Gurbet…gidilesi Yer Değildir
Gurbet…
Bir mektuptur,ucu yanık.
Bir sevda türküsü,şarkısıdır mahzun söylenen.
Yazılan şiirlerdir gidenin ardı sıra.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Gurbet…
Bir mektuptur,ucu yanık.
Bir sevda türküsü,şarkısıdır mahzun söylenen.
Yazılan şiirlerdir gidenin ardı sıra.
Saatin geç olmasına rağmen kendimi dışarı atmakta kararlıyım. Şu son müziği de dinleyeyim sonra dışarı çıkarım derken bir bakıyorum ki sokaktayım. Anlamsız bir kalabalık var gözümün önünde. ..Umursamayıp ben de o kalabalığın içinde kayboluyorum. Nereye gideceğimden pek emin olmadığımdan birazcık alkol almakta yarar görüyorum.
YZ
Yeni bir şey değil bu.Asırlardır içimde yer eden bir yaranın biraz Picasso biraz Goethe, biraz Mozart ve biraz da Sezar tarzı kan akışı bu.Sanki içimde bir şehir var ve caddelerinde fahişeler günü kurtarmanın telaşıyla gururlarını ayak altında ezdirmekte.
Hamdi Koç
Kedinin miyavlaması, köpeğin havlaması, öküzün böğürmesi, çakalın uluması bize ne denli olağan geliyorsa, eşeğin anırması da o denli olağandır. Olağan olmayan, kişinin ileri sürdüğü bir tez ve ya gerçekleşmesini öngördüğü olasılıkların beklediği gibi gerçekleşmemesi durumunda edebileceği yüzlerce yemin ve üstlenebileceği vebal olduğu halde, ‘ Taksim’ de anırma’ ya
Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir
Ve kentin üstüne göklerden düşer.
Türban konusunun oldum olası her kesim tarafından gereğinden fazla abartıldığına inanmışımdır her zaman.
Duyduğuma değil, gördüğüme inanırım.
Paradoks olan ne?
Eğer beni gerçekten seviyorsan,şimdi kendini bu uçurumdan atarsın.
Attım gitti. Atmamak paradoks olurdu, hem sev hem de ispatlayama, olmaz!
Paradoks sözcüğü benim en sevdiğim sözlerden bir tanesi.
Eski yunancada dóxa sözcüğünden kaynaklanır ve aynı kökenli dógma sözcüğünün
Loş bir oda, soğuk, tozlu... Bir saat duvarda, ömrün azaldığını fısıldıyor yavaş yavaş, sessizliğin içinde, sessizliğe inat.
Devrildim öylece..
Kalbimin sağına seni,
Soluna hayatı alıp özledim öylece..
Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım.
Cümleler aktıkça yüreğimden..
Reşat Nuri Güntekin