"İkincisi teknik... Roman, teknik bilgiler olmadan yazılamaz." elbette..
O zaman teknik önerileriniz nedir?
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
capraz kuşan gogse.. fişegi şaki
şarjor ici yetmez azalir birgun
sacilip mermin iz acsin taşa ki..
bunlarinda alti cizilir birgun
yanan bir kor alev dustu besige
govde artik dondu.. delik desige
kapat kapilari.. otur eşige
şavkir gun isigi suzulur birgun
ayagin altinda kopek yavrusu
cignenir turkun bu.. ipek halisi
hergun bagladigin köyün delisi
kirsa zencirini bezilir birgun
yarin erken kalkta kalma gunese
topraga haince mayinlar dose
iyisimi sakla gizli yer kose
bulan olur belki sezilir birgun
harbiler tufegi iyi yaglasin
nisanli evlisi kara baglasin
ikisi ogluna niye aglasin
birinin anasi uzulur birgun
sahlanir yukselen agit sesiyse
sıkıysa buyursun yigit hasiysa
bu halk ki duydugu gardas yasiysa
bogaza lokmasi dizilir birgun
sine-i millette bir aslan yatar
kuyruga basta gor.. penceler atar
buraya gelirse.. der.. gayri yeter..
lal olan dilleri cozulur birgun
yemin olsun akin boyar allara
ruzgar essin yeter vurur dallara
bu millet ki.. yakin.. durur yollara..
sira daglar gibi duzulur birgun
hilkaten farksizken ucan kuslardan
yilmistir bu taskin akan yaslardan
kuyrugundan tutar alir taslardan
yilanlarin basi ezilir birgun
vermez bir parca yeri kazara
haydi yum gozleri gelir nazara
curumus iplerin cikar pazara
cukuru mezari kazilir birgun
cekmis ceker millet amma velakin
her vakit bekleme boylesi sakin
uysal duran attan kafa goz sakin
yedimi cifteyi büzülür birgun
rengi olsa keske lagim suratin
bogarlar suyunda dicle firatin
*ummet aski ile molla siratin
kurdugu duzeni bozulur birgun
ustune cikmisken kestigin dalin
emniyet acik ko.. tufek mandalin
deniz olmasada getir sandalin
kangolu icinde yuzulur birgun
senden korkan millet senden serefsiz
durma yer al sende kalma tarafsiz
cehennemden irak vede arafsiz
cennet irem bagi gezilir birgun
kopruler tasimaz gecen herkesi
asagi dustumu gelir arkasi
boyunlara gecer lanet halkasi
alinlara yazi yazilir birgun
yesede gun boyu cikita muzlar
gun erince vakte duser omuzlar
murekkebi olsa derya denizler
tukenmez kalemde tukenir birgun
kopar firtinalar hava bulanir
boyunlara urgan gelir dolanir
yumruklar sıkılır disler bilenir
sokaklar kan ile yikanir birgun ..ah amaaan aman vaay.. :0((
* ummet aski ile molla siratin: yanlis anlasima mehal vermeme icin aciklama luzumu
...hasil.. oldu ki..
bir donem marksist leninist ideoloji.. - heaalklarin geardesligi.. sloganlari ile oksadiklari .. ici bos sungersi dokulara sol propaganda enjekte edimini.. benimsemis iken..
.. ayni ser odaklarinin.. yan uzantilari.. yakin zamanlarda milletin en hassas ince damarlarindan kan alabilim icin.. din olgusunu istismara acik tutup.. sonda vurarak..
-ONLAR .. diye bir kenara ayirdiklari.. boldukleri.. turk milletinin git gide dinden irayip.. ozellikle buyuk sehirlerde ki.. hayat yasam tarzini ornek gosterip.. kendilerinde var olan.. neaaamusun abdest namazin.. ONLAR da yeterli olmadigindan dem vurarak..
.. kuracaklari.. insaa edecekleri yeni devletlerinin.. islam sancagi altinda birlesecegi savi ile..
