Şu an deniz kenarında oturuyorum. Yaşadığım bu yer inanılmayacak derecede güzel. Size bu güzelliği anlatmak istiyorum. Bu güzellik karşısında hissettiklerimi hissedebilmeniz için ona kendi duygularımı da yüklemem gerek. İşte size; gördüklerimi ve hissettiklerimi ne kadar bir bütünlük içerisinde verebilirsem benim için tasvir gücü budur...
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Bir sabah erken uyanmıştım. Hayatımda ilk kez birşeylerin benim kontrolüm dışında gerçekleşeceğini düşündürüyordu bana içime çektiğim temiz ve yalnız hava. Sokağa yukardan aşağı göz gezdirdiğimde ise sadece bugüne kadar benim gibi düşünen köpekleri görüyordum... Sadece gününü nerde ve nasıl geçireceğine önem veren... Yine onlar gibi umursamıyordum yanımdan geçenleri ve tek derdim krnımın doymasıydı. Ta ki o sabah uyanana kadar....
Birşeyler değişmeliydi hayatımda. Sadece kendimi düşünmeyi bırakmalıydım...
Adım atmalıydım geniş ufuklara... Bir adım işte. Burdaki mısraılar attığım adımın kanıtı değil mi?
Neden bu kadar yalnızız? Çabalarımızın en orta en dayanıksız yerinde,kalemimiz dişlerimizin arasında kıvranırken,güzel bir emeğin sallantılı köprüsünde, bu yalnızlığın anlamı ne?
Midemdeki sancıyla,yorulan boynuma çare olmasanda,yüzümü güldüremezmisin uzaklardan?
Omzumda elin olmasa da,...dedik ya yalnızız işte,alışkın olur karganın karasına,kağıda saplanıp kalmış korkuluk gibi kalemler, bu verimsiz tarlanın dillere dokunmayacak tanesini korurken..
Dostum! Sen dokunmazsan omuzuma,kağıdı delecek kalem,ama ayrılmayacak,bekleyecek,nedense kızdırıp,kaçırdığı ilham perisinin onu terkettiği yerde,yazarın son sayfa umudunun,işte burada,işte,romanın ta orta yerinde..
saplanıp kaldığı yerde...
Dostum! oradamısın?
Biliyorum azsın..
Biliyorum meşgulsün kimbilir hangi dertle..Allah kolaylık versin..
Bir dakika baksan..
Anlarsın halden..
O yerdeyim..
Sen bilirsin neredeyim..
Gel ! Kurtar beni..
merhaba sonbahar
dökülen yapraklar,merhaba!
sarı ve ölü dal kaçkınlarının
örttüğü toprak, merhaba!
gözlerinde kaybolduğum
yalnızların hayali
hiç gelmeyen,merhaba!
uzattın ellerini de,
kaldır diye umduğum,
ittiğin sırttan dostum
dostum sana merhaba!
Geçerken günler huzursuz
Ruhum aç ruhum doyumsuz
Elveda yalnızlığım
Doğan kızım,merhaba!
merhaba
Çocukken,küçükken ve bir bebeğin dudağı gibi safken ,iki buçuk liraya sakız alabilirken hala,işte o güzel çağda gördüğüm düşlerin hala zincirli esiriyim.
Kaderin yaşayan kalemi, güzel yazdıysa hikayemi, hayaller alemimin prensi yapar bir gün beni,yok eğer, gözlerim açıkken gülüyorsa kahkahalarla düşünerek beni,çiziyorsa bir ütopya diyerek ismimi,zavallı bir hayalperest yapar beni,beni "Dersaadet'i"güldürür kendine,eleştirilerin acımasız dünyasında.
Ama korkmamak lazım arkasından güldürmekten, değil mi dostlar. İnanmak lazım!
Merhaba!
Kumbaramı doldurmaya geldim,fikirlenizden yararlanmaya ve sizden kazandıklarımı gözlerim,kalemim ve kağıtlarım gibi,sizin gibi, harcamaya geldim.
Nedir bir yazarın rüyası ?
okunmaya geldim,dilim peltek,çakıl taşları tuzlu ve cesaretim yok konuşmaya,ben de sizlere dostlarım,yazmaya geldim.
