Alkadraz pankusu, çok yardım istedim senden sesimi hiç duymadın. Demek valizi unutmak varmış, peronda.
Siz bizi güldürdünüz, Allah sizi kahkahalarınızla yaşatsın…
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
1- Buraya yazdıkların burada kalıyor , sayfanızda çıkması sözkonusu değil.
2- Sahne arkasından eklediğiniz şiir - yazı vs. ler site güncellendikten sonra yayınlanır ve bir sorun çıkmaz ise yazar sayfanızda görebilirsiniz.
Tabii ki 2. Madde kişisel bilgileriniz görünüpte yazılarınız görünmediği taktirde geçerlidir.Aksi halde kişisel bilgilerinizde görünmüyorsa sayın editörlerden birine mesaj yazmanız gerekir.
anlattığınız sorun sık sık benimde başıma gelmekte çok dikkatle bakmama rağmen müstehcen hakaret içeren söz bulunmamasına rağmen ileti faresi adlı bir program sayesinde nedenini çözemediğim bir sebeble yazınızda kabul olmayan mesajlar var şeklinde bir görüntü çıkıyor ve hangi kelimeler olduğunu bilmediğiniz için yapacak şey yok maalesef.. ancak yazıya başlamadan mausun soldaki tuşa basılı tutup mavi renk aldırdığınız yazınızı ctrl ile c tuşlarına aynı anda basılı tutup hafızaya alır sonra gider boş sayfalı bir yere ctrl ve v tuşuna aynı anda basıp email adresenizdeki herhangi bir klasore yapıştırırsınız yazınızı blogspot.com gibi bissürü blog sitesi var oraya taşırsınız insanlar faydalanır .. yazınızı görüp yardım sever insan kalmadığını düşünüp elim gelip dil döndüğünce anlatabıldim umut ederim çünkü teknik olarak bende fazla bilgili değilim hürmetlerimi sunarım efendim
yazınızı büyük beyeniyle defalarca okudum çok hislendim..gerçektende sanki o anı yaşadım.. buz gibi donmuş kadıncağızınbitmiş ilişkisine bakışını yaşadım adeta..çok güzeldi tebrikler..o anı yaşadım .. o kadının gözlerinden yaş gelmedi benim gözlerimden yaş geldi sicim sicim.. dur ağlama demek geldi içimden sizin kahramanınıza ..ağladığınız geceleri kalbinizdeki acıları çekinmeyin bana getirin siz tükenmeyin beni bitirin diye haykırma istedim .. gerçektende bırakın romanı değme yeşilçam filmlerinde bulamayacağımız senaryonuz çok değişik enreresan geldi bana tekrar tebrik ederim yanlız bir yerde anlaım bozukluğu var yanılmıyorsam usulca adımlarla demişsiniz halbuki usulCACIK denmesi gerekmezmikine yanılsıyormuyum umud ederim yanılgıyomdur.. hörmet efendim...
merhabalar arkadaşlar,
buraya her ne kadar yeni yeni iletiler göndersem de aslında izedbiyatın sıkı takipçilerinden diyebilirim kendim için.
forumlarda ileti gönrderiyorum fakat aynı başarıyı yazılarımı sayfaya koyamıyorum.kendime bir sayfa açtım kişisel bilgilerimi de girdim.fakat yazılarım o sayfada çıkmıyor.bana yardımcı olabilecek bir arkadaşım var mı acaba,bu konuda belki onu çok sıkarım.şimdiden özrümün affını rica ediyorum.
anlayamadığım bir konu da şu,burada yazılan iletiler sayfada mı çıkıyor,
allah rızası için bir şeyler söyleyin,
kaç günlerdir uğraşmaktayım,
yardımınıza çok sevineceğim.
sevgiyle kalın
görüşmek dileğiyle arkadaşlar......!
Beni de al yanına, keman çalar, şakırtatmadan sakız çiğnerim. Hem senin valiz ağır, bir el tayım. Antalya falan zırva, bak tek kişilik bir papatya var elimde, hadi öpüşsünler.
Nilgün abla, hani adres falan soracaksan...
Benim yazma sürecim; kimi zaman yeni şeylerle kimi zaman el bebek büyüttüğüm sancılarla başladı...!
öyle bir hisse kapılırım ki yazarken;
hele de yeni bir öyküye ya da roman denemesine başlamışken,
gönlüm bambaşka şeyler arzulamanın peşine düşer.Öyle ki o dönemlerde farklı yerlere gitmek,yeni insanlarla tanışmak,bambaşka bir hayatın can damarlarında bulmak isterim kendimi;her gün bulunduğum şehirde yeni şeylerle karşılaşsam bile gönlüm ille de bambaşka bir şehirde yeni sancılar çekmek ister.
