"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece daha pahalı." - Mark Twain (kurgusal)"

Eleştiri > Toplum ve Birey

eleştirel

Yeniçeri

Atatürk'e saygı duyan, üniter yapıyı savunan, iyi derecede İngilizce bilen, az biraz Kuran, az biraz İncil, az biraz Tevrat okumuş, Muaviye ve Ali karşısında, Ali'yi destekleyen birini mi yoksa Kılıçdaroğlu'nu mu desteklersiniz?

olumsuz

Yersen Revani Yemezsen Tulumba

Memlekette bu kadar aç ve açıkta insan varken, insanlar bırak o yemeklerden tatmayı, bir kuru ekmek, bir kuru soğan ile günlerini geçiriyor ise, ayıp oluyor gerçekten, o programlar ile seyircilerin karşısına çıkmak. Daha aklı başında bilgi ve kültür dolu programlar yapın da bu arıza tipleri de bizim karşımıza

üzgün

Kimin Hayatı Roman?

Tüm film yapımcıları insanların ciğerlerini delen hayat hikayelerinin peşinde! Geçen gün tanıştığım Müslüm filminin yapımcısı Nurinisa Yıldırım hanım da aynı hikayeyi arıyor olsa gerek ki şimdi yeni filmi Bergeni çekiyor

olumsuz

Ben İse Ahıra Bağlı Öküz Gibi Debelenmekteyim

Bir palto kaç para? Üşüyorum, değerim buz olmak... Arkadaşlarım nerede? Mangal yürekli insanlar nerede, sıcak ellerini uzatsınlar bana. Üşüyorum. Herkes neşeli şarkılar eşliğinde çayını yudumlamakta. Simit satsam, züppelerin ite kediye benzeyen çocukları dalaşmakta bana. Herkes gücünün yettiğine aslan ya da paşa. Tüm krallıkları yıkmak istiyorum şu an şu

nostaljik

Bakkallık Güzel ve Saygın Bir Meslekti Eskiden

Bakkallar yavaş yavaş hayatımızdan çıkıyorlar. Ekonomik gelişmeye kurban gittiler, kapitalizmin çarkları onları da öğüttü... Oysa ne güzeldi seksenli doksanlı yıllarda ve hatta daha öncesi yetmişli yıllarda, mahalle bakkalları... Erken açılırdı bakkallar. Saat altı altı buçuk dedi mi, bakkallar faaliyete geçerdi. Şimdiki büyük marketler gibi saat dokuzu, onu beklemezlerdi...

karışık

Eleştirinin Eleştirisi - 2

-Kendisine büyük bir miras kaldı,ama o sonunda hapishaneye düştü ve yaşamını intiharla noktaladı.Para ona uğursuzluk getirdi.
\- Akılsızlara, zenginliğin iyiliği yerine kötülüğü dokunur .

mizahi

Durumlar Kel İse Ne Yapmalı

Yıllar yılı gazetelerde görürüm şu ilanı ''Müjde kelliğe çare bulundu, bu mucize ilacı tak diye alıp saçsızlık derdini şıp diye çözeceksiniz.'' Bir de tanınmış gazeteler verirler bu ilanı da ben şimdiye kadar o ilacı kullanıp da ''Hah ben de bu ilaç ile sırma gibi saçlara kavuştum.'' diyenini görmedim...

olumsuz

Düşünün Bunları

Evvelden mesela vakti zamanında, kimi kimi bazı güç sahipleri dışarı çıkma yasağı koyduğunda kimi kimi bazı insanlar dışarı çıkıyor, eleştiriliyor, hatta ve hatta asalaklıkla suçlanıyordu Değişen ne peki?

üzgün

İfakat Belgeseli

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli

olumsuz

Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?

Onur ve can ancak Allah'a son nefeste verilirmiş. O
yavruların ne suçu vardı?
Bilinen 34 dernek çocukları kirleten vakfı korumak adına
girişimlerde bulunmuşlar bile. Ya Çağdaş Yaşama Dernekleri
hallaç pamuğu gibi tarumar edilip, 35 bin çocuğun bursları

eleştirel

Muhammed Can S. Demirtaş'a Soruyor

Kısa bir açıklama:
Yazarlarımızdan Şükrü Gülmüşün arkadaşımızın sorduğu soruyu, sayın Muhammed Cana da sorduk ve ilk defa kendisinin yanıtını veriyoruz.
İlk daime zordur.
Ama Can zor soruların ve zor görevlerin insanıdır.
Selamlarımızla.

iyimser

Hayata Nasıl Bakıyorsunuz?

Bir gün ansızın duvarların çizili olduğunu görüyorsunuz. Küçücük çocuğunu almış pastel boyaları eline ressamlığa soyunmuş. Bütün duvarları neredeyse boydan boya çizmiş rengarenk kalem boyalarla
Ne yapacaksınız? Kıyamet mi koparacaksınız? Çocuğa mı kızacaksınız? Hayır. Sadece bakıp gülümseyeceksiniz. Çünkü bunu yapan sizin canınız. Olsun diyeceksiniz. Hoşgörüyle bakacaksınız. Hem

umutlu

Namussuzlar

Namus; muhtemelen İbranice'den diğer diller geçmiş olan bir kelime. Arapça'da nâmûs, Süryanice / Aramice'de nimus, Eski Yunanca'da nomos olarak kullanılıyor. Namus kavramı her dilde, bir toplumun onurlu yaşaması, başkalarına zarar vermemesi, kadim yasa anlamında kullanılmakta.

üzgün

İçimden Çıkan Küheylan...

Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını

olumlu

Franca Rame ve Dario Fo"dan "Kadın Oyunları" ve Zeynep Nutku

“Uyanış”, fabrikada çalışan işçi bir kadının sabahın erken bir saatinde kalkması ve uyku sersemi bebeğini kreşe götürmek için hazırlanmasıyla başlar. Ama evden bir türlü çıkamaz. Çünkü evin anahtarını bulamaz. O evin anahtarını nereye koyduğunu hatırlamaya çalışırken anlattığı kısa anlık öykülerle bize hayatı hakkında ipuçları verir. Nasıl deli gibi

Başa Dön