Eleştiri > Toplum ve Birey
Öyle mi Alay Komutanı?
Böyle bir hikaye değil belki onunki Belki kayıplarından dolayı arkasındakiler de bağırıp, çağırmak istemiyor ama o efsane konuşmasıyla umutsuzca yaşayan binlerce kişinin içindeki adalet özlemini körüklemeyi başardı Kamil Kartal.
Kırk Şehitli Bir Yürek
Evet, şehitler ölmüyor, zihniyeti bozuklar yüzünden eşi, çocukları, anası, babası, kardeşleri, bacıları ölüyor. Siz, sadece yoksul evlerine bir bayrak asıp, acılarını bile kendilerince yaşamalarına izin vermeyip, bir sloganla perdeliyorsunuz.
İçimden Çıkan Küheylan...
Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını
"Put Adam" ve Yazan Nemrut Üzerine
Şimdi internette dolaşırken, Ayten Mutlu'nun bir paylaşımında rastladım bu kitaba ve şöyle bir göz gezdirdim.
Kadir Mısıroğlu denilen fitneci alçağın farklı bir versiyonu bu kitabı kaleme almış. Aklıma ilk gelen Hz. Muhammed'e Ebter diyen Ebu Leheb oldu. Hakkında bir sure iniyor ve kendisinin soyu kesildiği için
Bu Günün Bilimi Nereye Kime Hizmet Ediyor
insanlara az yiyin çok çalışın yoksa hamam böcekleri genleri aşılarım size çünkü hamam böcekleri çürümüş yiyeceklerle bile besleniyor ama yapı itibarı ile egemen sınıfa daha iyi hizmet edebilirler diyor. Gölgesini satamadığı ağacı kesen zihniyetin sadece doğaya değil insanlığa da düşman olduğunu ne zaman göreceksin ey insan.
Yaşanılan / Yaşatılan Paradoks
Bugün bir yazı okudum. Yazı bir gencin “Gençlik nereye gidiyor?” sorusuna verilen cevaplara eleştirisi… Bu genç de biz yetişkinleri eleştiriyor ve bu eleştirisinde yerden göğe kadar haklı… Özetle bu genç arkadaşın dediği şu; siz bizi nasıl yetiştirdiniz de, bizden ne bekliyorsunuz…
Bet Ofisleri ve Gece Kulüpleri Gerçeği
Bet ofisleri, son 15 yılda mantar gibi çoğaldı adamızda. Neredeyse her sokağa girdi. Bırakın sokakları, internet yoluyla, evlerimize kadar girdi.
Bir sokakta en az 10 tane bet ofisine rastlamak mümkün. Tabii orada çalışan onlarca kişi bulunuyor. Bunlar, nereden bakarsanız bakın, şu işsizlik ortamında iş bulup kazançlarını
Aforizmlar
John Steinbeck'in dediği gibi her insan kendi ateşini taşır. Ama o ateşi başkaları yakar.
Hayata Nasıl Bakıyorsunuz?
Bir gün ansızın duvarların çizili olduğunu görüyorsunuz. Küçücük çocuğunu almış pastel boyaları eline ressamlığa soyunmuş. Bütün duvarları neredeyse boydan boya çizmiş rengarenk kalem boyalarla
Ne yapacaksınız? Kıyamet mi koparacaksınız? Çocuğa mı kızacaksınız? Hayır. Sadece bakıp gülümseyeceksiniz. Çünkü bunu yapan sizin canınız. Olsun diyeceksiniz. Hoşgörüyle bakacaksınız. Hem
Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?
Onur ve can ancak Allah'a son nefeste verilirmiş. O
yavruların ne suçu vardı?
Bilinen 34 dernek çocukları kirleten vakfı korumak adına
girişimlerde bulunmuşlar bile. Ya Çağdaş Yaşama Dernekleri
hallaç pamuğu gibi tarumar edilip, 35 bin çocuğun bursları
Coğrafya - Aşk - Kader
Ne zıkkım şey değil mi?
Doğdun, dünyaya geldi. Sana soran eden olmadı bak arkadaş, doğacağın gezegen şu, kısıtların bunlar, doğduğun zaman bu olacak, doğduğun ülke şu olacak, annen baban bunlar, bir de akrabalar vs vs
Bu konuda hiçbir tercihin yok. Adını seçme tercihin de
yarın Ne Olacağını Kim Biliyor?
Önemli olan insanın ne olduğunu ve nereden geldiğini bilmesi. Nankör olmaması Unutmamalı ki dağın zirvesine ulaşmak için eteklerden yukarı doğru yürümek ve tırmanmak gerek. Eğer bunu başaramazsan zirveye ulaşamazsın. Zirveye ulaşmak da önemli değil. Önemli olan orada nasıl kalabileceğini ve ne yapacağını bilmendir. Bunu bilmediğin an, aşağıya düşmek
İçimizdeki "Boş Şehir"ler...
Anneler babalar ve kahırdan ölmeler faslını geçtikten sonra sıra geliyor "beni ne kadar kırdın biliyor musun?" durumuna. Aslında ben bu iki kardeşi ironik biçimde çok şanslı görüyorum. Çünkü dünyanın bir çok yerinde kardeşler hayatları boyunca bu kırgınlıklarını dile getiremiyorlar bile. Bu kırgınlıklar ve içe atmalarla gidiyorlar mezara. Ölüme
Mutluluk ve Huzur
Ortaya konacak hiçbir çaba, yapılacak hiçbir değişiklik, dokunacak hiçbir sihirli değnek insanlar için mutluluğu ve huzuru sağlayamaz.
Bilimsel olarak ya da matematikle fizikle açıklanamayacak olgulardır bunlar. İspatı yoktur bunların, teoriden ibaretlerdir. Her denekte farklı sonuçlar veren, farklı anlamlara tekabül eden bir veri asla bilimsel olamaz, göreceli
Var mı İnsanlığından Utanan
Neden en güzel şeyler kötülerin olur? En çok zalimlerin dostu olur. En çok hırsızların, vicdansızların seveni bulunur. En çok kara bulutların olduğu saatlerde yağmur yağar. En çok çiçekler sıcak havalarda açar. En güzel gökyüzü karanlıkta bulunur. Neden en güzel an gün batımlarında oluşur? En içten gözyaşı acının doruğa
Liyakat
Kafa yapimiz degismedigi surece ister yonetim bicimimizi, ister iktidarimizi, isterse dinimizi degistirelim hicbir sey olmayacaktir. Kendi kendine hesap veremeyen bir sistemin parcasi olmus, sorgulamaya da korkar olmusuz. Oto sansuru bir kenara biraktigimizda istedigimizin ne oldugunu goremiyoruz. Simdiden yazayim ben. LIYAKAT!
Utandım İnsan Oluşumdan
Gerçi tavuk yemeyi de hormonlu oluşundan dolayı Çin hükümetinin tavuk satan, yedirenler için aldığı idam kararı sonucunda- bıraktım ya Neyse ne canım, en iyisi ben asıl konumuza döneyim:
Muhammed Can S. Demirtaş'a Soruyor
Kısa bir açıklama:
Yazarlarımızdan Şükrü Gülmüşün arkadaşımızın sorduğu soruyu, sayın Muhammed Cana da sorduk ve ilk defa kendisinin yanıtını veriyoruz.
İlk daime zordur.
Ama Can zor soruların ve zor görevlerin insanıdır.
Selamlarımızla.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
KİTAP İZLERİ
Mai ve Siyah
Halid Ziya Uşaklıgil

















