"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"

Yağmurlu Bir Yaz Akşamıydı

Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Islak kaldırım taşları paylaşıyordu hüznümüzü. İkimiz de yorgun, başımız önde yürüyorduk, tek bir kelime bile konuşmadan. Sen, kaldırım taşlarını sayıyordun gözlerinle, ben ağlayamıyordum...

yazı resimYZ

Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Islak kaldırım taşları paylaşıyordu hüznümüzü. İkimiz de yorgun, başımız önde yürüyorduk, tek bir kelime bile konuşmadan.

Sen, kaldırım taşlarını sayıyordun gözlerinle, ben ağlayamıyordum. Ben ağlayamadıkça yağmur hızlanıyordu. Yağmur hızlandıkça durmaksızın yürüyorduk bizi nereye götürdüğü belli olmayan karanlığa. Sanki şeffaf bedenlerimizden içeri akıyordu yağmur ve içeride ne var ne yoksa silip süpürüyordu: duyguları, umutları, hüznü… Geride bir tek karanlığı bırakıyordu bizden.

Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Yürüyorduk yağan yağmura aldırış etmeden, içimizdeki karanlığa. Fısıldaşıyordu siluetler bir rüzgarın uğultusunda. Geç kalınmış, yaşanamamış hayatlar vardı yolumuzun üstünde. Bize bakan düşman gözler vardı geçtiğimiz her köşede; çaresizliğimizi gördükçe zevkten çılgına dönen düşman gözler...

Oysa biz umursamıyorduk hiçbir şeyi, tıpkı nereye düştüğünü umursamayan yağmur damlaları gibi, başıboş amaçsızca yürüyorduk kaderin bizi ayıracağı yere.

Sen, kaldırım taşlarını sayıyordun gözlerinle,
Ben, gözlerini görüyordum baktığım heryerde.

Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Oynaşan gölgeler vardı vitrin ışıklarının ıslak kaldırımdaki yansımalarında. Bir tek bizim gölgemiz yoktu o gece, (ve ondan sonra da hiç olmadı zaten) Gölgelerimiz de karışıp gitmişti akan yağmur suyuna. O geceden sonra hep birer gölge gibi yaşadık şu hayatta, kaybolan gölgelerimizin yerine koyduk kendimizi. Onlar bile bizi terketmişti de, bir tek biz kendimizi terkedemiyorduk.

Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Ben ağlayamadıkça hızlanan yağmur, kuru bedenlerimizden başka herşeyimizi alıp götürdü o gece…

Nisan 1999 / İstanbul

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön