İzedebiyat Çökmesin!
Çoğumuzun, çok büyük çoğunluğumuzun; kendimizi ifade edebildiği bir mecra, edebî kişiliğimizin önsözü, ruhumuzda kopan edebiyat fırtınalarımızın mukaddimesi oldu İzedebiyat...
"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"
"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"
Çoğumuzun, çok büyük çoğunluğumuzun; kendimizi ifade edebildiği bir mecra, edebî kişiliğimizin önsözü, ruhumuzda kopan edebiyat fırtınalarımızın mukaddimesi oldu İzedebiyat...
yanlışlarımızın farkına varmadan doğruları bulabilmenin mümkünatı var mıdır?
Para sevgiyi değil; sevgiliyi getirir. Para için gelen para bitince gider. Oysa sevgiyle gelen sevgisini bırakır gider ve bu bırakılan sevgi, seni sürekli mutlu eder. Hayata her küstüğünde o sevgi bir zindan penceresi gibi kararan yüreğine bir ışık süzer. O aydınlık ne bir zengin evinin salonundaki mücevher ışıltılarına
Adalet Ağaoğlu
''Dua mü'minin silahıdır.'' derler. Öyle ya Yaradanımıza dualarımız olmasa, O da kullarına niye değer versin. ''Bana dua edin duanıza icabet edeyim.'' demiyor mu hem de? Dua edelim, önce aile efradımıza, çocuklarımıza, ana babalarımıza, sonra akrabalarımıza, komşularımıza ve dahi bütün müminlere... O duaların yüzüsuyu hürmetine, Rahman ve Rahim olan
Tausch(Journal of Personality and Social Psycology)’ye göre”Protesto eylemlerinde görüldüğü gibi öfkenin ifadesi, sisteme karşı yöneltilmiş bir tehdit olarak değil, sağlıklı bir demokrasinin işareti olarak değerlendirilmelidir”. Alıntılar New Scientist 09 şubat 2013
hayat, umutlar acılar ve dostlarla ayakta duran bir beden sevda ile nefes alan br yürek...
Bazı milletvekillerinin kendi aşiret dilleriyle TBMM kürsüsünden konuşmalarını duymamız iyi oldu. Bu "tanımlanamayan" kaba dili (!) ben küçükken hep hamallardan duyardım ve hamalların kendi aralarında "hamalca" konuştuğunu sanırdım. Meğersem öyle değilmiş !
Bu yıl bir şey fark ettim kaç birlik devirirsek devirelim, ne yaşamış olursak olalım, insanın içi akıl almaz büyüklükte. Herkesi her şeyi ne kadar kendimize dahil etmiş olursak olalım, her zaman mahrem bir yerimiz var içerimizde. El, göz, söz değmemiş. Yaşamaya dair ne varsa umutlarımızı ektiğimiz o yer,
Bilmez miyim ben Kemal Hocam…
Ben ki kırk küsür yılı bir içim su gibi tüketmiş, kırk beşlere merdiven dayatmışım.
Oysa daha dün gibi…
Her şey ‘DÜN’ gibi…
Bana dün gibi geliyor senin gırtlak patlatırcasına bizlere ders anlattıkların…
Saymadım kaç gece gözlerim açık uyudum
Hayat kör eder gönlünü, kalbine kibrin zırhını giydirir, farkına bile varmazsın kendine ettiğin ihanetin... Hayat lal eder gönlünü, olamadıkların, alamadıklarında kaybolursun...
Memduh Şevket Esendal