"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın Kenan Şahin, Ben okuduğum o haberin özünü, İl Halk Kütüphanesi Müdürü'nün, insanları kütüphaneye kitap bağışına çağırıyor, olarak yorumladım. Müdür beyin, "“Okuyuculardan okudukları romanları, başkalarının faydalanması için kütüphaneye getirmesini istiyoruz” sözlerini, haberin özü olarak yorumladım. Haberin içinde, İzmir'e ait bilgiler ola ki, yer alsaydı. hem de eğer 2. -3. sırada yer alıyor olsaydı da bence haberin amacını etkilemeyecekti. Sondaki vurgu yine aynı olacaktı. Çünkü o haber, kitap bağışına bir çağrıydı, kanımca.... Sevgi ve Saygılarımla Orkun
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın Doğan, açıklayıcı yazınız için teşekkürler. Bir kaç hususta açıklamalarınıza değinmek isterim. Öncelikle, yapılmasını önerdiğim anket konusunda söyledikleriniz hayli ilginç. Öğrencilere "bu güne kadar kaç tane kitap okudun?" diye sorulmasını önerdiğimde, "ayda üç kitap okurum, ama biri sorduğunda beş kitap okurum" diye yanıt veririm diyorsunuz. Neden böyle bir yanıta gereksinim duyuyorsunuz? neden gerçeği söylemekten kaçınıyorsunuz? Sayıyı farklı söyleyince, istatistiksel olarak ulaşılması hesaplanan doğruyu çarpıtmış olmayacak mısınız? Oysa doğru, gerçektir ve tektir. "Beyan Esastır"... Eğer kişilere bir şey soruyorsak, onların verdiği yanıtlara da inanmamız gerekir. Aksi takdirde, parçası olmak için her yanımızı parçaladığımız batılı toplumlarla, yaşayabilmemiz mümkün değildir. Her şeye şark kurnazlığı zihniyetiyle yaklaşırsak, güvenilirliğimizi yitiririz. İkinci olarak, ben hala kütüphanelerin, okuma üzerine istatistiksel olarak net bir fikir verebileceğine inanmıyorum. Üç ay önce kurulmuş bir parti, hangi ülkede ilk girdiği seçimde tek başına iktidar olur? Sanırım, "okuyan bir topluma sahip bir ülkede" demezsiniz!.. İzmirlilerin 50 yıl ilerde olduklarını söylerken, ülkenin diğer kesimlerini 1950'lerde kabul etmek gibi bir düşüncem yoktu. Onları, 2055'te kabul ediyorum, demek istemiştim. Ankara'nın göbeğinde, caddenin ortasındaki çalılıkların dibine çişini yapan insanlar gördüm ben, daha geçen hafta. Bunu İzmir'de görebileceğimi sanmıyorum. Çünkü, bu bir kültürdür. Ve maalesef ülkemizin büyük bir kesimi halen tuvalet kültüründen yoksundur. Hangi tarafından tutayım, hangi tarafını kıyaslayayım bilmiyorum. Ama, İzmirlilerin ülke genelindeki kültür seviyesinden hayli ilerde olduğuna inanıyorum. Kültür ise bilgiden olur. Milli Kütüphane diye bir büyük kaynak vardır. Ülkemizin gururu olan bu kütüphaneye üye olursanız, sanal ortamda her tür bilgiye istediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Artık, günümüzde bir takım şeyleri almak için, satıldığı ya da bulunduğu yere gitmenize gerek yoktur. Yüzlerce sayfa kalınlıktaki bir kaynağı, minicik bir CD'de edinebilmeniz artık hiç zor değil. İlk üç olayına gelince... İzmir, nüfus açısından ülkemizin üçüncü büyük kenti oldu diye, tüm istatistiklerde ilk üç içerisinde yer alacak diye bir beklenti, Aristo mantığı tarzı bir yaklaşım olur. Saygılarımla Orkun
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sayın Kenan Şahin, Mail adresinizi yazarsanız, bencilliğimi sizinle mailleşerek paylaşmak istiyorum. Naile.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Benim savım zaten haberde İzmir adına rastlanmıyor olması. Arada bir tane İzmir adı geçseydi o mesajı kaleme almazdım zaten. Sayın Şahin'in belirttiği gibi haberin yeterli bilgiyle kaleme alınmadığı görüşüne katılıyorum. Ama şüphe duyamayacağımız bir nokta var; o da "ilk üç" denilen durumlarda İzmir'in bunların arasında olmaması.