"Spermler" Sokakta Yarışıyorlar
İki araba veya daha fazlası sokak tabiriyle kapışırlarken yumurta yoluna bırakılmış spermlere benzemiyorlar mı?
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, ama henüz yazılmamış olanın." - Ursula K. Le Guin"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, ama henüz yazılmamış olanın." - Ursula K. Le Guin"
İki araba veya daha fazlası sokak tabiriyle kapışırlarken yumurta yoluna bırakılmış spermlere benzemiyorlar mı?
Çok değil; yalnızca birkaç yıl önce yaşamımıza girmeye başladı, bu kendi küçük marifetleri büyük makine. Önceleri çok ihtiyaç duyan kişiler tarafından kullanılan lüks bir araçtı. Medyada sıkça görülen tanıtımlar sonucunda biraz daha alıcı buldu. Buldu ama
Adapazarı sanki bir masaldı bu sefer. Sanki bir ceza… Bilgisizliğimize, bilgiden uzak oluşumuza, birbirimizi çekemezliğimize, kindarlığımıza, samimiyetsizliğimize, çıkarlar uğruna bir şeyler kullanmamıza bir ceza. Adapazarı’nı anlamak bizden çok uzak…
Fikrimce birey olmakla bireyselleşme farklı şeyler. Birey olmak iş ve düşünce alanlarında kendi olabilme ve bu kendi olabilmenin faturasını da hiç kimseye bahane bulmadan yine kişinin kendisinin ödeyebilmesidir. Yani kuru kalabalığa uymayan, gerektiğinde sürüden ayrı olabilen, olabilmenin de sebeplerini –öncelikle kendisi ile çelişkiye düşmeden- mantıklı ortaya koyabilen kişidir
Asıl korkulacak şey eğer karanlık hakimiyetini sürdürüyorsa gündüzün üstünde işte o zaman korkmalıyız.Nice karanlıklar bizi bekliyor...
yazı,kasım ayı incir alternatif kültür fanzinin de yayımlanmıştır
kadınlık kutsal bir değerdir onların aldanışı toplum olarak yok oluşumuzdur
Yasamin sinirsiz çikmazlarinin kusattigi yerdeyim.
Insanligin mumla aranmasi gereken bir zaman...
Evet, valimizi kaybettik. O Türkiye’nin valisiydi. Yaşadığı ilçedeki kaymakamın, ildeki valinin adını bilmeyenler onun ismini biliyordu. Çünkü o bu toprakların değerlerinden beslenen bir anlayışla yapıyordu işini. Onun bürokratlık anlayışında asık suratlılık yoktu. Halkına hizmet vardı. O,valisi olduğu şehirlere hâkim değil hadimdi.
Aynı kaldırımlarda yürüyüp ,ıslak kaldırımlarının aynı soğuğunu yaşadığımız,yazları kuru sıcağı paylaştığımız, aynı tastan su içip, aynı kaptan yemek yediğimiz,
Bayramlarda hep tek yürek önce camiye gidip,sonra büyükleri dolaştığımız bi mahallemiz vardı bizim….
Vefa, Allah için sevdiği dostlarını her ne pahasına olursa olsun satmamaktır. Onu yarı yolda bırakmamak, arkadan hançerlememektir. Adam aldatmamaktır vefa. “Sen de mi Brütüs” dedirtmemektir.
Âblar dolâblar yekdiğerinden âh çeker
Birbirinden müştekî mağdûrlar gaddârlar
...bu çıldırtan sessizliği hangisi dinledi,hangisi kulak verdi onlara?Ne yaptılar onlar için!?Ne yaptıklarını ben söyleyeyim size.Seda Sayan gibi kendilerine benzeyen,kendilerinin aynısı olan kadınları biraz makyaj,biraz dekolte çıkardılar ekranlara.Hep b