..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir öğretmen değil, bir uyandırıcıyım. -Robert Frost
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

"Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz"
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler

Kılık kıyafet inkılabında şapkayı dinsizlik olarak gören sözde din adamları, sizin atalarınız da II. Mahmut sarığı kaldırılıp, Fransız fesini getirdiğinde (sizin gibi) yaygara koparmış ve Sultan Mahmut'u gâvur olarak suçlamışlardı. Sultan Mahmut'u gâvur ilan ettiren bu fes, cumhuriyette her nasılsa dinin bir sembolüymüş gibi bir takım garip varlıklar tarafından karşımıza çıkarılıyor. Bu mantık doğrultusunda, fessiz dolaşanlar ve şapka örtenler

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
 Sosyal Medya Kimlere Faydalı  (Ahmet Zeytinci)

Hanımefendi, çok sosyal, cemiyet hayatında da bir sürü ahbabı ve sevdiği olan cıvıl cıvıl bir kişiliğe sahipti. Birçok yardım derneğinde asil üyeliği, kimisinde yönetim kurulu başkanlığı onun için vazgeçilmez bir durumdu. Çok sıklık ile yazılı görsel basında eşi ile birlikte yer alırlar ve bunun ile de hem kocası hem de kendisi, çevreye pek çaktırmasalar da, gizliden gizliye gurur duyarlardı. Çok önemli bir işti onun için böyle yardım derneklerinde sosyal faaliyetlerde bulunmak.
 Dudaklarımın Onun İle İlk Buluşması Muhteşemdi  (Ahmet Zeytinci)

Lise 1. sınıfta gümlemişiz. Sınıf tekrarı yazılmış alnımıza. Okul başladıktan bir müddet sonra, aksilik bu ya sarılık hastalığına yakalandım. İlaçtı, doktordu derken, bir ay kadar okula gidemeyeceğim, ev de istirahat verdi canım cicim doktor. Kesinlikle dışarı çıkmakta yok. Ancak dinlene dinlene geçermiş bu illet hastalık. Tüh ki tüh! İki gün sonrada cumartesi, kızın biriyle randevulaşmıştık, sinemaya gidecektik. Ne yaparım ki ev de sıkıntıdan patlamaktan başka? Yat, kalk, yemek ye, uyu, tekrar yemek ye, evin içinde hapishane voltası at, duvarlar ile konuş, onlar cevap vermesin sana, yine sinirden patla bir kez daha. Ufff ki ufff!!! Homurdanıyorum ve burnumdan ve dahi her bir tarafımdan soluyorum sizin anlayacağınız...
 Ben Bir 444 Uzmanıyım Bundan Sonra  (Ahmet Zeytinci)

İnanır mısınız ben bunların yüzünden yirmi senedir kullandığım cep telefonu hattımı ciddi ciddi iade etmeyi bile düşünüyorum, o derece yani. Bunalımlardayım, bir insan bir ay da kırk elli kere bu 444 numaralı hatlardan aranır mı arkadaş? Bir mola verin, bir rahatlık verin Allah aşkına. Sabah bir telefon operatörü arıyor, öğleden sonra başka bir 444 lü numara, ikindi vakti başka bir 444 lü numara, akşama daha başka, eve geliyorum ev de de rahat yok, Ya arkadaşım, yorgun argın eve gelmişim, bari evimde rahat bırakın. Hayır, sonra tepem atıyor, ağzımı mağzımı bozuyorum, bu seferde sizin yüzünüzden günaha giriyorum.
 Kız Babasından Dost Olmaz  (Ersin KURT)

Erkeklerin, kız arkadaşlarının babaları ile kontak kurma çabalarına muzip bir bakış açısıyla yaklaşan bir anlatı.
 Yerli Malı Arif  (Ersin KURT)

Nadiren de olsa mahallemizde, çevremizde, yöremizde yaşayan sivri akıllı ve varlıklı tiplerin hayatına değinen bir anlatı...
 Ultra Bir Mirima  (Ahmet Zeytinci)

Neymiş efendim çocuklar mıçıyormuş da biz de temizliyormuşuz. Mıçmasın efendim bu çocuklarda. Amma çok oluyorlar... Bir sofra bezi ya da yer bezi olsaydım diye çok düşünmüşüzdür ben ve arkadaşlarım ultra olan mirimalar... O zaman öyle bir sefer kullanıp da bizi çöp sepetine atamazlardı değil mi?
 Kâhya  (Ahmet Zeytinci)

