..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özyaşamöyküsü başka insanlarla ilgili gerçekleri anlatmak için eşsiz bir araç. -Philip Guedella
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - İronik
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Savaş Trafiği 1
Tuna M. Yaşar
Öykü > Başkaldırı

Bahtiyar bağırıyordu. “Ey Amerika ey Amerika silleyi ilk vuran biz oluruz. Gerisini sen düşün.” Bütün kameralar zum olmuştu ona. Bahtiyar’ın sözleri bir başlangıca aitti, gerilim ve dönülmez adımlara. Silah sesi duyuldu. Suriye tarafından sıkılan birkaç el silah YPG den kaynaklıydı. Kameralar o yöne döndü. Az sonra Türk tankları birer birer sınırı aştıla

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > İronik
 Korona Hikayeleri - 5  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Sahi ölüm ne? Bugüne kadar hiç aklıma gelmeyen bir soru. Ne olacak, işte ölüp gidiyorsun. Sonra? Sonrası hiç, yani yok. Sonsuz bir sessizlik olabilir mi ölüm?
 Korona Hikayeleri - 7  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Çaaat diye bir ses duydum. Bir şey mi düşürdün ya da telefonu mu çarptın hayatım? Alo alo... Ses yok
 Korona Hikayeleri - 8  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yağış uzun süre devam etmedi. Yağmur kesildi, kasvetli bulutlar yavaş yavaş dağıldı, karanlık yerini aydınlığa bıraktı çünkü güneş yüzünü gösterdi.
 Aşkın  (selim çok)

Ömür dediğin zaten başladığın ve bitişin arası bulduğun kendinde.
 Korona Hikayeleri - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Anne ağlıyordu, Bekir de dayanamadı ağlamaya başladı. Sicim gibi akan gözyaşlarının bir kısmı açık olan ağzına girdi. Tuzluydu, yutarken boğazı hafif yandı
 Korona Hikayeleri - 6  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bekir'in hikayesi bu bölümde bitiyor...
 Korona Hikayeleri - 4  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bekir ellerindeki ekmekleri inceledi. Küflenmiş olabilirlerdi, öyleyse yiyemezdi. Sertliklerinden bayat oldukları anlaşılsa da küflü olup olmadıklarını anlayabilmesi için daha fazla aydınlığa ihtiyacı vardı.
 Anne Cennette Yemek Var mı?  (Emine Pişiren)

" Anne babamla abim nereye gittiler?" Anne ağıtını dudak uçlarında donduruyor: " Onlar gitti kızım, onlar gittiiii..." " Nereye gittiler anne?" Anne yutkunuyor. Nasıl dese yavrusuna da onu ikna etse? Kendince en mantıklı yanıtı seçiyor aklının havuzundan: " Onlar cennete gittiler yavrum."
 Saman Altından Aşk Yürürse  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Birşeyler kaçırmış olmalıyım. Ne insanları, ne de ilişkileri anlamaya mecaalim yetmez olmuş. Ben bütün altmışikilerden tavşan olur sanırdım, meğer timsah yapanlar da varmış. En iyisi ben gidip seksenbeşten dinozor olayım...
10 
 Aşk acıtır  (Elena ADYEJ)

Aslında sevgili olduklarından, daha da önemlisi beraber yaşamaya başladıklarından bu yana birbirleriyle ilgili her şeyi biliyorlardı. Birden bire olmamıştı tabi ki, yavaş yavaş öğrenip keşfetmişlerdi birbirlerini. Ama acaba bir insan diğeriyle ilgili
11 
 Oysa Yozlasir Herkes  (Alp Şahin)

Cozum partiler ve siyasi goruslerde mi yoksa bireylerin kendisinde mi?
12 
 Ben Kimim Ki!  (Nezihe ALTUĞ)

‘Ben kimim ki’ lere dönüştürelim mi? İçimiz de var olan yalnızlığımızı da önce ailemize bağlanarak, sonrada; insanın kendi özüne yabancılaşmasını sağlayan bu düzenin insanları olarak, iyi bir insan olma özelliğini yaşamın her alanında uygulayan bireylerin yaşadığı bir ülke yaratalım mı? Ha! ne dersiniz?
13 
 Bir Memleketin Dönüşüm Hikâyesi  (Kâmuran Esen)

