Düşündüren Sözler - 39
\*Vicdan, yargıcı da yargılayacak olan yargıçtır. \*Hayallerimizi sansürleyen başkaları değil, kendimizdir. \*Yalnızlığa alışık değilse, terk edilmek öyle bir koyar ki insana
"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"
"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"
\*Vicdan, yargıcı da yargılayacak olan yargıçtır. \*Hayallerimizi sansürleyen başkaları değil, kendimizdir. \*Yalnızlığa alışık değilse, terk edilmek öyle bir koyar ki insana
Yetinmek, yani azına kanaat etmek alışkanlıklarına bağlı insanların tembellik etmeye makul sebebidir. Yetinmek, seçeneksiz kalmayı gönüllü kabul etmektir.
Türklüğümüzle, hangi yüzle öğüneceğiz?
Orhan Pamuk
\*Vicdanı susturmak çok zordur, hatta imkansızdır. İyisi mi bırak konuşsun! \*Senin elde etmek için hayatını feda ettiğin şeyleri, belki de bazıları çöpe atıyor.
Ama bir şey var ki, o, herkese adil olarak dağıtılıyor. Kimse onu yargılayamıyor bu yüzden. Kimse satın alamıyor ya da değiş tokuş yapamıyor. Göreli olarak tabi ki. O da,
Zaman
\*Hiç olmazsa gökyüzünü kirletmeden kuşlara bıraksaydık.
Herkesin bildiği klasik para masalının nasıl olduğunu bilirsiniz. Parayı Frigyalılar buldu. Kâğıt para ilk kez Çinde basıldı. Antik çağlarda para yerine altın ve gümüş kullanılırdı. Evet, bu hikâyede tek gerçek olan şey, kâğıt para çıkmadan önce altın ve gümüş para olarak kullanılıyor olmasıdır.
Aquarallyswimming ve Datça anıları
Hayat,pazar yeri, paran kadar alabildiğin ve tadına bakabildiğin, önemli olan bu pazar yerindeki gibi kararın demokratik, seçimin alternatifler içinde olabilmesi, kim, bozuk bir çileği tezgaha koyup, yüksek fiyata almayanı dövmeye cesaret edebilir ki ya da malı tezgaha koymadan satmaya çalışan ya da tezgahtaki malı sadece istediğine satan birini
Gelin hep beraber dünyada üne kavuşmuş, kitapları milyonlar satan, hatta sinema filmine uyarlanan yazarların zihin yolculuğuna çıkalım.
Öyle doluyum ki patlasam İstanbul'da sur kalmaz yansam Roma'yı yakarım. Öyle doluyum ki tüm bulutlar köy çeşmesi kalır yanımda su gibi basarım her yanı. Öyle bir doluyum ki nar zeytin tanesi olur yanımda.
Şebnem İşigüzel