.. malatyalarda.. orneklerini gordugumuz.. seyhin MUZ opturum hadisesinden..suriye irak iclerinde..gebermis soysuz mezarlarina.. uludereli filanca.. sehadeti.. su.. tarih el fatiha yazacak denli kucuk.. vatanini savunan sinir boyunda ki eri.. vuracak kadar gozu donmus.. haydut surusunu ummet gorenleri.. kastettigimi.. belirtir..
hafife alir tarzda.. ummet aski ile sozcuklerini kullanmamin.. ilk defa bir yazimi okuyan biri kafasinda soru isareti acacagi kaygisi ile bu.. aciklama luzumunu duydum..
gercek ummet teskili icin ici disi musluman gercek ummet vasiflarini tasir ummiyati kastetmedigimi.. kendine ummiyata uygun susu veren munafik surusunu himaye altina alip.. etnisitesi itibari goz boyayan guruhu kast ettigimi yineler.. bu gunlere gelinmesinde ki musebbibler icinde kucumsenmeyecek orani tutan.. bu istismarci gurubun.. haala yarim yamalak kulaktan dolma bilgileri.. ve ulvi vasiflari yukledikleri basit koy agalari feodal yapi sozum ona ileri gelenleri ile.. haalende.. bu istismar kapisindan yararlandiklarini kendi kisisel gozlemimle bilirken..
ahirette iki siniri birlestiren kopru basini tutmus sozum ona sozde sirat molla(!)sinin .. gozunun tutmadigini asagi itecek kafasina gore olana el uzatip kola girip yardim edecegi kaygisindan korkmam sebebinden cok.. yanlis anlasilimdan korktugum icin acikladim rahatladim.. selam sepet ile efendiler ey kutsal otuken ormani halki.. imza fakir
YENİDEN SEVMEK
Ben bir tek seni sevdim
Sana sevgimle âşık oldum
Uyku yarı ölüm, demektir!
Her uykuya dalıp, uyanışım
Seni yeniden sevmektir!
Sana yeniden âşık olmaktır!
Bu benim alışkanlığımdır!
Sil baştan değildir.
Her gün tazelememdir!
Sana olan aşkım, sevgimdir!
Alem-i Sır
bilgilerinize sunarım.
Âlem-i Gönül!
Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu dünyada doğru, dürüst ve duygusal olan her şey mevcuttur. Hem dünyevi ve hem de manevi duygularla dolu olan bir kişisel iç dünyası!
Masal: Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken; bir zamanlar seven ve sevilen âşık olan iki sevgili vardı. Bir müddet sonra bunların ikisi fırsatını nasıl buduysalar ki (âşıklar zor bulur) evlenince, o ilk gecelerin de yani gerdek geceleri, girdikleri odaların da o yerde, karşıların da birden bire bir kapı açılır ve onlar da anında o kapıdan içeri çekilirler. Çekilip de girdikleri o yer ise; ucu bucağı görünmeyen çok güzel aydınlık, çiçek, meyve, sebze ve bitkilerle doğası kaplı, güzelliğine hayran bir dünya ile karşılaşırlar. Orası işte ''Âlem-i Gönül'' dünyasıdır.
Orada yuva kurarlar ve söz de bir zaman sonra da, ''kalplerinin birleştiği gibi birleşmelerinden'' orada onların yani ikisinin adı da ''sevgi'' olur. Adları sevgi olan ve birleşen bu çiftlerin, çocukları da olur. Olan çocukların ismini ''AŞK'' koyarlar. Adı ''AŞK'' olan çocuk bir zaman sonra büyüyüp de aklıselim olunca ve evlenecek yaşa gelince, bakar ki etrafında sevip evleneceği hiç kimseyi bulamaz. Bu konuyu evlenme isteğini anne ve babasına açar. Onlarda bunu anladıklarını ve buraya nasıl geldiklerini ve dış dünya olan geldikleri yerde ancak kendine evlenecek birini bulabileceğini söylerler. Fakat o dünyada her şey burada gibi sakin ve huzur içinde olmayıp gerçekte çok karmaşık bir yer olduğunu, oradaki insanların güven verici ve iyi olmadıklarını çok zor, evleneceği birisini bulabileceğini anlatırlar. O da olsun, der ve gitmek ister. Fakat gidersen bu dünyaya ''Âlem-i Gönül'' dünyasına bir daha geri gelemeyeceğini yalnızca duygusal düşüncelerle gireceğini ve bağlantı kuracağını, burayla söylerler. Yinede her şey rağmen gitmek istediğini tekrar, tekrar söyler.
