Kitap - Martı Jonathan Livingston
Bir martıya istediği gibi uçmakta özgür olduğunu anlatmak ne kadar zor…
"Yazmak, aslında kendimizi bu dünyaya tam olarak ait hissetmediğimizin kibar bir itirafıdır." - Franz Kafka"
"Yazmak, aslında kendimizi bu dünyaya tam olarak ait hissetmediğimizin kibar bir itirafıdır." - Franz Kafka"
Bir martıya istediği gibi uçmakta özgür olduğunu anlatmak ne kadar zor…
Kur'an-ı Kerim'deki "her şeyin bir ölçüye göre yaratıldığı" ayetinden yola çıkan bu metin, evrendeki sistemlerin belirli yasalar ve dengelerle işlediğini vurgular. Bu ilkenin fiziksel dünyada olduğu kadar sosyal, siyasal ve ekonomik sistemlerde de geçerli olduğunu belirtir. Tarih boyunca yükselen ve çöken medeniyetlerin bu evrensel yasanın örnekleri olduğunu, Akad
YZ
Günlük yaşantımızı artık pekçok yönüyle saran Sansür ve kurumları bizi ne yerine koyar? Akılcı bir sansür mümkün mü? Sansüre karşı neler yapılabilir?
Gaye Boralıoğlu
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına...
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Kur’an, iman edenlerin hep az sayıda olduğunu haber verir. Neden insanların çoğu iman etmez?.. Kuşkusuz bunun pek çok nedeni var. Ancak en temel iki nedenden ilki, insanın...
O hiç bir zaman sıradan olmadı. Sorbonne'da hukuk okumak, 5 dili konuşabilmek, Paşanın yaverine bir kraliçe edasıyla; 'Çekiliniz, Paşayı göreceğim, ne için olduğu ise sadece Paşayı ilgilendirir' diyebilmek ve bütün bunları 22 yaş delişmenliği, cesareti ve bir hanımefendi zarafeti ile yapabilmek. Ne kadar baş döndürücü değil mi? Babası
Kına mı Yaktın (Eline)
Güzel bir geleneğimizdir kına yakmak. Evlenenlere, askere gidenlere, sünnet olan çocuklara bir de kurbanlık koyunlara yakılır bildiğim kadarıyla...
III. Selim, son iki yaklaşımın görüşlerini dikkate alarak öncelikle mevcut devlet sistemini tepeden tırnağa yenileştirmeye çalışırken diğer taraftan da devrimci bir yaklaşımla tamamen Batılı tarzda yeni kurumlar ihsas etme gayretine girdi. Bu amaçla tüm ayrıntıları önceden düşünülüp hesaplanarak mevcut orduya alternatif ‘Nizam-ı Cedid’ adında yeni bir ordu kuralacaktı.
Bir ada ve orada yaşayan insanlar. 1492 yılında sömürgeci İspanya tarafından sömürülmeye başladıktan 1898 yılına kadar zengin bir ada idi...
İbrahim Hamdi Efendi'nin Kaleminden Devrek ve Bölgemiz
1970’li yıllardan itibaren alternatifsiz gibi gösterilerek uygulanmaya başlayan neo-liberal iktisat politikalarının artık sürdürülemez hale geldiği bu krizle birlikte çok net bir biçimde ortaya çıkmıştır. Düzenlenmemiş piyasaya olan inanç artık sarsılmaya başlamıştır. Kapitalist sistemin dışarıdan bir müdahaleye gerek olmadan kendi kendini düzenleyeceği, Adam Smith’in meşhur tabiriyle “görünmez el” in
Şule Gürbüz