Güzel, pırıl pırıl bir pazar günü, ev de kanepede ayaklarımı uzatmış yatıyorum. Arada şekerleme yapıyorum, arada gözlerimi açıyorum, manasız manasız tavana bakıyorum. Kâhya da yanımda azıcık ötede. Yemek yiyeli epey oldu da canım biraz meyve çekti bu yaz günü. Yaz meyvelerinin hepsini severim. Allah var onlarda beni sever. Kavun, karpuz, şeftali, kayısı vs. Kâhya'da anlamış olacak ki gözlerimden, durmadan dürtüyor beni ''Kalk çok yattın,, dolapta mis gibi karpuz var mideye indir onu bir kere hemencecik.'' Kâhyayı dinlememezlik edemezdim tabi ki usulca yerimden kalktım ve dolaba doğru bir nokta operasyonuna karar verip kapağı açınca kan kırmızı karpuz ile göz göze geldik. Bu kahyaya ne kadar minnettar olsam azdır beni karpuza yönlendirdiği için... Döndüm O'na...
 Ayıcı  (Ahmet Zeytinci)

Asker olmaya askeriz amma, hiç birimiz teskere alırız diye beklemiyoz haniyse. Teskere Kaf Dağı'nın ardında, artık kısmet, savaş ne zaman biterse...Gediklisi olduk asker ocağının. Bazen rüyalarıma giriyor, zannediyom ki, doğduğumdan beri askerim. Arada yeni gelen çömezlerlen kafa da yapıyoz; onlar da olmasa nasıl vakit geçer ki...
 Oğlum Ne Yaşarsak Kar  (Ahmet Zeytinci)

Eskiden ne güzeldi oysa bahar ayları yaz ayları... Ooooo çöplerde bir sürü artıklar, zıkkımlanıp duruyorduk. Hem kendimize hem de evlatlarımıza yetiyordu çöplerdekiler... Hele hele atalarımız iki yüz üç yüz sene önce çok keyif çatarlarmış, o zaman ne sinek ilacı varmış ne de şimdiki gibi aletler... En iyisi Hindistan’a gitmek, orada hayvanlara dokunmuyorlarmış, ama orası da çok uzak yol da telef oluruz billahi...
10 
 Kararlıyım Yarın Diyete Başlıyorum  (Ahmet Zeytinci)

En kısa zamanda bu diyet olayına kıyısından köşesinden dalmalıyım. En önce şu haftada dört kere yediğim tatlıları, önce ikiye, sonra da bire indirip, daha sonra da tamamen kurtulmam lazım bu tatlı olayından. Her ne kadar baklavacılar derneğinden her sene en iyi baklava tüketicisi ödülü alsam da, zayıflayana kadar, bir kaç sene de almayız o ödülü... Dur hele dur, evvela, şu baklavayı bir götüreyim de kısmetse yarın başlarım diyete, son baklava olsun bu mideme inen... Üzülür ağlar sonra baklava... Sitem eder bana ''Beni de yiyeydin de sonra başlasaydın diyete Ahmet Ağabey.'' diye...
11 
 Vinç Operatörü  (Ahmet Zeytinci)

İşte böyle eve yorgun argın geldiğim günlerden biriydi. Hemen ellerimi yıkayıp sofraya oturuverdim. Hanımda bir güzel yemekler yapmış ki tam ağzıma layık. Erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiğini ta başından beri tam tekmil bilir bizim hatun. Bir güzel biber dolması, öncesinde tabi ki çorbamız mutlaka vardır. Biraz salata yanında yoğurdu da çok severim, yemedim mi duramam, bizim sofranın olmazsa olmazlarındandır, biz Türklerin yegâne icatlarından yoğurt. Bir de kötü huyum var çabuk yiyorum ve de hemen kalkıyorum sofradan, kurumaya da kurusun o huyum. Adım Hıdır elimden gelen budur işte ne yapalım...
12 
 Selamın Manitu  (Ahmet Zeytinci)

Benim böyle enteresan, hatta ondanda öte, arkadaşlarım var... Sabah sabah verdiği selam bu adamın, Selamım Manitu... Çok teksas tommiks okuyan arkadaşlar bilirler, bu manitu kelimesi oralarda çok geçer... Şimdi ben ne diyeyim bu adama ''Aleyküm manitu.'' desem öyle bir cümle yok. Hay dilini bal arısı, hatta eşek arısı soksun, ibibikler yesin seni, o nasıl bir hitap öyle?
13 
 Bakanlar Kurulu  (Ahmet Zeytinci)

