Demir Kafes Kızları
Dün üç kız eve geldiklerinde bahçede(yeni yeni hava kararmaya başlamış) oturan Nezaket'in yanına doluşmuşlar, onu sarmalayıp
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Dün üç kız eve geldiklerinde bahçede(yeni yeni hava kararmaya başlamış) oturan Nezaket'in yanına doluşmuşlar, onu sarmalayıp
Kaburga, göğüs kemiği ve omurlarla birleşerek göğüs kafesini yapan, sağ ve solda 12 tane olmak üzere toplam 24 tane olan yassı kemiklerin her biri. Göğsü çevreleyen göğüs kafesinin paralel kemiklerini oluștururlar.
Üç genç kızın dağ atmosferinde geçen bu hikâyede, çiftlik evinde mutfak işleriyle uğraşan Zarife, şehirli misafirler Ayla ve Nur'la kısa bir kaçamak yapar. Ancak bu gezinti göründüğü gibi masum değildir. Şehirli kızların Zarife'ye karşı beslediği duygular, dağın serin havasında filizlenen bir aşk hikâyesinin başlangıcına işaret eder. Kırsal yaşamın
Yalnızlık duygusuna kapılan Zarife, odasına çekilip hüzünlenmek üzereyken, neşeli arkadaşları Ayla ve Nur'un beklenmedik daveti ruhunu aydınlatır. İçsel çatışmalarıyla boğuşan genç kız, arkadaşlığın sıcak kucağında teselli bulma fırsatıyla karşı karşıyadır. Kader, yalnızlığa mahkûm ettiğini düşündüğü hayatına umulmadık bir kapı aralar.
büyüklerin, çevrenin baskısı yoktu oralarda. Kafalarına eseni yapıyorlardı. Onlardan sıradan şeylerin hesabını soran yoktu, yok efendim, onunla ne konuştun, ona neden selam verdin, neden geç kaldın, onu yapma, şöyle hareket et, kadınlar konuşurken lap diye lafa girme, sessiz otur. Hayal kurma, düşündüklerin gerçek olmaz, hayaller başkadır, gerçekler başka,
Üniversitede ziraat mühendisliği okuyan Coşkun, yaz tatilinde aile çiftliğinde huzur buluyor. İşçilerle birlikte tarlada çalışmaktan keyif alan genç, hiçbir ayrıcalık beklemeden onlardan biri gibi davranıyor. Geçmişi düşünürken, doğayla iç içe yaşamanın ve emeğin tadını çıkarıyor. Bu samimi anlar, geleceğini şekillendiren değerli deneyimler sunuyor.
Güneş ışığı altında okulun futbol sahasında yalnız oturan 11 yaşındaki Sudenaz'ın iç dünyasına tanık oluyoruz. Dertli kız, dizlerini karnına çekmiş, etrafını izlerken bulduğu taş ve kiremit parçalarıyla betona şekiller çizmeye başlar. Çizdiği daireler, spiraller ve yıldızlarla bir an sıkıntısını unutsa da, içindeki huzursuzluk tekrar alevlenir ve onu hareket
KAPI AÇAN, CEBRAİL / ay ışığının arka sokaklarıyım / güneşin
Aşkın ve gençliğin saf heyecanını anlatan bu hikâye, 14 yaşındaki bir gencin ilk aşkı Nurgül'e olan duygularını samimiyetle aktarıyor. Yeşil gözlü, küt saçlı Nurgül'ü her teneffüs izleyen, onunla ilgili bilgi toplayan bir ergenin masumane takibi... Hayatın sonraki yıllarında yaşanan zorluklar ve acılar karşısında ilk aşkların nasıl unutulabildiğini sorgulayan,
Bu kısa metin, toplumda var olan farklı kadın kimliklerini karşılaştırıyor. Bir yanda özgür ruhlu, sınır tanımayan "üçgen kızlar", diğer yanda ise kurallara sıkı sıkıya bağlı, mükemmel görünmeye çalışan kadınlar. Yazar, bu iki uç arasındaki çelişkiyi ve gerçekte "özgür ruhlu kızların" nadirliğini sorgulayarak toplumsal beklentiler ve bireysel kimlik arasındaki
Ücra bir dağ köyünde, kışın kar altında izole yaşayan Azize ve ailesi, zorluklar içinde hayata tutunur. Felçli anneleri ve yaşlı babalarına bakan iki kardeş, dış dünyadan kopuk günlerinde gökyüzündeki kuş sürülerini izleyerek özgürlük hayalleri kurarlar. Yıpranmış kıyafetleri ve zorlu yaşamlarına rağmen, göçmen kuşların kanatlarında kendi hikâyelerini görür, hayal
Kurgu Boku Yok.
