1984 (Nineteen Eighty - Four)
Dünya üç kutuplu bir eksene ayrılmıştır. Avrasya, Doğu Asya ve Okyanusya şeklinde. Görünüş itibariyle üç kutuplu gözükse de aslında anlatılan tek kutuplu bir dünyanın yansımasıdır.
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
Dünya üç kutuplu bir eksene ayrılmıştır. Avrasya, Doğu Asya ve Okyanusya şeklinde. Görünüş itibariyle üç kutuplu gözükse de aslında anlatılan tek kutuplu bir dünyanın yansımasıdır.
Gece var nârda Nur’ u görmez gözün hiç sesi!
Gece var gündüzlerin kundakçısı geceler!
Gece var altı şarta tecavüzün iç sesi!
Gece var beş vakitin varakçısı geceler!
YZ
Bu çalışmada yer alan tüm yorumlar kurmacadır.Varolan tüm yorumlara ilişkin herhangi bir benzerlik tümüyle rastlantısaldır.
Halid Ziya Uşaklıgil
Bu yazı, İslam'daki dinî bayramların Kur'an'da bulunmamasından doğan teolojik tartışmayı ele alıyor. Geleneksel din anlayışı ile Kur'an merkezli İslam anlayışı arasındaki farkı inceleyerek, bayramların dindeki yerini sorguluyor. Ankebût Suresi'nin 51. ayetini referans göstererek Kur'an'ın yeterliliği üzerine düşündürüyor ve okuyucuyu İslam'ın özü hakkında derinlemesine bir sorgulamaya davet ediyor.
Orhan Kemal, 1914'de zengin ve entellektüel bir ailenin çocuğu olarak doğmuş. Rahat aile ortamı, babasının siyasal nedenlerle sürgüne gitmesiyle bozulmuş. Çocuk yaşta babasıyla birlikte sürgünü yaşamış, ekmek kavgasına girişmiş.
Bu makale, İslam'da Müslümanların diğer din mensuplarıyla ilişkilerini, özellikle Maide Suresi 51. ayetinin doğru yorumlanması bağlamında ele alıyor. Yaygın yanlış anlamaları düzelterek, İslam'ın diğer dinlerle ilişkiler konusundaki kapsayıcı yaklaşımını Kur'an ayetleri ışığında inceliyor.
Yazı ve görsellik birbirine nerelerde değer, nerelerde ayrılır? Birbirini kullanır mı, yararlanır mı? Ne kadar gerek vardır birinde diğerine?
Mevlid' in yazılışının 600.yıldönümü münasebetiyle, bu güne kadar yazılan mevlidler, toplumun ilgisi, mevlidhanlar, edebi, müzikal ve tarihsel yönden incelenmesi...
Ayhan Sicimoğlu aşkı modern zamanlara ve Latin ezgilerine uyarlamış. Dantel mendiller eskiten içli bir aşk şarkısı beklerseniz, inanın daha çok beklersiniz. Şarkının adı “oynama, kaynana, kaynama, kaynatma, oooooh, oynama, kaynama, kaynatma, kaynana…” Nasıl yani? Ayhan Sicimoğlu bizi merakta bırakmadan “içli” aşk öyküsünü anlatmaya başlıyor. “Bu varoşlarda yaşayan punkçı,
2003 yılından bu yana şair, yazar, araştırmacı, bestekar Sabit İnce adına dostları tarafından verilen edebiyat ödülüdür. roman, şiir, anı, inceleme, deneme, röportaj ve hikaye dallarında ödüller verilmektedir.
Kitap şu tümceyle başlar: San Salvatorenin çanları Josef Breueri daldığı düşünceden sıyırdı.
"2008 yılında Cannes Türk filmlerinin gösterim yılı oldu diyebilirim. O kadar filmin arasından “Üç Maymun”un seçilmesi de önemli idi. Önümüzdeki yıl için yine katılma daveti aldık, eğer film yapabilirsek yine katılırız."
Şebnem İşigüzel