Yıllar sonra büyükler çocuklarına, torunlarına; özgür bir milletin nasıl köleye dönüştüğünün öyküsünü anlatmışlar. Ülkelerinin eski günlerine duydukları özlemi, bu öyküyle gidermeye çalışmışlar. Öyküyü anlatan büyükler; “Aslında, öyküdeki memleket bizim memleketimiz. Yavaş yavaş gelen tehlikeyi görmeyen, görmezden gelen eşekler de bizleriz,” diyememişler. Utanmışlar.
14 
 Gerçek?  (Guvercin)

Anahtarlar hep masanın üstünde..
15 
 İletişim  (seçkin gündüz)

İçeriye girer girmez arkadaşlarının masasına yöneldi: “Duydunuz mu; dün akşam muhtarın eşi mutfakta patlıcan kızartırken tavadaki yağ alev almış, oğlu yetişip kilimle söndürmüş. Az önce kadıncağızı gördüm; neyse ki yalnızca kirpikleri, kaşları yanmış. ” “Kim?” “Nerde?” “Ne zaman? “N’olmuş?” “Nasıl yani?”
16 
 Dilenciler Köyü  (Şenol Durmuş)

Yaşlı dilenci inatla, ısrarla iddia ediyordu. Güya zamanında bu yerde tek bir dilenci bile yoktu. Öyle ise eğer eski dönemde küçücük bir köy olan bu koca şehrin bu ilçesinde tüm ahali nasıl dilenci olmuştu?.. İddiasına göre eski dönemin insanları yokluğa, sefalete rağmen onurlu insanlardı. Üstelik o onurlu insanlar hayatında hiç dilenci görmemişti. Sadece göçebe çingeneler arada bir köyden geçerken dileniyordu. Onları da zaten herkes iyi tanırdı. Onlar sonsuz yolculuklara çıkmış göçer insanlar sınıfıydı.Geçtikleri köylerden, kasabalardan yardım talep ederlerdi. Ekmek, yumurta, şeker isterdi çingene kadınları. Şartların zorluğundan olacakki hırsızlıkta olağan bir durumdu. Duruma göre katil olmakta, hiç sorun değildi.
17 
 İdam İsteriz  (Şenol Durmuş)

Bu çığlıkları duyduğum da kulaklarıma inanamamıştım. Ulu Tanrım bu gerçek miydi ? Bu sesler benim için mi çıkıyordu..
18 
 Beni Aşan veya Dışa Taşan Duygular  (Haydar Köprülüoğlu)

Realitesi içinde düşündüklerimi söylüyorum. Anayasası dışında oluşmuş bir sistem. Saygılar.
19 
 Cafer Kalfanın İsyanı 2  (Şenol Durmuş)

Rıza'yı zar zor ikna ettim ama abim tepki gösterdi. "Yapma Cafer, benim ineklere değme, elleme, gözünün yağını yiyim. Askerliği orada yaptım. Çok acımasız insanlardır bu İstanbullular. Vallahi de billahi. Seni de Rıza'yı da hemi de benim inekleri yer bitirirler."
20 
 Kaldırım Taşları 1  (Yaşar ÇETİNKAYA)

Çok geçmedi bu hal üzerinden. Belki beş, belki de on dakika... Yirmi metre ileride, Bereket fırınının hemen önünde iki adamın bağrışmaları kulağıma çarptı. Yanlarında bordo renkli bir araç vardı. Bir kişi de aracın içinden bir şeyler söylüyordu onlara. Bağrışmaların şiddeti de gittikçe artıyordu.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Aşkın
selim çok
Öykü > İronik
Emrin Olur
Ahmet Zeytinci
Öykü > İronik
Müzeyyen
Suleyman Tuna
Öykü > İronik
Maçakızı
selim çok
Öykü > İronik
Duygu Dökümanı
selim çok
Öykü > İronik
Kedi Gözü
selim çok
Öykü > İronik
Yak Bir Puro!
selim çok
Öykü > İronik
İdam İsteriz
Şenol Durmuş
Öykü > İronik
İletişim
seçkin gündüz
Öykü > İronik

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.