Bakanlar Sayın Başbakanları Himfurt Cimbert'i canlarından çok severlerdi. Bunun en birinci sebebi de başbakanlarının çok esprili olması ve kendisi sigara içmediğinden bakanlarının hepsine de sigarayı bıraktırmasıydı. Nasıl sevmesinler ki başbakanlarını, bir kere en azından sevgili bakanlarını muhtemel kanser olma riskinden epey uzaklaştırmış ve hepside yirmi liralık sigaralardan ikişer üçer paket içtikleri için bütçelerine de en az ayda bin, iki bin liralık katkılarının olmasını sağlamıştı. Zaten milletvekili maaşı ile zor geçiniyorlardı, bugüne bugün maaşa iki bin lira katkı üüüüf ki üff.! Büyük paraydı...
14 
 Türk'üz Türkü Çağırırız Ya  (Ahmet Zeytinci)

Çok rastlarım yolda gezerken ıslık çalan ya da türkü söyleyen birilerine. Hoşuma da gider çok, çünkü aynı şeyi ben de yapıyorum zaman zaman. Bakarım, bazen bir ortaokul öğrencisi yanında kız arkadaşı ile yolda yürürken dillerinden dökülüyor nağmeler ''Bir mumdur, iki mumdur, üç mumdur, dört mumdur on dört mumdur.'' ulan kerata diyorum içimden ben de eşlik ediyorum hemen ''Bu ne güzel düğündür haninna haninna.'' kimisi gülüyor geçiyor, kimisi utanıyor öyle işte...
15 
 Yala Beni Diyordu Adeta  (Ahmet Zeytinci)

Zaman öğle saatleri, bir şey yalamam lazım, diye düşünürken, tam da o Laz Komşularımın pastanesinin önünden geçerken o sesi duydum ’’Yala beni yala beni.’’ diyordu adeta... Allah Allah bu ses de nereden geliyor, halüsinasyon görüyorum herhalde... Sağa sola bakınıyorum, kimsecikler yok... Sapık mı bu ne, bir yerden saklanıp bana mı trip atıyor yahu!
16 
 Peynir Gemisine Müdahaleler  (Ahmet Zeytinci)

Bunu derler demeye de, ben bunu en kısa zamanda denemeliyim. Bir yürüttüm mü laf ile peynir gemisini, Guiness Rekorlar Kitabına bile girerim, bir düşünsene... Popüler Gazetelerde benim adımın geçtiği başlıklar Hürniyet, Mirniyet, Financiyet Taymıs maymıs, Le Figarı, Deutçe zeytung maytung şöyle başlıklar atmışlar benim için mesela... Müthiş Türk asırlardır olmayan bir şeyi başardı ve ’’Laf ile peynir gemisini yürüttü hatta yürütmek ile de kalmadı yakında da kıtalar arası koşturacağı, sefere çıkaracağı söyleniyor bu müthiş Türk’ün.’’
17 
 Nerelere Takılıyor Bu Zibidi  (Ahmet Zeytinci)

Her yerden geçebilir arkadaş bu korona zibidisi... Çatallardan, bıçaklardan, uçaklardan, paralardan. En çok da Türk Parasından geçiyormuş, dostlar öyle söyledi, dolar birader ile yuro bacıdan fazla geçmiyormuş. Onlarda zaten kur artınca bize geçiyor... Hisse senetlerinden geçip geçmediğini bilemiyorum. Bir de bitcoin var ondan geçer mi geçmez mi o da muamma...
18 
 Dut Ağacına Asma Aşısı  (Hakan Yozcu)

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı. Arkadaşa “Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca?” dedim. Arkadaşım güldü: “Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi.” dedi.
19 
 Kulak Memesi Kıvamının Gayrı Resmi Tarihi  (Ahmet Zeytinci)

M.Ö. yani milattan önce 11. yüzyıla kadar gittiği, oradan gerisin geri döndüğü, rivayet edilir bu kulak memesi kıvamı tanımlamasının... Bunu arkeologların yaptığı kazılarda ele geçirdikleri taş tabletlerin çözümlemesi sonunda bilim dünyasına kazandırdıkları söyleniyor... Tabi o zaman ki doğa şartları biraz daha sert olduğundan, o devirdeki kulak memesi kıvamının da bu günkü kıvamdan biraz daha sert olduğu biliniyor..
20 
 Çok Kötü Bir İcat  (Ahmet Zeytinci)

Himmeti sevdiği kız terk edince biraz kendini içkiye verdi o zamanlar. Hala da içer para bulunca... Hoş parası olmasa da içer ya içmeye... Ama şimdilerde çok dertli... Biraz deşelim bakalım şunun yaralarını. Eskiden ne hurmalar yemiş de şimdi nerelerini tırmalıyor öğrenelim...

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Oğlum Ne Yaşarsak Kar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ayıcı
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Kâhya
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yerli Malı Arif
Ersin KURT
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ultra Bir Mirima
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Kalemim ile Sohbet
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Selamın Manitu
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bakanlar Kurulu
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Vinç Operatörü
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Peynir Gemisine Müdahaleler
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yala Beni Diyordu Adeta
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.