Mutluluk & Mutsuzluk...
Mutlu insan AN'ı yaşar , Mutsuz insan ANILAR'da yaşar ... Atakan Korkmaz
"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"
"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"
Mutlu insan AN'ı yaşar , Mutsuz insan ANILAR'da yaşar ... Atakan Korkmaz
sen bir beyaz kağıttın, şairliğime layıktın. sana şiirler yazmak isterken, sen buruş buruş olan yüzünü gösterdin ve yaşlı olduğunu söyledin. ne büyük cahildim, beni sevmediğini sandım. ne büyük cahildim. bilemedim ki en güzel sözler buruşmuş kağıtlarda olurdu. kırışmış yüzünde ne gizli vadiler ne şiirlerden çiçekler saklıydı bilemedim. seni
herkes aynı bu hayatta... kimi eşya kimi para kimi aşkta...
huzuru bulduysan ne alâ...
Engin Geçtan
Sen gittin gideli, hurufat içinde en çok “elif” sana benzer “vav” bana. Güzel “he” ağlar ayrılığımıza. Dolaştığın yerler, ayaklarını öper iştiyakla benim bağrım kavrulur. Hasretin ateşle harmanlanır ruhumda.
Bana kusurlarımı söyle, beni eleştir diyen insanların tuzaklarına sakın düşme. Onların dediklerini yaparsan ya bir dost, ya bir arkadaş kaybedersin; ya da yeni bir düşman kazanırsın.
Dünü kurtarmak için günden, günü kurtarmak için yarından olma ... Atakan Korkmaz
Bektaşi fıkraları güldürmeye devam ediyor
Saçlarıma yazılan şiirleri teker teker kırptım gecenin karasına,
Bal köpüğü gözler ile bir daha asla dokunulmasın diye.
İnsanlığa ve ülkemize egemen olan aptallıklardan, bencillikten, açgözlülükten, çıkarcılıktan, acımasızlıktan, vicdansızlıklardan, vahşetten, vurdumduymazlıklardan bıktım.
Piminin çekilmesini bekleyen bir bombayım. Senin narin ellerine yakışmam. Sen git çiçek topla. Ben senin coğrafyanda bir gül bile olamam. O ellerin bana yakışmaz. Sen git yiğidim diyenlerle el ele tutuş. Ben yiğidim diyenlerin tespihi bile olamam. Sen git onların ellerine tut. Çünkü ben el değmemiş dağ çiçekleri
Tüketici oldukları için bilginin ya da düşüncenin gelişmesine katkıları olmaz. Özgün ve yaratıcı oldukları izlenimi verirler, ancak böyle olmadıkları da kolay kolay anlaşılmaz, fark edilmez. Diyalektikleriyle kendilerini çok iyi kamufle ederler.
İlber Ortaylı