Leoparın Kızı
Leoparın Kızı / leoparın mavi düşlerindeki salıncaklar/ / çocuğun hayatta
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Leoparın Kızı / leoparın mavi düşlerindeki salıncaklar/ / çocuğun hayatta
Bir kız varmış / bir kız varmış/ / kendini kentin
Dağın eteğindeki sakin kasabada, Ali'nin işlettiği bar, sıradanlığın ortasında bir sır kapısı gibi duruyor. Beyaz badanalı evler ve kiremit çatılarla çevrili bu huzurlu yerde, gece hayatına sadece köpek havlamaları eşlik ederken, ikinci el eşyalarla donatılmış bu şirin mekan, kasabalılar için adeta büyülü bir alem. Sisli atmosferi, göz alıcı
Azmi, hapishanedeyken gardiyan aracılığıyla acı bir haber alır: güvendiği erkek kardeşi tüm mal varlığını satmaktadır. Özellikle dededen kalan ve gelecekte değerlenmesini umduğu yüz dönümlük arazinin satılması onu derinden sarsar. Kardeşinin ihaneti, sevgilisiyle lüks içinde yaşaması ve Azmi'nin emeklerinin boşa gitmesi, hapisteki adamı çileden çıkarır. Bu ihanet, ölüm acısından
Siz dahi olabilirsiniz ve onlar dâhileri hiç sevmez.
Bir grup gencin gizemli bir orman macerasını anlatan bu bölüm, anlatıcının Melisa'yı taşırken yaşadığı zorlukları ve doğaüstü bir deneyimi konu alıyor. Karanlık ormanda sadece anlatıcının gördüğü alev benzeri bir görüntü ve ay ışığında beliren gizemli yapı, hikayeye tekinsiz bir atmosfer katarken, arkadaşlar arasındaki samimi diyaloglar gerçekçi bir gençlik
Bir gece vakti, ormanın huzurunda kendi iç çatışmalarıyla yüzleşen bir anlatıcının düşünceleri... Yabancı kızların davranışlarından, özellikle Seher'den şikâyet ederken, bir yandan da doğaya ve köye duyduğu özlemi dile getiriyor. Baba özlemi ve toprakla bağ kurma isteği, karakterin iç dünyasındaki karmaşayı yansıtırken, doğanın sakinliği ona geçici bir teselli sunuyor.
Bir akşam sohbeti sırasında, anlatıcının Melisa ile kurduğu ilk yakın diyaloğu anlatan etkileyici bir pasaj. Melisa'nın kendinden emin tavrı ve meraklı sorgulamaları, anlatıcının iç dünyasında karışık duygular uyandırırken, sigaralar eşliğinde gelişen bu tanışma anı, aralarında yeni bir bağın başlangıcını işaret ediyor. Melisa'nın kardeşi hakkındaki samimi itirafıyla sonlanan sahne,
BÖLÜM ONBİR: Seher, beklenmedik bir şakanın ardından kızgın olsa da Zuhal'in gelişiyle durum değişiyor. İstifa eden Zuhal'in samimi yaklaşımları, yumurta hediyesi ve kızların arasındaki duygusal anlara tanık oluyoruz. Melek'in doğaçlama tuvalet düzeni ve hijyen kuralları, kamp ortamının samimi ve komik detaylarını gözler önüne seriyor. Arkadaşlık, barışma ve doğada
Zuhal, başarısı sonucu annesinden bir cep telefonu kazanır. Babası iş kazasında ölmüş, annesi tarım işleriyle üç çocuğunu büyütmüştür. Abiler gurbette çalışıp evlenince, ana kız yalnız kalmıştır. Yeni telefonunu kurcalayan Zuhal'ı beklenmedik bir arama şaşırtır - tanımadığı biri ısrarla konuşmak istemektedir. Bu gizemli arayanla sohbet, genç kızın hayatını değiştirebilir
Sıcak bir yaz gecesinde, üç arkadaşın doğa içindeki yürüyüşünü betimleyen bu parça, kuru otların hışırtısını, ağaçların kokusunu ve yıldızlarla dolu gökyüzünü canlı bir şekilde tasvir ediyor. Kenan'ın bıçağını çıkarması ve arkadaşına hediye etmesiyle devam eden anlatım, doğanın sakinliği içinde gelişen dostluk bağlarını ve paylaşımı duyumsatıyor.
Dere kenarında huzur arayan Melek ve arkadaşının nostaljik sohbeti. Lise günlerinden kalan anılar, kopan dostluklar ve değişen hayatlar... Çay eşliğinde geçmişe dair sorgulamalar yapılırken, Aynur hakkındaki merak, Seher'in tepkisiyle karşılaşır. Zaman akıp giderken, sorumlulukların ağırlığı altında özlenen gençlik günlerinin buruk hikâyesi.
