınızı ancak şimdi okuyabildim; ani bir rahatsızlık (kaygısızlık veya ihmalkarlık değil) beni sitedeki yoğun ve istekli gündemden uzak tuttu. Anılan tarihli yazınızın içeriği olsun, üslubu olsun, sorunun özüne doğrudan işaret etmektedir.
Hiçbir tarafta ne bir ihmalkarlık, kasıt veya buna benzer hırs yok sanırım; olmadı mı, olmuş olabilir, fakat şu anki yoğunlaşma içinde böyle bir durumun olduğunu sanmıyorum. Yazınız öylesine isabetli bir vurgu yapıyor ki, sizi alıntılıyorum: "sayıları az olduğu için belki, gelen yazıları okuyup onaylamakta sıkıntı yaşıyor olabilirler." (editörleri kastederek belirtiyorsunu) Durum, en basit ve net haliyle, sanırım bu; fakat çözümü -bence- çok kolay bir sorun da değil; ne kadar istekli, emektar yürekli veya gayretli olunursa olunsun, yazıları okuyup değerlendirmek, onaylamak veya onaylamamak gibi işler (işlemler), birçok kural ve ölçüt gerektiriyor (olmalıdır), teknik bakımdan da içeriksel anlamda da. En önemlisi de güvenilir ve dinamik bir işleyişi önlemeyecek bir iş bölümü söz konusu edilmelidir. Size şunu söyleyebilirim ki: en kötü (teknik) işleyiş ve işlerin ardında dahi müthiş bir özveri ve disiplin var. Ama yetmiyor işte. Basit bir nedenden ötürü yetmiyor: organize olup kişisel beklentilerimizi tümeldeki ortak değerler içinde eritebilme yeteneği veya sabrı olmayan insanlarız.
Bu birlikte eylemenin sırrını (hurra eylemcilikten uzak ve arınmış halde) çözemediğimiz sürece, en iyi dilek ve isteklerimiz -korkarım ki- sadece yeni ve daha büyük kayıplara yol açacaktır.
Umarım yanılgı içindeyimdir.
Saygılarımı sunuyorum size
Suphi Yel
Merhaba,
Sayın Diren Yardımlı'nın açıklaması bir şeyleri değerlendirmemiz açısından önemli. Buradaki herkesin iyi niyetli bir çalışma ve organizasyon çabası içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu bir yerde beyin fırtınası.
Farklı fikirleri değerlendirmek,sıkıntılarımızı konuşabilmek, bunlara çözüm üretme arzusunda olmamız... Hepsinin bu siteye olan inancı gösteren çabalar olarak değerlendirilmesini -özellikle- rica ediyorum.
Buradaki temel ayrım kırıcı olmamak. Kullandığımız metod ve dilin, amaca ve onun iyiniyetine aykırı olmamasına özen gösterirsek, sanırım daha yapıcı sonuçlar alacağız.
Benim inancım ve dileğim bu!
Mevcut iyi niyetimi koruyarak ilerleyeceğim. Dilerim şüphe kurdu içimiizi kemirip durmaz.
Merhaba Arkadaşlar;
Herşeyden önce, sitede yapılan yeni çalışmalar ve düzenlemeler için site yöneticilerine teşekkür ederim.
Sevgili Diren Yardımlı'nın açıklamasını okuduktan sonra, toplantı yapma arzu ve isteğimizin önemi ve gereği kalmadığını düşünüyorum.
Yazıların güncellenmesi sorununun en kısa zamanda halledileceği; teknik konularla iligilenmek yerine, kaliteyi arttırmaya yönelmemiz( nasıl olacak bilmiyorum) söylendiğine göre , mesele yok. Herkesin iyi niyetli bir çaba içinde olduğunu anlıyorum. Bunu herkes anlamalı.Ancak, sitenin okur ve yazar kaybettiği bir gerçek.Bunun da normal olduğunu düşünüldüğüne göre, burada da sorun yok demek ki.Zaten izedebiyat; benim bildiğim edebiyat siteleri içinde; en seviyelisi.Yoksa, yıllardır burada ne işim var!Ama neden daha iyi olmasın?Bunun için neden çaba verilmesin?Bu konuda birşeyler yapmak istemek; birilerini suçlamak değil, sitenin daha iyi hale gelmesine katkı vermek istemek...Ayrıca öyle panik içinde de değilim. Site için duyduğumuz kaygıyı, Sevgili DirenYardımlı, böyle ifade etmiş de.