Hoşbulduk arkadaşlar.
Hepiniz çok zarifsiniz.
Dersaadet
BAYAN EMETİ.
BAY EMETİ.
HANGİSİ.
BİLMİYORUM.
RUMUZ SAÇMALIĞINI KULLANDIĞINIZ İÇİN.
BENİM ADIM İSA.
ÇATIR ÇATIR DERİM.
KORKMAM.
SİZ O TÜRDEN YAZILARI NE DİYE YAPIŞTIRIYORSUNUZ YAHU!
DERDİNİZ NE!
EDEBİYAT KONUŞACAĞINIZA DİN PROPOGANDASI YAPMAK NEDİR YAHU,
SİZİN YERİNİZ BURASI DEĞİL BENCE,
ŞAŞIRMIŞSINIZ SİZ.
SAÇMALIYORSUNUZ,
ÖTEKİ DÜNYAYI BOŞVERİN DE, GERÇEKLERDEN KONUŞUN BENCE.
GERÇEĞE BAKIN,
HERKESİN İNANÇLARI VARDIR YA DA YOKTUR, HER NEYSE,
SORUNSALINIZ SİZİ İLGİLENDİRİYOR,
BUNU BURDA ANLATMAK NEDİR, BANA ONU İZAH EDİN,
CENNET CEHENNEM, FALAN FİLAN, ÇOK DİNLEDİM BU LAFLARI VE ARKASINDA HEP İKİ YÜZLÜLÜK GÖRDÜM.
[[B]]aradım billahi
aradım, telesekreter
aradım, komşuya gitmişsin
aradım, fatura ödemek için bilmem neredeymişsin
aradım, hastaymışsın yatak döşek, kıyamadım kaldırmaya
aradım, sinirliymişsin, gönderdiğim yatıştırıcıyı alıp odana gitmişsin ağlayarak
aradım, hışırtılı sessizlik
aradım, konuşmadım
aradım, tv'de maç yayını
aradım, sevdiğimiz şarkıydı radyodaki
aradım, ağlarken sesimi duy diye
aradım, konya girdi araya
aradım, doğum gününü yalnız kutlama yine diye
aradım, benimkini hatırlatmak için, kutlamalardan hoşlanmıyor artık dedi baban
gecenin üçü'ydü,
sabahın körüydü,
yılbaşı'ydı bir keresinde, sarhoştum, yeni 365 gününü kutlayayım istedim
bayramdı o gün, çocukluğumuzdaki gibi giysilerimizi başucumuza koyalım diye aradım
üç kere çaldırıp kapattım, parolalı, bilki o bendim diye
oğlum dünyaya geldiğinde senin de aynı sancıları çekip çekmediğini öğrenmek için aradım
kürtaj yaptırmışsın iki hafta önce
bir keresinde yaz'dı
bir keresinde kara kış, ellerim üşüdü ahizeyi tutarken kulübede
aradım diyorum ya
aradım vallahi
aradım yeminle
yılmadan
bıkmadan
bugün tam yine arayacaktım ki
sahi sen niye beni hiç aramadın?
Sue Kızılöz
( haz, 05, usa )
Her kim olursanız olun sizin sonsuz bir azap çekmenizi isteyen, bütün varlığını buna adamış son derece tehlikeli bir düşmanınız var. İsmi, Şeytan. Bir başka deyişle, Allah tarafından lanetlenmiş ve O'nun huzurundan kovulmuş olan İblis ve onun takipçileri.
O en büyük düşmanınız. Bir efsane ya da bir masal değil, gerçeğin ta kendisi. İnsanlık tarihinin her aşamasında var oldu. Yaşamış ve ölmüş milyarlarca insanı ateşin içine çekti ve halen çekiyor. Hiçbir zaman ayırım yapmaz. Genç, yaşlı, kadın, erkek, devlet başkanı veya dilenci farketmez. Her insan bu düşmanın hedefidir.
Bu yazıyı okurken de sizi gözlüyor ve planlar yapıyor. Tek arzusu var; kendisiyle beraber olabildiği kadar çok insanı -siz de dahil- cehenneme sürüklemek.