İnsan acı çekmeyi ister mi,ya da sancısını çoğaltmak ister mi;
ben istiyorum.belki yüreklerinizin ta derinlerinde siz de acı çekmenin heyecanını,çılgınlığını bir garip doğaçlamasını arzu ediyorsunuz.
kim bilir,belki de hiçbiri sizi bu duyguya kürek çektirmiyor.
ama sizin de adını koyamadığınız dürtüler sizi yazmaya teşvik ediyor,yazmakla da kalmıyor sizi bir şeylere aşık etme telaşına düşürüyor.
insan neden yazar?
yaşayamadığı hayatları yaşamak için,
toplumun kendisini kınar düşüncesiyle sakladığı düşünceleri itiraf etmesi için
her insanın hayat damarlarında kendisi de gezdiği için
ve daha bir çok sebep vardır yazmak için.
belki de bahane diyeceksiniz,
bahane de olsa yazmak güzel şey!
sizce?
yazan : şükran karahan
Kadın ..buz gibi donmuş bedeniyle artık bitti dediği ilişkiye dönerek son bir kez baktı..odanın tam ortasında bir zamanlar onun için çok değerli olan ..perdelere...buz mavisi koltuklara ve şark halısına..
her ilmeğinde yüreğinden çözgüler atılı olan ..,her ilmeğine desen desen göz attı ..
Gözpınarlarından sicim,.. sicim akan gözyaşlarını ;acele bir hareketle sildi ve ışığı söndürdü..
Kimseye haber vermeden çekip gidecekti..
kendisinin bile bilmediği..karar vermediği bir yerlere..usulca adımlarla..sadece tek bir çanta alarak yanına..., yıllarını geride bırakarak..
Ellerimde kaldı teninin sıcaklığı..şimdi bu terminalde 18 numaralı peronun tam arkasında..,benden bir adım uzaklaşmışken..,
içimden yayılan kıvılcımlarla çağırarak
-gitme kal..!desem..
dinler misin sesimi..
elinde tek kişilik dönüş biletin ...ve küçük valizinle................!
Bir solukta havaalanından buraya geliverdim işte..
Elimde tek kişilik lacivert valizim..Papatyalar kadar masum , beyaz boyalı begonya kokulu
evlerin..galaksisine ...
Bağlamalarla bazukalardan çıkan akustik notalar dans ettikçe bulutlarda..,
romantizmle içiçe geçireceğim bu harika tatilin güzelliğini şimdiden yüreğimde hissettim..
bebeeğüüüm bebeeğüüm heyaaaalet sevdüüğüüm
sena saruu laaleler alduuum çiçeeek bazaruuundan.....
ayağında potur gel dizim dibine otur
klavyeni geri çek mausu sağa yatır
usulca parmağını enter tuşuna batır
bekle yarim yaz gelsin karpuz yiyem kütür kütür
ardına kaykılıp otururken koltuğuna
başını dik tut yastık koy boynuyun altına
nick dediğin cafcaflı olmalı az birazda
ya yağmur ol ya bulut ya kar boran fırtına
duruşun endamından sansınlar seni kaatip
okuyuşun yazışın benzemeli tıpatıp
kurcalamış bozmuştur biri boş duramayıp
ayar ver ekranına resetleyip kapatıp
tuşlara yavaş baski sessiz çalışsın klavye
aç kalmayasın sakın az fasulye az pilav ye
olur tutukluk yapar yolda kor yine diye
tornavida alıver yanına yada levye
yarana merhem ara her tür porogramlarda
katıl tartışmalara eğleş yaz forumlarda
sıkılıp bunalırsan olurda buralarda
earth yükle gugıldan gez yozgat çorumlarda
sınırsız hayallerin sonsuz tahayüllerin
dosyanda resimlerin gonca gonca güllerin
hükmü yok uzak yollar uzak mesafelerin
kokulusuda çıktı şimdi imeyillerin
her ihtimale karşı başlamadan yazıya
temkinli ol benze hep tavşan kovan tazıya
yem olma sakın kurda benzeme hiç kuzuya
kes yapıştır kopyala kaydet al hafızaya
hızın kesilmesin hiç yaz çiz ara vermeden
ucuz paketlerden seç kaz gibi yolunmadan
her yere maydanoz ol kaydol görün durmadan
sanal ünlü olunmaz ad ismin bilinmeden
ilgisiz alakasız her konudan çık dem vur
mangal üstü kül koma ateşli nutuk savur
varsın çatlasın kinden hasetten düşman gavur
kalma lafın altında dağ tepeleri devir
teknoloji nimeti bugün artık yanında
el altında herşey bir tık uzağında
kaydet mutlu günleri bayram seyran düğünde
al tebrik mesajları kutlan doğum gününde
atın ölümü bırak arpa buğdaydan olsun
gir çet odalarına maksat muhabbet olsun
herkes seni tanısın herkes namını duysun
şiirler yaz durmadan vezin uymasın uysun
ufaldı gözde dünya ne küçücük yapıymış
kutu sandığımız şey ufka açık kapıymış
üçgenin iç açısı dairenin çapıymış
ufak tefek ayrıntı kazmaların sapıymış
fakir pan derler adım var dünyada muradım
koca havan topunu askerde eşşek sandım
internette öğrendim çok şey pek yararlandım
bir çok bilgi edindim cehaletten ıradım
Yaşlısın deseler de bana,inanmam aynalara,
Gençlik ve sen aynı yaştasınız ya!