Yaşadiği Aci Gerçekler.
Aci Gerçekleri̇mi̇z Var İşi̇n İçi̇nde.
Şimdi Yak Bir Sigara / o şeye, artık o şey neyse
Hayranı Olduğum Tek Şey / hayranı olduğum tek şey: mücadele, /
kendini ezdirmeyen, siktirmeyen kızlar
some girls/ / women/ / Birds mix in your hair
Kızı Aldım Çırılçıplak / tramvaydan bakıyor gökyüzü / susamış çocuklar
Bu metin, insanların mutluluğu ve güvenceyi maddi şeylerde aradıklarını, ancak hayatın temelinin ruhaniyet olduğunu vurguluyor. İlişkilerin genellikle yüzeysel nedenlerle başladığını, fakat gerçek aşkın ve evliliğin özünün ruhsal arkadaşlık olduğunu anlatıyor. Çoğu insan bunu anlayamasa da, bazı şanslılar hayatın derinliğini keşfedecektir. Maddi kazanımlar elde ettikçe, gerçek mutluluğun başka yerde
Pencereden bahçeye bakıp gençlik yıllarını düşünen Nezaket, tarlalarda çektiği zorlukları hatırlıyor. Soğan, domates, patates toplamak, çapa yapmak... Güneş altında, kışın ıslak tarlalarda çalışmak hayatından bezdirse de pes etmedi. Güçlü kuvvetli olduğu o zamanlarda sevgi ve aşk özlemi çekerdi. Kendisine "teneke surat" diyen hasta arkadaşını düşünüyor, onun yerine bile
Sufi. 23 yaşından beri yazıyorum. 2005 yılında şair bir arkadaşımla ortak bir kitap çıkardık, halen satıştadır, arama motorunda ararsanız çıkar: “İsa Kantarcı, Karma”, yazmaya şiirle başladım, birçok edebiyat dergisinde, gazetede şiir ve öykülerim yayınlandı. E Edebiyat Dergisi’nde 4 öyküm yayınlandı mesela. Senaristim. Sonra e kitap çıkarayım dedim, Çok okundu. Sitedeki okunma istatistiıklerimden bazıları: “İKİ KIZ BİR ERKEK" Burdaki oranı: 1202 okunma. "Şeftali Bahçesinde": 1876. "Köylü Kız Kezban": 8301. "Murat, Mevlüt, Muzaffer ve İsa:" 7546. "Saplantılı Aşk ve Yapayalnız Günler:" 5259. "Kurtlar ve İnsanlar:"13371 " : EN ÇOK OKUNAN ROMANIM. Basılma onayı alan kitabımı bitirmeye çalışıyorum. Ha, bu arada benim ilk yazdığım öykülerden biri: “İki Yalnız,” onu bu siteye yükledim, en çok okunan öykü oldu olmuştu. Siz o zaman yoktunuz! Kendimi aşarsam başarabilirim. Muazzam bir bioenerjim vardır. O sürekli kapasite patlaması halindedir. O yazdıklarıma geçer. Çemberin merkezinde, uzay, ülke, dünya, ruhlar alemi. Pes etmemeye dayalı yaşam tarzı.
samsun.
SEVİLMEMESİ GEREKENLERİ SEVER.
Samsun
Süssüz yalın dil.
jack london
charles bukowski
Zülfü Livaneli