Zafer kazanması için insanların kendisine tapınması veya çok uç sapkınlıklar yapmaları gerekmiyor. İnsanlardan mutlaka Allah'ı inkar etmelerini de istemiyor. Zaten Allah'ı kendisi inkar etmiyor ki, insanlardan özellikle bunu istesin. Onun tek isteği düşmanlarını Allah'ın dininden ve Kuran'dan uzak tutmak, halis olarak Allah'a ibadet etmelerini engellemek, bunun sonucunda sonsuz azap çekmelerini sağlamak. Hatta kimi zaman dindarlık maskesi altında, Allah'ın adını kullanarak insanları gerçek dinden uzaklaştırıp, saptırıyor. Bu da insanları kendisiyle beraber cehennem çukurunun içine çekmek için yeterli. Hangi vesileyle olursa olsun, onu takip edenlerin sonu hiç değişmiyor:
Ona yazılmıştır: "Kim onu veli edinirse, şüphesiz o (şeytan) onu şaşırtıp-saptırır ve onu çılgın ateşin azabına yöneltir." (Hac Suresi, 4)
http://muhammedhasenoglu.org/seytanin_ozellikleri.html
http://cehennemazabi.com/
Melek, kindar olmadı hiçbir zaman, nefretleri saman alevidir, uçar gider karanlıklara, Melek iyi tarafından bakar, işte öyle bir çocukluk anısı tazeledi yüreğindeki anne sevgisini. Hayatında, yakın bir zamanda gördüğü değerli bir şey aradı sezgileri, altın ışık patlamaları arasında Galip’in yüzü belirdi, iyilik siyahı gözlerinden boşalan aşk kuşları, çocukluk, şefkat, iyice yumuşadı, terayağ gibi akmaya başladı yatağa.
Merhabalar,
Sitede zaman zaman "az/çok okunma ve nedenleri" üzerine görüşlerin dile getirildiğini hemen hepimiz hatırlarız. Bir gün bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdim.
Ve site üzerinden tanıştığım ve yazıştığım yazar arkadaşlarımdan kendilerine ait bir takım istatistiki verilerini bana göndermelerini rica ettim... Bir kaç arkadaş hariç diğer arkadaşlar sağolsunlar, istediğim her tür bilgiyi "seve seve" diyerek bana gönderdiler... Onlara, katkılarından dolayı çok çok teşekkür ederim...
Çalışmayı tamamladığımda sitemizde yayımlayacağım... Ama tabi ki, genel olarak... Kimsenin bana gönderdiği kişisel bilgilerine ismen yer vermemek kaydıyla...
Gelen bilgileri incelediğimde çok ilginç şeylerle karşılaştım. Özelinde sitemiz, genelinde Türk okur kitlesinin tercihlerine, eğilimlerine yönelik bir çalışma olmasını düşündüğüm bu uğraşta siz yazar arkadaşların da genele yönelik fikirlerini almak istedim... Ve bunun için bir sıralama sorusu hazırladım... Şüphesiz, aşağıda vereceğim şıklar da benimle bilgileri paylaşan arkadaşların katkılarıyla hazırlanmıştır...
Şimdi, çalışmaya katkıda bulunmak isteyen arkadaşlardan küçük bir katkı rica edeceğim...
---------------------------------------------------------------------------
"İzedebiyatta okunma sayısını belirleyen faktörleri -kendinizce belirleyeceğiniz şekilde- etki derecesine göre sıralayınız."
1-Son eklenenler listesinde yukarılarda yer alması
2-Yazının başlığının çarpıcılığı
3-Yazarın cinsiyeti
4-Belirli bir okuyucu kitlesine sahip olunması
5-Editörün Seçtikleri'nde yer alması
6-Alt Kategorilerdeki sıralama listelerinin güncelleme sıklığı
7-Yazının “Tombala” bölümünde yer alması
8-Yazının türü (örneğin; öykü-aşk,romantizm)
9-Yazının “En Çok Okunanlar” listesinde yer alması
10-Diğer (Lütfen Belirtiniz)
---------------------------------------------------------------
Sıralamayı yaptıktan sonra mail adresime gönderebilirsiniz...