Velhasıl ''AŞK'' o dünyadan bu dünyaya yine aynı kapıdan ''gerçek dünyaya'' tekrar bir erkek insan olarak geri gelir. Görür ki geldiği dünya hakikatten çok karmaşık herkes kendi canı ve malı peşinde birbirleriyle mücadele ve çalma çırpma, kıyım içerisinde yaşam mücadelesi veriyor. Yapacak artık bir şey yok ona anlatmıştı annesi ile babası buranın böyle olduğunu. Gel zaman git zaman sonra lafı uzatmayalım evleneceği bir kız bulur ve onun da onu sevmesini sağlar ve evlenirler. O sevgiden doğan çok sıcak ve can verici yakınlığın adı; kendisini bulan ve sevmesini ayrıca da sevgiden doğan o çok sıcak yakınlığın adını deler ki ''- Madem, AŞK senden doğdu ve olmasını sağladın, bu çok yakın ilginin adını da; ''AŞK'' koyalım!'' derler. Ve o sevgiyle olan ilginin adı da böylece ''AŞK'' olur. Bir müddet sonrada çocukları olur ve adlarını da şöyle koyarlar. İlkin Adı: Dostluk! İkincisinin Adı: Güven! Üçüncüsünün Adı: Sadakat! Dördüncüsünün Adı: İlim! Olur. Bunlarda bu dünyada olması gereken ve ihtiyaç duyulanlardır. Her şey onlardan çoğalıp türer gider.
Evet, sonunda her şey erdi muradına biz çıkalım kerevet'ine! ve rahat, rahat uykumuza dalalım uykumuzda güzel rüyalar görelim!..dilek ve isteklerimle... Hoş ve mutlu kalsın herkes. Kalın sağlıcakla!..
Masalın yazarı:
Alem-i Sır
dan da, sizlere sunulur. Bir Aşk masalı bu!
BEN SENİ SEVİYORUM!
Bende büyük harflerle sevmiştim onu
Yüreğim yanıyor içim dopdolu
Çekip gitti beni yalnız koydu
Yandı kalbim, paramparça köz oldu!
Hepsi büyük harflerle yazıyordu
“SENİ SEVİYORUM” diyordu
Gitti hepsi küçüldü “seni seviyorum” oldu
Umutsuzluktan küçülüp öyle oldu!
Ama ben onu “SeViYoRuM” inan ki
Karmakarışık olsa da duygularım eminim ki
Hepsi düzelecek ve ben diyeceğim ki
Aşkım ben “SENİ SEVİYORUM” ve
Her zaman “SEVECEĞİM” yeminim olsun ki!
Alem-i Sır
da der ki; “Seven tüm âşıklara örnek olsun ki; BEN SENİ SEVİYORUM”
KALBİME!
Aşk, bir mühür basmak ise kalbe
Bende seni mühürledim kalbime.
Alem-i Sır
..ol
Sen bahar ol ben mevsimin
Sen şarkı ol bende sözün
Sen şiir ol bende yazın
Okunsak birlikte satırlar boyu
Sen balım ol bende arın
Sen çiçek ol bende özün
Sen gülüm ol bende dalın
Tutarım seni bir ömür boyu
Sen aşkım ol ben âşığın
Sen canan ol bende canın
Sen şarabım ol ben kadehin
Doldur kadehini dolum, dolum
Alem-i Sır
Aşk, bir mühür basmak ise kalbe
Bende seni mühürledim kalbime.
