İstanbul
İstanbul...
Geçmişten günümüze uzanan bir asma köprü misali hala dimdik ayakta efsanevi bir başkent...
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
İstanbul...
Geçmişten günümüze uzanan bir asma köprü misali hala dimdik ayakta efsanevi bir başkent...
Iki büyük sey hayatimda. Biri hic görmedigim Istanbul, digeri gözümün önünden gitmeyen sen...
martıların gözlerinden dinledim
istanbulun boğazı yanmış
yıldızlar şahitlik etmiş güya suçlu benmişim
yemin olsun can gözlerimden süzülen bu şehre
ben yüreğimi içirmedim..
sen,
yuregi ellerinde sehir, gozleri kuf kokan, puslu sabahlarin sahibi;
mavi bir yurek ve icli bir sevda tasiyan sehir,
kaldir gozlerini yerden!
Sosyal bir varlık olan insanının çıkmazlarıdır hayat şartları.
Solumak, hem de İstanbul'u. Bir kaktüsün arkasındaki kum taneleri gibi sonsuz benim için. Her nefes alışımda hayat, her verişimde ise ölümü hissettiriyor bana. Herkes vapurun peşinde yarışan martılar gibi. Yarışıyorlar, yoruluyorlar ama farında degil...
Haberlerde dünyadaki tiksintilerden bahsederlerken
Oysa oda satılık 10 milyona.
Eveeet.
Tüm camilerin tüm minareleri secdeye varıyordu sanki. Bütün suyu çekilmiş boğaz öylece bekliyordu beşik gibi sallanan köprünün üzerindeki otomobillerin üzerine düşmesine. Deniz kuşları çıldırmışlardı hani bir parça simit için yapmadıkları orospuluğu bırak
yazıda; istanbul, kalbim, aşk, trenler ve vapurlar var. ama bütün bunların yanıbaşında ve ötesinde, yolculuk teması hakim.
bu yazı, bir türlü gidemeyenler için..