"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"

Eleştiri > Toplum ve Birey

karamsar

Mutluluk ve Huzur

Ortaya konacak hiçbir çaba, yapılacak hiçbir değişiklik, dokunacak hiçbir sihirli değnek insanlar için mutluluğu ve huzuru sağlayamaz.
Bilimsel olarak ya da matematikle fizikle açıklanamayacak olgulardır bunlar. İspatı yoktur bunların, teoriden ibaretlerdir. Her denekte farklı sonuçlar veren, farklı anlamlara tekabül eden bir veri asla bilimsel olamaz, göreceli

karamsar

Var mı İnsanlığından Utanan

Neden en güzel şeyler kötülerin olur? En çok zalimlerin dostu olur. En çok hırsızların, vicdansızların seveni bulunur. En çok kara bulutların olduğu saatlerde yağmur yağar. En çok çiçekler sıcak havalarda açar. En güzel gökyüzü karanlıkta bulunur. Neden en güzel an gün batımlarında oluşur? En içten gözyaşı acının doruğa

olumsuz

Ağır Bedeller Ödenir

Eğitim ve öğretim bir ülkenin olmazsa olmazlarındandır... Yurdun, her aşamadaki -İlk, orta, lise, üniversite, lisans üstü- eğitimi oturmamışsa, aksaklıklar varsa, o okullardan mezun olan öğrencilerde içinden çıktıkları toplumlara yeterince faydalı olamayacaklardır...

olumsuz

Coğrafya - Aşk - Kader

Ne zıkkım şey değil mi?
Doğdun, dünyaya geldi. Sana soran eden olmadı bak arkadaş, doğacağın gezegen şu, kısıtların bunlar, doğduğun zaman bu olacak, doğduğun ülke şu olacak, annen baban bunlar, bir de akrabalar vs vs
Bu konuda hiçbir tercihin yok. Adını seçme tercihin de

olumlu

Aşağı Yukarı Değil İleri Bak!

Hangimizin hayata hangi pencereden baktığının, algıladığının ya da yargıladığının pek bir önemi yok. Yeter ki ileriye doğru adımlarla ilerlemeyi isteyin. Yeter ki içinde adalet, eşitlik, hak ve anlayış olsun.

olumsuz

Nobel Ekonomi Ödülü Kime Verilmeli Aslında

Ali Bey işçi emeklisi bir vatandaş. Alsın alsın ikibin lira para geçiyordur ancak eline. Ali Bey bu iki bin Türk Lirası ile harikalar yaratmaktadır güzel yurdum Türkiye'de... Var mı onun gibi bir babayiğit, sorarım size? Üç tane çocuk okutmakta, dahası ev kirası vermekte, sonrasında da mutfak masraflarını karşılamakta,

dramatik

İçimizdeki "Boş Şehir"ler...

Anneler babalar ve kahırdan ölmeler faslını geçtikten sonra sıra geliyor "beni ne kadar kırdın biliyor musun?" durumuna. Aslında ben bu iki kardeşi ironik biçimde çok şanslı görüyorum. Çünkü dünyanın bir çok yerinde kardeşler hayatları boyunca bu kırgınlıklarını dile getiremiyorlar bile. Bu kırgınlıklar ve içe atmalarla gidiyorlar mezara. Ölüme

karamsar

Masallarla ve Yalanlarla Dolu Hayatınızı Ne Edeyim

Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.

olumsuz

Hızlı Yaşayıp Genç Ölünce Ceset Yakışıklı Olmayabilir

Araba tutkusu, sürat motoru tutkusu hemen hemen hepsinde bir tutku ve alışkanlık haline gelmiş. Sadece onlar olsa iyi, her türlü kötü alışkanlık da peşinden geliyor. Sigara, alkol artık rutin şeyler. Esrar, hap, her türlü uyuşturucu ve çarpık ilişkiler almış başını gidiyor... Hayır içten içe çürüyorlar da farkında değiller...

olumsuz

Koz Savaşları

Oldu ya Zor ama Kazansınlar diyelim Kalıcı olmayacak Niye? Çare beklediklerinde liyakat ve adalet yok da ondan

olumsuz

Her Gelen Adaletsizliğiyle Gelir

Bir zindana atılmakla bir camiye, bir kiliseye veya bir ideolojinin içine zorla sokulmak arasında hiçbir fark yoktur. Özür dilemek zorunda bırakılmak, sözle, gözle, tacize uğrayıp bütün bunları sineye çekmek zorunda bırakılmak hapse atılmaktan farklı değildir. Yetkiler ve güçler putlaştırılır ve bunlara boyun eğme mecburiyeti önüne dilekçelerle, yönetmeliklerle, kanunlarla

olumsuz

Utandım İnsan Oluşumdan

Gerçi tavuk yemeyi de hormonlu oluşundan dolayı Çin hükümetinin tavuk satan, yedirenler için aldığı idam kararı sonucunda- bıraktım ya Neyse ne canım, en iyisi ben asıl konumuza döneyim:

eleştirel

Muhammed Can S. Demirtaş'a Soruyor

Kısa bir açıklama:
Yazarlarımızdan Şükrü Gülmüşün arkadaşımızın sorduğu soruyu, sayın Muhammed Cana da sorduk ve ilk defa kendisinin yanıtını veriyoruz.
İlk daime zordur.
Ama Can zor soruların ve zor görevlerin insanıdır.
Selamlarımızla.

karışık

Eleştirinin Eleştirisi - 2

-Kendisine büyük bir miras kaldı,ama o sonunda hapishaneye düştü ve yaşamını intiharla noktaladı.Para ona uğursuzluk getirdi.
\- Akılsızlara, zenginliğin iyiliği yerine kötülüğü dokunur .

olumlu

Franca Rame ve Dario Fo"dan "Kadın Oyunları" ve Zeynep Nutku

“Uyanış”, fabrikada çalışan işçi bir kadının sabahın erken bir saatinde kalkması ve uyku sersemi bebeğini kreşe götürmek için hazırlanmasıyla başlar. Ama evden bir türlü çıkamaz. Çünkü evin anahtarını bulamaz. O evin anahtarını nereye koyduğunu hatırlamaya çalışırken anlattığı kısa anlık öykülerle bize hayatı hakkında ipuçları verir. Nasıl deli gibi

iyimser

Hayata Nasıl Bakıyorsunuz?

Bir gün ansızın duvarların çizili olduğunu görüyorsunuz. Küçücük çocuğunu almış pastel boyaları eline ressamlığa soyunmuş. Bütün duvarları neredeyse boydan boya çizmiş rengarenk kalem boyalarla
Ne yapacaksınız? Kıyamet mi koparacaksınız? Çocuğa mı kızacaksınız? Hayır. Sadece bakıp gülümseyeceksiniz. Çünkü bunu yapan sizin canınız. Olsun diyeceksiniz. Hoşgörüyle bakacaksınız. Hem

üzgün

İçimden Çıkan Küheylan...

Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını

Başa Dön