Alem-i Sır
[[B]]Güneş hıçkırırken sabahlarımda…
Sensizliğin acısı kaplar içimi…
Tam buradan…
Kalbimin ortasından delip geçer gözlerin bedenimi…
Ellerime tutmak istediğim o çığlıklara…
Adak diye sığınır sözlerim…
Tutmamam…
İlişemem hep böyle uzaktan seni izlerim…
Gecelerim savrulur…
Küflü sabahlarımın gözyaşlarına…
Akarım ölümün mateminde…
Kayboldum sandıkça sessizliklerin gölgesinde…
Kanlı ağıtlar iner gökyüzünden…
Kara bulutlara inat daha çok güler karanlık yüzüme…
Tam beni sevdin dedimse içimde…
Kayboldun kanımın ince sızındaki derinlerce…
Olmadı…
Gidemedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
Meleklerimin gözyaşları akar ılık ılık ellerine…
Kenetlenir bedenin…
Kanın donar o anda…
Ne hissettiğini bilmeden ağlarsın sadece…
Bir ölüm titrer yanında…
Benimle birlikte ölmek ve beklide bir daha yaşamamak adına…
Bakamaz olursun etrafa…
Gözlerindeki o nefret söner birden kanatlarımda…
Yanarak bırakırısın beni
Aciz kulların tapınaklarında…
Ellerimi tutacakken sabahlarımda…
Bir rüzgar savurur beni gözlerinde öldüğüm zamana…
Kaybolup sadece sana inandığım o sadrınca…
Seni ölümüne sevmek yarınlara…
Fark etmedin bile…
Hissetmedin…
Bırakmadın kendini şiirlerimdeki sözlerime…
Olmadı…
Gitmedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
Tutsak olmuş tüm sözlerim ecelin koyu karanlığına…
Elleri ellerimdeyken ne güzeldi ağlamak bile…
Acı ile yanmak karanlık nefeslerce…
Durmadan ölmek sonra tekrar canlanmak senin gözlerinde…
Sevmedikçe beni kara kurganların kanlı ateşinde…
Gelme…
Yaşatama daha fazla bu bedeni…
Gerçekleşmeyecek bir aşk için daha fazla kahretme kendini…
Sözlerim acıtmasın içini…
Beni umursama sen…
Geçer gider bir gün belli ki…
Tam ölecekken gecenin soluğunda sessizce…
Kaybettin ellerimi…
Bulamayacaksın bir daha geri gelmeyecek bir kayıptı senin ki si…
Sevmedin beni sevmeyecektin zaten ecelimde…
Kara güneş batarken ellerimde…
İki beden titredi cehennem sesiyle…
Olmadı…
Gitmedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
kendi kalemimden....
