Kokun Bende Kalmış Siyah Bir Cüzdan Arasında
Yeni dekore edilmiş bir cafe ve sana doğru yeni dekore edilmiş bir kalp farkettirdi warlığını benden öte sana doğru...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Yeni dekore edilmiş bir cafe ve sana doğru yeni dekore edilmiş bir kalp farkettirdi warlığını benden öte sana doğru...
.... Nerede o dumansız hava sahası? Ben hiç bir yerde artık hava sahası göremiyorum....
B. Nihan Eren
Hayatı beş topla oynanan bir oyun olarak düşünün. Bu beş top, işiniz, aileniz, sağlığınız, arkadaşlarınız ve ruhunuzdur. Bunların hiçbirini yere düşürmemelisiniz.
sporun diğer dalları gibi futbol da akıl, beceri ve fizik güç isteyen bir spordur.
Uyumasam olur muydu bu gece, bir sokak lambası gibi çöksem koynuna gecenin sabah olur muydu? Yorgun argın ve bezgin âlemin düşlerine deli bir nehir gibi dökülsem olur muydu? Uykularına bir hırsız gibi sızsam ayva sarı nar kırmızı olur muydu? Gecenin koynuna bir yılan gibi sokulsam, acep mevsim bahar
Hayatımı,yaşadıklarımı,karşılaştığım güçlükleri,sevinç ve üzüntülerimi kaleme almayı,istedim.
Boğazında yutkundukça büyüyen o düğüm,gökyüzüne sabitlediğin bakışlarla daha bir büyüyor,boğulma krizlerini atlatan bedenin büyük bir savaştan çıkmışçasına yığıyor geçmişinde ne kaldıysa hayatına.Sonra konuşman için seni çığlıklarınla uyandıran düşler hediye ediyor.Yüreğin açıyor sen kendine acımayı öğreniyorsun.
Kendi doğallığıdır insana en yakışan... Ne dekoltesi göğüsün... Ne de, dikkat çekmek için kapanmalar...
Kabul etmek gerek, insanın doğasında bir çekicilik var... Samimiyet, ki, ne dekoltelere, ne dudak büzüp, göz süzdürmelere bedel...
patlamanın şiddetiyle uzaklara savrulmuş; uçup uçup bir solucanın tüysüz bedenine yapışmış...düşünsenize tüylü bir solucan!...züğül züğül!...saçlarım burgam burgam olu...
Sonra geliyorsun eve,açıyorsun torbaları,bir kesiyorsun;içi simsiyah çıkıyor patlıcanların.Domateslerin içi bembeyaz; sanki elma olmak istiyormuş ama sonradan domates yapmışlar gibi kıtır kıtır.Biberler kanser olmuş,kabaklar suya kesmiş.Lahanaların dışı çıtır,içi kıtır; haşla haşla pişmek bilmiyor.Hani gerçek hallerini bir kaç gün bekletince daha iyi anlıyor insan; domatesler yandan küfleniyor; biberlerin en önce
Ercan Kesal