"Sabahın köründe uyanmak için ya çok az uyumuş olacaksın ya da bir şaheser yaratmaya mahkûm." – Oscar Wilde"

Deneme

Bir Yerlerde Karanfiller Açıyor… Kokusu Buram Buram…

Bugün, Avrupa ülkelerinde, Latin Amerika’da, Ortadoğu, Yakın Doğu ve Kuzey Afrika’da ve birbirinden farklı biçimde yaşanan başkaldırılara tanık oluyoruz. Küresel egemenler, bunların bir kısmını kendi çıkarlarına göre yönlendirmekte şimdilik başarılı. Başarının sürdürülebilirliği ise ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve halkların, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına, bilincine, halkların uyanıştaki hızına göre değişkenlik

KİTAP İZLERİ

Dünyadan Aşağı

Gaye Boralıoğlu

Kendini Aklama Sanatı Üzerine Bir Roman Gaye Boralıoğlu’nun "Dünyadan Aşağı"sı, okuru modern bir anti-kahramanın çarpık zihin labirentlerinde dolaştırarak hakikat, hafıza ve riyakarlık üzerine cesur bir
İncelemeyi Oku

Mersin Garı'nda Bir Sabah

Neco herkesin çaylarını verdikten sonra boşalan bardakları bile toplamadan eline süpürgeyi aldı,sanki orada hiç kimse yokmuş gibi bir tutum takınarak tozattıra tozattıra akşamın pisliğini süpürmeye başladı.Gişe memuru söylenmeye başladı:

Ihlamur Ağacı Altında Çay Sefası

Ayazağa’da ,kasrın önündeki koca ıhlamur ağaçlarının altında akşam yemeğimizi yedikten sonra toplanırdık genellikle. Karargâh Bölüğünün çay ocağında demlettiğimiz bir demlik çayı içerken aldığımız hazzı sözcüklerle ifade etmek imkansız. Ihlamur kokusu, çay buğusu, yıldızlar. Tel örgüler içindeki bir mekanda biraz olsun özgürlüğün tadını alabiliyorduk.

Kara Patoz

Siz kara patozun ne olduğunu bilir misiniz?
İlla ki bilenleriniz vardır.
Ki eski topraklardansanız kesin bilirsiniz, ‘kara patoz’un ne olduğunu.
Biçerdöver henüz çıkmadan, memleketimin insanı bu kara patozdan kullanırdı tahıl ve nohutları ayıklamak, sap-saman elde etmek için.

Taravet ve Şetaret Demleri

Erguvanlar, gözlerinize renk ziyafeti çeker , aylardan nisandır. Zaten, eskiden beri İstanbul nisana, nisan İstanbul’a pek yakışır. Nisanla ve insanla bu denli özdeşleşen,kaynaşan bir başka şehir var mıdır dünyada bilemiyorum?.. Gerçi, İstanbul’a sonbahar da yakışır. Hüznün rengi İstanbul olur yüreklerde o zaman. Yağmur toprağa biraz eğri düşer; nemli

İnsan Var İnsan Var

Ne demiş Rus Edebiyatının zirve isimlerinden Lev Tolstoy Bir insan acı duyarsa canlıdır, başkasının acısını duyarsa insandır. Hangimiz duyuyoruz başkalarının acılarını? Zor günlerden geçiyoruz, kaç kişinin gece yatağa yattığı zaman şu devirde olan bitenlerden dolayı uykusu kaçıyor? Civan gibi evlatlarımız toprağa düşüyor. Bir dolu masum insan Akdenizin, Egenin

Bir Kadın Gördüm

Bugün bir kadın gördüm. Titrek bedeninde, sarsılmaz tek yer dudaklarıydı. Dudakları keskin çizgilerle yüzünde bir bıçak gibiydi. Dudakları tüm suskunluklarını ve haykırışlarını taşımaktaydı. Kollarını üst üste kavuşturmuş, elleriyle su şişesini tutmaktaydı. Yalnızdı kimsesiz bile olamayacak kadar.

Fosillerin Yeri Müze

Yalanlarınıza doydum, kusmaktan yoruldum. İğrençsiniz. Bu kadar pisliği, bu kadar yalanı nereden buluyorsunuz? Aynanın karşısında kendinize nasıl katlanabiliyorsunuz?

Krizi Atlattığımız Zaman Yapacaklarım

Kalabalıklara karışacağım. Otobüslerde, metrolarda ya da bir alışveriş merkezinde rastladığım yakınıma, arkadaşıma selam verip hararet ile elini sıkacağım, belki ona bir çay ya da kahve veya gazoz ısmarlayacağım. Sinema da ya da tiyatroda belki güzel bir film ya da oyun seyredeceğim...

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku
Başa Dön