Bir kamp macerasının başlangıcını anlatan bu kısa hikâyede, anlatıcı ilk kamp deneyimine hazırlanırken Seher ve kardeşi Melek ile tanışıyor. Hazırlıklar yapılırken karakterler arasında gelişen diyaloglar ve doğa yolculuğunun ilk adımları, merak uyandırıcı bir şekilde okuyucuya sunuluyor. Melekle başlayan ilginç tanışma, hikâyenin devamına dair ipuçları veriyor.
Altıncı bölümde, Seher çocukluk anılarını nostaljik bir şekilde anlatıyor - bahçe kenarındaki ısırganlar, karton evler ve közlenen yemekler... Bunalımdaki bir genç kızın özlemleri ve hayat karşısındaki çaresizliği hissediliyor. Anlatıcı ise Seher'in şikayetlerini anlamıyor, kendi dertleriyle karşılaştırıyor. Bölüm, çöp toplayan bir adamla karşılaşmanın yarattığı utanç duygusuyla derinleşiyor.
Bir köy gezisi sırasında yorgun düşen anlatıcı ve arkadaşı Seher'in hikâyesi. Anlatıcı çay içme umuduyla yaşlı bir köylüyle sohbete girişir, ancak Seher'in aceleci tavırları bu fırsatı kaçırmasına neden olur. Yollarını kaybetmiş iki arkadaşın sıcak bir yaz gününde yaşadıkları küçük gerilimler ve kaçırılan fırsatlar, kısa bir anda beliren insan
Eski bir masa etrafında düşüncelere dalan anlatıcı, Seher'in konuşmalarını dinler gibi yaparak aslında masanın taşıdığı anıları, tanıklık ettiği yaşamları hayal ediyor. Kahkahaların ve hüzünlerin tortulaştığı bu masa, tıpkı yaşlı meyve ağaçları gibi zamanın izlerini taşıyor. İnsan ruhundaki sürekli ölüm ve devam etme çelişkisi, gündelik hayatın akışında sessizce varlığını
Bir yolcunun kaldığı yerde düşüncelere dalışını ve ev sahibesi Seher'le olan ilişkisini anlatan bu parça, ayrılık hüznü ve kalma isteği arasında gidip gelen duygusal bir anı betimliyor. Yazar, etrafındaki nesnelere duyduğu merakla gündelik hayatın derinliklerini sorgularken, Seher'in beklenmedik samimi dokunuşuyla düşüncelerinden sıyrılıyor ve bu anın sonsuza dek sürmesini
Li̇se Sonrasi Gençler....ne Hallere Gi̇rer, Düşer?
Li̇se Sonrasi Çok Büyük Sikintilar, Tehli̇keler İçeri̇r.
İş Bulacaksin.
Sürekli̇ Çalişacaksin.
Türlü Türlü İşler Yaptim.
2005 yılında şair bir arkadaşımla ortak bir kitap çıkardık, halen satıştadır, arama motorunda ararsanız çıkar: “İsa Kantarcı, Karma”, yazmaya şiirle başladım, birçok edebiyat dergisinde, gazetede şiir ve öykülerim yayınlandı. E Edebiyat Dergisi’nde 4 öyküm yayınlandı mesela. Senaristim. Sonra e kitap çıkarayım dedim, Çok okundu. Sitedeki okunma istatistiıklerimden bazıları: “İKİ KIZ BİR ERKEK" Burdaki oranı: 1202 okunma. "Şeftali Bahçesinde": 1876. "Köylü Kız Kezban": 8301. "Murat, Mevlüt, Muzaffer ve İsa:" 7546. "Saplantılı Aşk ve Yapayalnız Günler:" 5259. "Kurtlar ve İnsanlar:"13371 " : EN ÇOK OKUNAN ROMANIM. Basılma onayı alan kitabımı bitirmeye çalışıyorum. Ha, bu arada benim ilk yazdığım öykülerden biri: “İki Yalnız,” onu bu siteye yükledim, en çok okunan öykü oldu olmuştu. Siz o zaman yoktunuz! Kendimi aşarsam başarabilirim. Muazzam bir bioenerjim vardır. O sürekli kapasite patlaması halindedir. O yazdıklarıma geçer. Çemberin merkezinde, uzay, ülke, dünya, ruhlar alemi. Pes etmemeye dayalı yaşam tarzı.
samsun.
SEVİLMEMESİ GEREKENLERİ SEVER.
Uzay
Süssüz yalın dil.
jack london
charles bukowski