Beş Boyutlu İmgeler Şiir Tahlili
Gece var nârda Nur’ u görmez gözün hiç sesi!
Gece var gündüzlerin kundakçısı geceler!
Gece var altı şarta tecavüzün iç sesi!
Gece var beş vakitin varakçısı geceler!
"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"
"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"
Gece var nârda Nur’ u görmez gözün hiç sesi!
Gece var gündüzlerin kundakçısı geceler!
Gece var altı şarta tecavüzün iç sesi!
Gece var beş vakitin varakçısı geceler!
Şiddeti çözüm olarak görenler, 1998 senesinde Trabzon’un Çömlekçi mevkiinde zabıta komiseri ‘adam gibi adam’ olan Köprübaşılı Ahmet Hamdi Altuntaş’ı susturarak kirli kan denizlerine bir damla daha akıttılar. O henüz 32 yaşında, ömrünün baharında arkasında onlarca gözü yaşlı insan bırakarak ebediyete ‘şehit’ sıfatıyla göçtü. Allah rahmet eylesin.
YZ
Dünya üç kutuplu bir eksene ayrılmıştır. Avrasya, Doğu Asya ve Okyanusya şeklinde. Görünüş itibariyle üç kutuplu gözükse de aslında anlatılan tek kutuplu bir dünyanın yansımasıdır.
Şule Gürbüz
öyle kahrediciki geceler...
Bu çalışmada yer alan tüm yorumlar kurmacadır.Varolan tüm yorumlara ilişkin herhangi bir benzerlik tümüyle rastlantısaldır.
İyi planlanmamış bir öğretimde geribildirim «feedback» yoksunluğu yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de fosilleşmelere (fossilization) yol açacak, «yanılgı incelemelerine» konu olacaktır.
Orhan Kemal, 1914'de zengin ve entellektüel bir ailenin çocuğu olarak doğmuş. Rahat aile ortamı, babasının siyasal nedenlerle sürgüne gitmesiyle bozulmuş. Çocuk yaşta babasıyla birlikte sürgünü yaşamış, ekmek kavgasına girişmiş.
Ayhan Sicimoğlu aşkı modern zamanlara ve Latin ezgilerine uyarlamış. Dantel mendiller eskiten içli bir aşk şarkısı beklerseniz, inanın daha çok beklersiniz. Şarkının adı “oynama, kaynana, kaynama, kaynatma, oooooh, oynama, kaynama, kaynatma, kaynana…” Nasıl yani? Ayhan Sicimoğlu bizi merakta bırakmadan “içli” aşk öyküsünü anlatmaya başlıyor. “Bu varoşlarda yaşayan punkçı,
1930’lu yıllarda, ekonomik destek olsun diye, Vali ve Belediye Reisi Muhiddin Üstündağ'ın girişimi ile Konservatuvar'da görevlendirildi. 1940’lı yıllarda doktoru olduğu kadar dostları da olan Mazhar Osman ve Rahmi Duman'ın aracılığı ve Valiliğin oluru ile Bakırköy Akıl Hastahanesi'nin 21 nolu koğuşu ona ayrıldı. İstediği zaman gelir, yatar, dinlenir ve
Şair kimdir,nedir,kime şair derler?Bir tane şiir yazanda şair midir,yoksa şair olmak için yüzlerce şiir yazmak mı gerekiyor?.Şair nasıl olunur? Düzgün cümleler alt alta getirilerek yazıldığında şiir olur mu?
Mehmet Rauf