Kaçak
Sensizliğim acı veriyordu bana, karanlık sokakların sensizliğinde, ölümün beni daha çabuk bulmasından korkuyordum ve ben bu nedenle en kolay yolu seçtim: Sensizliğimden kaçtım.
"Gelecek, şimdinin geçmişidir; ama ne yazık ki kimse yeterince not almaz." - Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir; ama ne yazık ki kimse yeterince not almaz." - Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
Sensizliğim acı veriyordu bana, karanlık sokakların sensizliğinde, ölümün beni daha çabuk bulmasından korkuyordum ve ben bu nedenle en kolay yolu seçtim: Sensizliğimden kaçtım.
Hafta sonu ise; Gittiğimiz Sakarya’da Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği topluluğu koro şefi Dr. Ferdi Koç eşliğinde hüzzam makamında bir şarkı. Bu şarkının sözlerini anlamama rağmen beni alıp götürüyor derinlere. Yıldırım Bekçi – ‘’Özlediğim Şarkısın’’ kulaklarımda.
kocaman bir çınar ağacının dibinde yaprakların yeşilliğinde hülyalara dalmışken yazdığım bir denemedir..
Aslında senin de adın yok, seninle geçen zamanlarında..
Usandım ve uslandım artık; böyle kalsın her şey! Bilinmedik...
Afrodizyak etkisiyle kokusu insanın aklını başından alırken; fazlası her zaman kalbi yorar sıkıştırır nefesini daraltır. Ama insanoğlu vazgeçmez aşktan.
umutlarımdın, ufkumdun, şafağımdın her karanlığın arkasından.şimdiyse gece gibisin...yalnız kaldığımdatek düşündüğüm, hem korkup hem muhtaç olduğumm.
dudaklarında ki acı tebessümle düşünmektedir bu son deminde.. ;
‘’ pişman değilim... iyiki sevdim seni..... iyiki daldım denizine.... iyiki varsın aşk...’’
bir son cümle söylemek zorundaydık değil mi!
kocaman bir aşktan geriye kalmayı bile beceremeyn,yitik,arsız ve sensiz bir cümle...
Beynimin sağ köşesindeki seni soracak olursan eğer, gülüşün yok olmuş vücudun kaskatı, ölü dudağı kadar morsun ve yürek yarası kadar kırmızı...
Yaşadıklarını üç harften görenler, çözemezler gizini. Bilmezler ki ayn'ın içi Cennet, şin'in içi Cehennem ve kaf'ın içi de Araftır...
Umut ektiği tarlalar kuruduğunda, ölesiye susuzluk çeker insan. Hayat çoğu zaman seyrini ve hızını değiştirmeyen bir Doğu Ekspresi trenine benzer: Usul, gürültülü, yavaş… Ölüme doğru akıp gittiğini düşünürüz zamanın; ta ki o gelene kadar.
O diyorum. Adını söylemekten korkuyorum nedense. Dudaklarım kanar, yüreğim sızlar sanıyorum. Sonra
Karınca azmi ve örümcek şefkati yüreğimde, elimde ayrılık namına bir sarı gül ile keşfe çıkmıştım.
Hayır ola şer ola, Rastgele...
Buralarda seni severken, seni tüm aydınlıklarla doldurmaya çalışan ve sonunda yapayalnız kalacak... Buralarda sonunu kendi elleriyle biçimlendiren ve seni sevdikçe yalnızlaşan bir ben var...