(l-boya@tkb.com.tr)
Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederim...
Sevgi ve Saygılarımla
Orkun
Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim.
Roman konuları için söylenen bir söz vardır. "Bütün roman konuları yazılmıştır." Siz kendi kurgunuzu yazarsınız.
Bir roman yazan kişinin düşüncelerini, hayallerini okura anlattığı araçtır. Neyi, ne kadar anlatacağı yazan kişiye kalmıştır. Eğer anlatacak bir hikayeniz varsa yazın.
Birkaç arkadaşınızla bulunduğunuz bir ortamı düşünün. Eğer o grupta bulunan kişilerin her biri o dakikaları yazacak olsa, yaşadığınız olay aynı bile olsa, her biriniz farklı bir anlatım kullanırdınız, hatta farklı kurgulardınız. Önemli olan sizin yaşadıklarınızdan geride kalan tortu ve bu tortuyu ne şekilde aktaracağınızdır.
Kurgu sadece olayların değil, kişilerin, kişilerin olaylara yaklaşımlarının, birbirleriyle, aynı zamanda kendileriyle etkileşimlerinin ve olayın geçtiği ortamın ve zamanın bütünüdür. Algıladığım kadarıyla sizin kurgu kavramına olan yaklaşımınızı biraz daha geniş tutmanız halinde sorduğunuz soru kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Unutmayın, her yazanın kendi kurgusu vardır ve her olayın da anlatabilecek en az iki kurgusu...
Yazım hayatınızın keyifli geçmesi dileğiyle...
YAHYA AKBULUT’UN ÜÇ ŞİİR KİTABI ELİMDEDİR,
1-ZAMANA YENİLİRKEN
2-ACILARIN GİRDABINDA
3-ZAMANA YENİLİRKEN
SEVGİLİ YAHYA, KİTAPLARINI SPONSORLA BASTIRMIŞTIR,
BEŞ PARASIZ OLDUĞUMU SÖYLEYİNCE, BANA KİTAPLARINDAN YOLLADI, BUNLARI SATINCA, KENDİ ŞİİR KİTABIMI BASTIRACAK PARAYI BULMUŞ OLACAĞIM.
YAHYA ABİYLE TANIŞIKLIĞIMIZ EN BAŞTA ONUN ŞİİRLERİNİ BEĞENMEMLE OLMUŞTUR, O DA BENİM ŞİİRLERİMİ BEĞENMİŞTİR.
BU KİTAPTAKİ ŞİİRLER EL BOMBASI GİBİDİR, KİTAPLARIN KAPAKLARINI BİR GÖRSENİZ, BENİM FELEĞİM ŞAŞTI, BU KAPAKLARI KENDİ YAPMIŞ, ŞAHANE, KİTAP KOKUSU ŞAHANE,
KİTAPLARDAN BİRİNİ YA DA BİRKAÇINI EDİNMEK İSTEYEN ŞAİR YA DA OKUR ARKADAŞLAR,
BANA BİR E POSTA ATINIZ, SİZE GEREKLİ BİLGİLERİ VERECEĞİM.
BU KİTAPLARDAN ALIN DERİM, CİDDEN İHTİYACIM VAR, BORÇ ALACAĞİM KİMSE DE YOK, KİTABIN FİYATI 3 YTL DİR, -ŞİMDİ AĞLAMAYA KALKSAM İYİCE, YAŞADIĞIM GÜÇLÜKLERİ ANLATSAM, YEMİN EDERİM Kİ GÖZLERİNİZ DOLAR, AMA BUNU YAPMAK İSTEMİYORUM, GEREK DE YOK, ANLARSINIZ BENİ,
DUYARLI ARKADAŞLARIN OLDUĞUNA EMİNİM…VE BURDA KİMSE DUYARSIZ DEĞİLDİR.
SİZLER ALIRSANIZ EN DOĞRU ELLERE ULAŞACAKTIR KİTAPLAR, EN DOĞRU YER, SİZLER, ŞİİR YAZAN OKUYAN SİZLER…ŞAİRLER………….