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sevgili Orkun Levent Boya, Mesajınızı okudum, lakin bazı gerçekleri özellikle görmezden geliyorsunuz hissine kapıldım. Bir iki tespitinize de şüpheyle yaklaştım. Amacımız İzmirliler okumuyorsa eğer, okuduklarına kendimizi inandırmak olmamalı. Okumuyorlarsa niçin okumadıklarını anlayabilirsek bir yere varabiliriz. Dediğiniz doğru, ben İzmirlileri tanımam. Ama Konyalıyı yahut Adana'lı da tanımam. Ama sayılar konuşurken "benim bildiğim, benim gördüğüm" İzmirliler de -siz de takdir edersiniz ki- fazla birşey ifade etmez. Kütüphane istatistiklerinin yeterli bilgi vermediğini söylüyorsunuz ve müze, balo, tiyatro vs. gidenlerden bu konuda sonuçlar çıkarmaya benzer diyorsunuz. Aynen dediğiniz gibi, sayın Levent Boya, bir şehrin tiyatroları boşsa o şehir tiyatroya ilgisizdir. Kitap fuarları boşsa insanlar kitaba ilgisizler sonucunu çıkarırız. Elbette son aşamada satılan bilet sayısı ya da satılan kitap sayısıdır bize en doğru sayıyı veren, ama tiyatroya gitmeyen biri ne diye bilet alsın? Dünyanın tüm okuyan ülkelerinde kitap fuarları yılın en önemli etkinliği iken, bizde fuar salonları boş duruyorsa, "Aa.. ama Türk milleti kitapçıdan alır kitabını!" gibi bir sonuç çıkarıp kendimizi kandırmayalım. "İzmirliler, doğuştan itibaren kulağına hikayeler, masallar okutularak büyütülür. Hiç bir İzmirli çocuk, ebeveynleri tarafından okunan hikayeleri dinlemeden uyumaz. Okul çağına geldikten sonra da, kendisi başlar okumaya. Her biri en az bir enstrüman çalmayı bilir. " Romantik bir bakış açısı, romantikliğiyle hoş, lakin bu da İzmirlilerin kütüphaneye olan ilgisizliklerini açıklamaya yetmiyor. Güneydoğu'nun halk edebiyatı batıdan daha gelişmiştir, ve hiç şüpheniz olmasın orada da çocuklar masallarla, söylencelerle doğar büyürler. Yerel enstrümanlar da yaygındır. Ama onlar da okumuyorlar! Genellememi bağışlayın ama ülkemizde bazı yörelerde kitap hiç okunmuyor, diğer yörelerde de çok az okunuyor. İzmir ise en çok okunması gereken yer diye düşünülür, ama görüldüğü üzere orada durum Adana'dan daha vahim. Önerinize gelince. Diyorsunuz ki "tüm Türkiye çapında üniversite çağına gelmiş gençler arasında tek soruluk bir anket yapsınlar. "Bugüne kadar kaç tane kitap okudunuz?" şeklinde. İddia ediyorum ki, üniversite çağına gelmiş gençler arasında okuduğu kitap sayısı bakımından İzmirli gençler ilk sırayı alacaktır. Böyle bir istatistikten sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini düşünmüyorsunuzdur inşallah. Ben ayda üç kitap okurum, biri sorduğunda beş derim. Hiç okumasaydım, pekala on da diyebilirdim. Bu tür bir istatistike, sözkonusu olan kişisel görüşler değil, somut sayılardır. Bir anket yapar "Ne kadar bilgilisiniz?" derseniz, halkın önemli bir kısmı "Çok!" derse, bundan halkımızın çok bilgili olduğu sonucunu mu çıkarırız? Okul çağına gelip de okula gitmeyenleri de kapı kapı sorarak öğernmezsiniz. Ülke nüfusuna ve okullarda okuyan öğrenci sayısına bakarsınız. En şaşırdığım iddianız ise İzmirlilerin kütüphaneye gitmeye ihtiyaç duymuyor olması savınız. Bugün dünyanın en gelişmiş, kültür seviyesi en yüksek ülkelerde insanlar kütüphanelerden çıkmıyorlar. Koca dünyamızda bir tek İzmirliler mi bilgiye doydu? Bir tek İzmirliler mi daha öte bir bilgiye ihtiyaç duymuyorlar? İzmir'in sizin iddia ettiğiniz gibi 1950'lerde yaşayan Türkiye'nin tümünden daha ileri olduğu savınızı ise üzülerek belirteyim, üzücü buldum. Bütün bir memleketi yargılamanız, İzmirlilere ise toz kondurmamanız bir çoğunu kıracaktar. Şüphesiz İzmirliler de kendilerini böyle görüyorlarsa kitap okumamalarına şaşmamak gerek! Saygılarımla, M. Doğan
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Haberin tümü karmaşık bir dille yazılmış ve siz de kabul edersiniz, [[U]]yanlış yönlendirici[[/U]] olduğu açık. Sayın Doğan'ın iletisinde yoruma dayalı çok fazla bir şey göremedim, yalnızca [[I]]bakanlığa bağlı kütüphaneler bilgisi[[/I]] eksikti. Bana kalırsa sorun haberin kendisi...
