Tıpkı Ayrılık Gibi
Biliyorum kimse papatyaları ateşlere değişmez. Çünkü ateş can yakar.
Tıpkı "ayrılık" gibi
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Biliyorum kimse papatyaları ateşlere değişmez. Çünkü ateş can yakar.
Tıpkı "ayrılık" gibi
Fakir soframdaki bereketimdir gülüşlerin..Varlığındır onca acıya dayanma sebebim..Ve acıya tok, mutluluğa aç gönlümün sevgi ekmeği..

Beylik laflar etmekle olmuyor dostum.Bey olmak lazım, beyefendi olmak lazım önce.Yoksa yüreğinle, dudakların aynı ritmi tutturmuyor ve sesin kulakları tırmalıyor.Ne olur anla beni dostum; lafla peynir gemisi yürümüyor.Oysa benim yüküm başımdan aşkın.Bana sözünün eri biri lazım. İnsan er olmayınca, beylik laflar etse de bey olamıyor dostum.Bu yüzden git
Öykü yazıldıkça karakterler belirginleşmeye başlar. Bir el onları düşüncenin karanlık, dipsiz derinliğinde uyuklarken bulmuş çekip çıkarıyordur yüzeye. Direnirler mi? Sanmam, barınacak beden bulmuşlardır çünkü. Yazarın boyun eğilecek iradesi üstelik o yaşlanıp giderken kendilerini ilk günkü canlılıkla ölümsüz kılacak sürece götürmektedir.
Allah her an, kalplerimizde sakladığımız niyete, aklımızdan geçen her düşünceye şahittir. Doğduğumuz andan itibaren, son nefesimize kadar yaşadığımız her olaya şahit olan Allah, ahirette tüm yapıp ettiklerimizin karşılığını vereceğini şöyle bildirir
Tutsağı olduğunuzda size hizmet etmeye hazır bir kadın gibidir-yazmak. Sadece yüzünde değil, aynı zamanda onu içinde hissetmeyi, onunla oynamayı sevecek kadar şımarıkdır yazmak.
Malatya Basın-Yayın Tarihi kitabın müsveddesi bile beni heyecanlandırdı.
1930’ladan beri Malatya’da yayınlanan tüm gazete, dergi, mecmua… ne varsa, hepsini, bir araya getirmiş kitap yapıyor Kemal Deniz.
Yalnız gazete, dergi değil, radyo, televizyon… basın-yayın adına ne varsa, hepsi var Kemal Deniz’de…
Hatta belediyeler
İnsan kendini Allah’a teslim etmeli, hayatını Allah’a adamalıdır. Özveride bulunmak, dürüstlük, vefa -avami deyimle- enayilik değildir; güzelliktir. Allah bu güzel ahlaka sahip kullarının işlerini kolaylaştırır, yollarını açar, bereket verir.
Sohbet ede ede, güle oynaya gittik. Lefke’ye girdiğimizde bizi yeşillikler karşıladı. Bir tepe üzerine kurulmuş büyük bir belde idi Lefke.
Doğrusu benim çok hoşuma gitti. Şehir havası var. Küçük; ama eksik olan pek bir şey yok gibi görünüyor. Şirin, güzel bir yer.
Söz vermiş, Hoca’yı hasta yatağında gördüğümde ağlamayacaktım…
Ellerine sarıldım, öptüm…
O ki, Hoca, -bu güne kadar- elini kimselere öptürtmemiştir.
Ama bu kez mani olacak güçte değildi…
Boynuna sarıldım…
Ve gözlerimin önünden kayıp giden her aşk için…