"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme

Dünya Bana Sen İnsansın Diyecek

Bu şehirde evliya yanındakine tuzak kuracak, eşkıya yanındakine kumpas kuracak... Bu şehirde yaşamak kime ne sağlayacak?
Bu şehirde herkes konuşacak, ama kimse ben insanım demeyecek... Bu şehirde insanlık nasıl sağlanacak?
Dünyada mutlaka bir deniz kenarı bulacağım. Siz tüm sahilleri sahiplenmeye çalışsanız da. Bir martı

Zeus'un Kızı; Tutkunun Alfabesi

Tutkuların serbestçe dolaşma kabiliyeti, onların sizde ne kadar süre yerleşik durumda kalacaklarına karar vermekten geçer. Çoğu insan bunun farkında bile olmadığından, elinden uçup giden tutkular, atmosferde dolaşır durur. Boşa giden hayatlardır aslında bunlar. Tutkudur bir ruha şeklini veren, et değil.

yazı resim

Birey mi, Bencil mi?

Bugün görünen o ki yurdum insanının çoğu, maddi anlamda kendi çıkarını her şeyin üzerinde görmeye öncelik veriyor. Oysa bu milleti manen inşa eden o; nezaket, saygı, hoşgörü, yardımseverlik, fedakârlık gibi benzeri kelime ve kavramların, hayatımızdan çıkartılmış olmasını çok acıklı buluyorum..

Taze Fasulye ve Referandum

Taze fasulye ayıklarken ellerimin otomatiğe bağlandığının farkına bile varmadan aklım uçup uzaklara gitmiş. Dağları aşmış, yolları tüketmiş, zamanın çok ötesinde bir yere ulaşmış. Ama suç benim değil ki. Kaç defa söyledim, bu işleri bana yaptırmayın diye. Dinleyen kim. Akşam olunca sen de bizimle yemek yemiyor musun? Öyleyse sende

Çaya Dair Kırk Yazı (12)

Buğulu besteler çalınırken kır kahvelerinde her sabah, güneş ayrı bir şevk ve heyecanla doğar çayın üstüne Çayın billur bakışlarına güneşin sarışın huzmeleri karışır. Hazan mevsiminde gül bahçesinin gül nihali düşer hatıra. Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım./ Bakışından süzülen işvene kurban olayım. Şarkısını hafif hafif terennüm edersiniz.

Siyah Palto

Alışveriş merkezinin yürüyen merdivenlerinden yukarı doğru çıkıyorum. Bir anlığına müşterisine siyah paltoyu satmaya çalışan sarışınla göz göze geliyorum. Hatun kişi gayet tatlı ama sesindeki farklılığı ve hareketlerindeki anlamsızlığı yürüyen merdivenlerden bile fark edebiliyorum

Yer Kabuğu... Ağaç Kabuğu...

Yer kabuğu... Ağaç kabuğu...Elma kabuğu... Ceviz kabuğu... Kaplumbağa kabuğu... Tüm acılar kabuk bağlamış. Yine de kaplumbağa kabuğuyla yürür. Ağaç kabuğuyla büyür. Elma kabuğuyla şekillenir, ceviz kabuğundan çıkıp filizlenir. Sen de kır kabuğunu ya da durma yerinde. Ya çık göklere ya yürü ümitlere. Hangi acı aynı dozda kalır, hangi

Vale Çocuk

Büyük bir sınır hattı. Ben ıslak kaldırımda izmaritimi yırtık ayakkabımın altında ezerken, 50 lirayı cebine sokuşturan valenin tepesine 2 kişi daha dikildi. İkisi de ellerini açtılar, çocuğa sert sert baktılar. Bizimle paylaş dediler 50 lirayı. Konuşmalar, ikna çabaları, eziklenmeler, ağlaşmalar derken 50 lira 3e bölündü.

Başa Dön