?
Yeraltından Notlar
Edebiyat Tartışmaları
Hava karanlık gece mutsuz, Sızlanıyorum uykusuz uzanmış. Umursuz herkes çıldıran birine: O üzgün, tanrı sevinçli. Gölgeler dönüyor kemiklere. Her gölgenin bir adı var, İnliyorum düşünürken benimkini. Söylentilerini işitiyorum koca şöhretin. Gururla değil, yalnızca utançla. Gölgeler dönüyor kemiklere. Ağlarım utanınca neşelenmek için, ve Gülüşler benden dökülür taşlar gibi: Görmek için bildik ölümün kurnazlığını, Oğlanın moruklayan gülüşleriyle. Gölgeler dönüyor kemiklere. [[I]]Nakarat [[/I]]- [[B]]Allen Ginsberg[[/B]] / [[U]]Collected Poems 1947-1980[[/U]]'den
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın Kenan Şahin, Verdiğiniz adresten haberin tümünü okudum. Ve, haberin hiç bir yerinde İzmir adına rastlamadım. Bu da, tahminimde yanılmadığımı gösterdi. Sayın M. Doğan'ın haberden yorum ürettiğini tahmin etmiştim. haberi dikkatle okuduğumda, haberin özünün aslında, M.Doğan'ın dile getirdiğinden çok farklı olduğunu gördüm. aynen haberden aktarıyorum..... --------------------------------------- İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde çok sayıda kütüphane bulunduğunu vurgulayan Akçay(Konya İl Halk Kütüphanesi Müdürü Kasım Akçay), “Bu illerdeki okul kütüphaneleri bile çok gelişmiş durumda. Konya’da ise kütüphane sayısı fazla değil. Özellikle öğrenciler araştırma için kütüphaneye geliyor. Yaz-kış her dönemde kütüphanemiz dolu oluyor” dedi. Akçay, kütüphane olarak son çıkan roman ve hikaye türü kitaplar konusunda eksiklerinin bulunduğunu belirterek, “Okuyuculardan okudukları romanları, başkalarının faydalanması için kütüphaneye getirmesini istiyoruz” diye konuştu. -------------------------------------------- Sanırım yukarıda verdiğim alıntılar, haberin özünü gayet net bir şeklide anlatmaktadır. Bu haberden "İzmir Okumuyor" gibi bir yorum çıkarmak, zorlama bir yorum olmaktan başka bir şey değildir, diye düşünüyorum. Saygılarımla Orkun
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Adres: http://www.ntv.com.tr/news/318349.asp
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
İlgili haberin tümü için burayı [[A HREF="http://www.ntv.com.tr/news/318349.asp"]]tıklayın.[[/A]] Sanırım bir yanlış anlaşılma söz konusu... Özellikle elli bini aşkın öğrencisi bulunan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin kendi kütüphanesinin üye sayısını bir düşünürsek ... )
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
I Biliyorum, "Gölgelerin gücü adına," falan kadar çarpıcı bir başlık olmadı bu, ama bir şeyi merak ediyorum. Tam da insanlar yanlışlarını görecekken, kimi şeyler düzelir olasılığıyla benim gibi karamsar romantikler bile umutlanacakken neden o, zamanını çok iyi ayarladığınız "Arkadaşlar kendinize gelin," çeşitlemeli uyarılarınıza biraz ara vermiyorsunuz? Biraz yukarıdan bakmıyor musunuz, diye soramıyorum, ukalalık yaptığınızı iddia edemiyorum, ama bu tarafsızlık teranesinde tuhaf bir taraf varmış gibi geliyor bana... Yani insanlar forumları takip etmesin mi? Forumdan bunu mu önerelim? Of ya... II Özgür Çekmer'e geçmiş olsun dileklerimi, Zeynep Küçük'e tebriklerimi sunarım... III Bu arada; Sayın Naile Duman Yaşar, Şahsım adına özrünüzü kabul etmiyorum! Gerçi kısa yazınca pek yazım yanlışı yapmıyorsunuz, ama bencilliğinizi herkesin gözü önüne seriş biçiminizi hâlâ bir tür iç karışmasıyla anımsıyorum!