Sevgili Yakup Kadri Sel, sizi de anladım.Kolaylıklar dilerim size.Demek ki, editörsünüz.Site için verdiğiniz emeklere teşekkür ederim.
Özetle; yine aynı yerdeyim.İzedebiyat'ı izlemeye devam edeceğim.Site için de üzülmeyeceğim artık.Yüklenen yazıları okuyacağım, yazılarımı göndereceğim; o kadar. Bundan daha fazlasını istemek, haddim olamaz.
Herkese sevgiler.
İzedebiyat ın işlevselliğini artırmak , mevcut sorunları konuşmak , çözüm sunmak ve üretmek üzere tertip edilmesi gereken bir toplantı için adımlar atıldı.Farklı adşlandırmalarla karşılaştı ama bu atılım.Birileri "samimiyetsizlik" dedi , birileri " iyi niyetli değil " dedi , birileri haddini aşıp " darbe " diye adlandırdı...
Şu bir gerçek ki konunun açılması bile heyecan kattı ve katılımı artırdı.Bir kenarda bekleyen ve suskunluğa bürünmüş bir çok kişinin sesini katmasını sağladı...
Köşesinde oturup kösteklik yapma derdinde olanlara soruyorum bu adları ve nitelendirmeleri neye dayanarak yapıyorsunuz ?
Çağrımı yineliyorum ve gelecek cevaplar ile durum değerlendirmesi yapıp bir organizasyona girişeceğim...
Sadece ben varım yazmanız yeterli...
BİR ARAYA GELİP İZEDEBİYAT I KONUŞMAK İSTEYENLER KİMLER ?
"İş ehline verilmeli" derken aşılmayan çizgi, "Tarihe haziran darbesi olarak geçecek girişim" cümlesiyle aşılabiliyor. İlginç..
Malzeme olanak sağlıyorsa, mizah bunu kullanır. Ancak algı, mızıkçılık yapabilir. Bakın, "Genç yazarlar rahatsız" da diyebilirdim. Ancak bu durumda algınızın takip edeceği seyir, malzemenin kalitesinin bile tadına varmamızı engellerdi.
Dayanak nedir diye sormuşsunuz. Dayanak, pek yerinde bir ifadeyle buyurduğunuz gibi, forumlardır.
İyi niyetli çözüm arayışlarıyla, sahiplenme ve yetki arayışı arasında gördüğüm farkı Kamuran hanım'a yazdığım iletide belirtmiştim. Buna, izninizle bir de "hırs" kelimesini ekleyip, iki arayıştan hangisine uygun olduğunun takdirini algınıza havale ediyorum.
Zeynep,
"Puslu ortam yazıcısı"
:)
Forumu dayanak olarak kullanıyorsunuz ama forumda herhangi bir artniyetli yazım olduğunu sanmıyorum.
Bence sizin dayanağımız beyninine otağ kurmuş paranoyalar...
Ve hırs diyorsunuz evet hırs yaptım , oldukça fazla hırs doldu yüreğime ve bu sayade bu adımı attım...
Hırslarından mahrum kalıp da suskunluğa bürünenler inadına...
Ama hırsın şahsi olmadığı aşikar...
Gizli - saklı yok ne düşündüysem herkesin gözü önünde seslendirdim...
İsteyen katıldı , isteyen sessizliğini kordu bazıları ise paranoyalarına mahkum etti klavyesini ve forumu...
Pus dağılınca susarsınız nasıl olsa :)