Ama zamanın yol yol izler açtığını görürüm de sende,
Anlarim,ergeç bana da gelip çatacak ölüm.
Seni baştan ayağa saran şu güzellik var ya,
Yüreğimin en gösterişli örtüsü de o işte benim.
Göğsünde yaşadıkça yüreğim, yüreğinse ben de attıkça,
Kim der ki, nasıl diyebilir ki, senden yaşlıyım?
Yeni doğmuş yavruyu sakınır gibi ebesi,
Taşıdığım yüreğin üstüne ben nasıl titreyeceksem.
Nasıl sakınacaksam kendimi, kendim icin değil, senin için;
Öyle sakın işte sen de kendini, ey sevdiğim!
Geri gelir sanma yüreğin, benim yüreğim öldükten sonra;
Bana vermiştin onu, unutma, geri almamak üzere bir daha.
Her gün bir şey yazmak için,çok iyi laf bilmen gerekmez.Zaten her Allah’ın günü yazamazsın da…
Yazmak için duygularını saklamaktan bıkman ve kopma noktasına gelmen lazım ya da yaşadığın hayata,bir takım kişilere isyan etme noktasına gelmen lazım veyahut –her şey bir kenara- acayip mutluyken bile bir garip melankoliye kaptırman lazım kendini.
Yazmak işte;çılgınlığını satırlarda yaşatmak demek!Bir nefes sigaranın dumanını ciğerlerinde solumak,tek başına sokaklarda ellerin ceplerinde dolaşmak,bir harabe evde tüm hayatın damarlarını görebilmek,kimi zaman ayyaş bir sarhoş olup elinde şarabınla dolanmak ya da soluduğun şehrin sokaklarıyla sarhoş olabilmek demek…
Yazmak demek;doyasıya, tutkuluca; hayatla, herkesin öyküsüyle sevişmek demek.
Yazmak demek;çok eşlilik demek,hayatının, zihninde bir çok hikayeyle oynaşması demek.
Yazmak demek,sahtekârlık,nankörlük,yalancılık demek.Şimdiye dek benimsediğini inkâr edip sonra başka doğruyu kabullenmek;kendine bile kendine itiraf edememek demek,
Yazmak demek;kimliksiz demek,bazen karşı tarafta,bazen yanında;tarafsız olabilmek,kendi benliğini unutmak demek.
Yazmak demek;unutmak demek,dağınıklık edip kendi düşüncelerin arasında yoğrulup konuştukların olduğu kadar susacaklarının da olduğunu bilmek demek.
Yazmak demek;kimi zaman aşka gerek,ölüme gerek,dosta gerek,hasrete gerek!
Yazmak demek; en nihayetinde herkese gerek, her şeyi anlatmak gerek!
Gel ve lâkin,yazmak demek;insan demek,kan demek,can demek,hayatla kardeş olmak demek.
Yazmak;aşığı aşka,sevgiyi tüm hayata paylaştırmak demek.
İşte budur hayatı sevmek!
yazan: şükran Karahan (24.03.2006 / 20:05)
BU ŞEHİR GURBET BANA
Sığamadım,
çok fazla geldim,
Dar geldi bedenime,
Olmadığın bu şehir.
Her yer bakışın,
her yer sesin.
Şehir sen oldu.
Bütün gözler,
sen olup ta bakar bana.
Şimdi, sen yoksun ya
bu şehir uzak,
bu şehir gurbet bana.
Yüreğimde,
karınca yükü acılar.
Ben çekerim, çekerim de
göbek bağım dayanmaz.
Bir fasıl düşer,
akşamlarıma,
yokluğunun inadına ;
bir tatlı huzur almaya.
Ruhum,
küreklerini yitirmiş garip yolcu
dert deryasında.
Bende umut,
diş kovuğu doldurmaz.
Şehir, sen olur
Bütün gözler,
sen olup bakar bana
Şimdi, sen yoksun
Bu şehir uzak,
bu şehir gurbet bana
17 Nisan 2006 / İst
Alkadraz_Kuşcusu
BU ŞEHİR GURBET BANA
Sığamadım,
çok fazla geldim,
Dar geldi bedenime,
Olmadığın bu şehir.
Her yer bakışın,
her yer sesin.
Şehir sen oldu.
Bütün gözler,
sen olup ta bakar bana.
Şimdi, sen yoksun ya
bu şehir uzak,
bu şehir gurbet bana.
Yüreğimde,
karınca yükü acılar.
Ben çekerim, çekerim de
göbek bağım dayanmaz.
Bir fasıl düşer,
akşamlarıma,
yokluğunun inadına ;
bir tatlı huzur almaya.
Ruhum,
küreklerini yitirmiş garip yolcu
dert deryasında.
Bende umut,
diş kovuğu doldurmaz.
Şehir, sen olur
Bütün gözler,
sen olup bakar bana
Şimdi, sen yoksun
Bu şehir uzak,
bu şehir gurbet bana
17 Nisan 2006 / İst
Alkadraz_Kuşcusu