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın M.Doğan'ın 15.04.2005 tarihinde yayınlanan "İzmir Okumuyor" başlıklı yazısı üzerine bu yazıyı kaleme almayı kararlaştırdım. Yazıda, ülke genelinde kütüphanelerin kullanımı üzerine yapılan bir çalışmanın sonuçları veriliyor. Ve M.Doğan, araştırmanın verilerinden "İzmir halkının pek kütüphaneler rağbet etmediği" sonucuna vararak, "Bu sitede İzmirli şairlerin sayısına bakılırsa İzmirliler okumaktan çok yazmayı tercih ediyorlar. İzmirliler kendilerine sormalılar, Ege'nin kıyısında, ülkenin batısında yer alan bu 'çağdaş' şehrin çağdaşlığı makyaj mı sadece?" sorusunu soruyor. Sayın M.Doğan'ın İzmir ve İzmirliler hakkındaki bilgi birikiminin yetersiz olduğu sonucuna vardım bu yazdıklarından. Çünkü benim bildiğim, gördüğüm ve de tanıdığım İzmir ve İzmirliler, yazarın belirttiğinden çok uzaklar. İlk olarak, kütüphanelerin ziyaret sayılarının, okuma alışkanlığı ile ilgili "gerekli" ama tek başına "yetersiz" bir gösterge olduğunu söyleyebilirim. Böyle bir istatistiki veriden yola çıkarak, "İzmir Okumuyor" kanısına varılırsa, bu kez başka biri de çıkar, müze ziyaretlerini, yıl içinde sergilenen opera, bale, tiyatro, dinleti, gibi sanatsal etkinliklere yönelik istatistikler yayınlıyarak, diğer şehirler hakkında iddialar ileri sürebilir. İzmirliler, doğuştan itibaren kulağına hikayeler, masallar okutularak büyütülür. Hiç bir İzmirli çocuk, ebeveynleri tarafından okunan hikayeleri dinlemeden uyumaz. Okul çağına geldikten sonra da, kendisi başlar okumaya. Her biri en az bir enstrüman çalmayı bilir. M.Doğan'ın referans gösterdiği o istatistiği yapanlara şöyle bir önerim olacak; tüm Türkiye çapında üniversite çağına gelmiş gençler arasında tek soruluk bir anket yapsınlar. "Bugüne kadar kaç tane kitap okudunuz?" şeklinde. İddia ediyorum ki, üniversite çağına gelmiş gençler arasında okuduğu kitap sayısı bakımından İzmirli gençler ilk sırayı alacaktır. Ayrıca, kütüphanelerin sık ziyaret edilmesini bir de tersten düşünmek lazım. İnsanlar niçin kütüphaneye gider? yeni duyduğu ya da öğrenmek durumunda kaldığı şey konusunda daha fazla bilgi sahibi olmak için gider, dersem sanırım yanılmış olmam. Buradan hareketle, İzmirliler kütüphanelere gitmiyorlarsa, bu onların okumadığını değil, bilakis çok okudukları için bilgi eksiklikleri olmadığını (da) gösterir. Kaldı ki, günümüz elektronik ortamında her bir şeylerin bir tuş mesafesi kadar uzaklıkta olduğu bir çağda kütüphane ziyaret istatistiklerinin ne derece gerçekçi bir gösterge olacağı da ortadadır. Yazarın, "İzmirliler okumaktan çok yazmayı tercih ediyorlar" sözü üzerine son olarak şunları söylemek istiyorum. Tarih boyunca, çeşitli medeniyetlere evsahipliği yapmış İzmir halen, yaşadığımız ülke halkından -en az- 50 yıl daha medenidir. Yani, Türkiye'den 50 yıl ilerdedir İzmir. Diğer bir deyişle, onlar yaşıyorlar, biz onların yaşantılarını yakalamaya çalışıyoruz. Unutmayın ki, okumak değil, yazmaktır sanat. Ve İzmirliler, bunu yapıyorlar diye yerilmeyi değil, övülmeyi hak ediyorlar, diye düşünüyorum. Çünkü bu ülkede, sanatçı çok kolay yetişmiyor. Saygılarımla. Orkun
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
ankara numune hastanesinde ameliyata girecek bir hasta icin bugun aksama kadar acil kana ihtiyac var. belirli bir kan gurubu gerekmemektedir. (hastane kan bankasindan mevcut kan verip taze kani kendisi alacaktir). kan vermek isteyenler icin irtibat 0 536 963 33 07 den fatma genc ile gorusebilirler.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Tebrik ederim. Yolun açık, yüreğin ve kalemin kelime zengini olsun. Naile.
?
Kurgu Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
arkadaşların yazılarını okudukça bende yalnız olmadığımı anladım.İfade de kendime güveniyor ,iyi bir anlatımım olduğunu sanıyorum ama kurgulamak kısmında takılıyorum.yazdığım hikaye bu yüzden de bitmiyor ya zaten
Başa Dön