SEVMEYE DEĞMEM BEN
beni tanıyanlar bilir
sevmeye korkarlar beni
bilirler çünkü çılgınca sevdiğimi
dokunamayacağımı
uzaktan seven biri olduğumu
sende çek elini sevgimden
zarar görür kalbin
uzatma elini zor hayallerime
üşüme benim kış gecelerimde
sen şimdi al içindeki sevgiyi
göm kalbine tıpkı benim gibi
sonu gelmez uzak sevdaların
bilirim birgün elin değer tenime
tenime değil aslında
içimde yanan ateşe
beni tanıyanlar bilir
sevmeye değmem ben
sevmeye yakışan herşey
ellerimde parçalanır
çılgınca severim
SEDA BARUTÇU
amatör yazar ve şairlerin oluşturduğu web sayfası
yarmasi mumkunken turlu bicimde
su karpuza bicak cal kesem yeter
ustum basim kalsa kir pas icinde
cirpsam tozu toprak silkesem yeter
yeni telefonum pek genis ekran
hava atmak lazim onumuz bayram
cumle misafire izzeti ikram
bolca yayik ayran calkasam yeter
yasarir gorunce gozunun ici
gok otu ak sute cevirir keci
bunu aramizda basarir kaci
ilim ister isen muntazam yeter
insan gok ot yese baslar haltere
kana kuvvet verir bol marul tere
poroblemin varsa git baska yere
kendi sorun derdim gam tasam yeter
su son zaman bende uydum modaya
saten alci cektim salon odaya
astara gerek yok ince kat boya
bi merbolin dyo sadosan yeter
rusyaya geleli gecti uc ayi
ozledim acmayi borek pohcayi
neyleyim peyniri zeytini cayi
simit ustu cokca bol susam yeter
doldurup maşrapa türü tas kaba
haşlanık tiride bol tavuk baba
yanına pilav yap hayrı sevaba
gel yanaş suyuna bandısam yeter
tum istek arzum bu zevke ermekti
altima gokkubbe postu sermekti
ustumde bulutlar iste tam vakti
batan gun ardindan balkısam yeter
eskiden tirmanir rampa yokusu
geri birakirdim gokteki kusu
yine genclikteki gibi bir kosu
firlasam dag bayir kalgisam yeter
yansisa hayali endami aydan
seslenip desemki gel hodri meydan
benden uzak durur yanasmaz seytan
kulhuyu elhami okusam yeter
defter aldim sana sekiz ortali
karga kadar sevmem vahsi kartali
ben bir bulbul olsam sense gul dali
konsam agit yaksam sakisam yeter
askerde idi bu bedbaht serseri
yedinci taburun en cirkin eri
cepheden bakinca badem gozleri
kadir inaniri andirsam yeter
pak olur alem gazla yikansa
kibritim goren lir calarim sansa
kazara tutussam her yanim yansa
yuzde yirmisini sondursem yeter
kirada oturdum elin ev yapi
olmadi hayatta kendimin kapi
cilingir olada olceydim capi
icinde anahtar dondursem yeter
yenmek oyle zor ki bizim kubrayi
almaz cicek icin versem gubreyi
sıksam iki kutu oda sipreyi
lades oldun desem kandirsam yeter
heeey seksil leydi ay layk tu.. tuu yu zum
yatsam uyunmuyor geceleer uzun
loto vursun sana pembe liiimuzin
benzin bitene dek bindirsem yeter
ince bele al renk ibrisim kusan
ey agizca gulsen dilce perisan
gel muhabbet eyle varmi karisan
sarhosam siseyi indirsem yeter
turk yurdu nur yagsin sende her tasa
bulbul derler kimi otusen kusa
bozkir tezenesi neset ertasa
buradan selamlar gondersem yeter
gecmiste giderdim sama halebe
bruce lee yaninda idim talebe
nisan alsam burna dudaga lebe
yumrugu soyle bi .. bi kosam yeter
hoca gibi once yapki hamleyi
kirmasin sonradan testi comlegi
eynime giydigim deli gomlegi
ayda bir kac sefer yikasam yeter
deh etsem tekmeyi bagra kucaga
gerek kalmaz hani balta nacaga
bandaj yapmak icin kirik bacaga
sol yamali hirkam ve asam yeter
katiyen birakmam elden vakari
kapidan iceri sokmam sakari
almam hic kimsenin lafi yukari
kulagima mantar tikasam yeter
yagli mermi yese yatsa zibarsa
yaza dek gabarda lesi kabarsa
can verse sarefsiz olse geberse
o cesit haberi duymasam yeter
asabi ustune gidilmez fazla
askina tutulmus olmusum nezle
yumusak pamuklu temiz bir bezle
hinkirsam burnumu sumkursem yeter
yasam iksiri su sutun muzlusu
bunyeye zararli etin tuzlusu
harareti keser soguk buzlu su
takriben uc kova dokunsem yeter
ela gozlerinin oldum usagi
ey saci sari ten ekin basagi
bukuk uclarindan kirpik asagi
damlasam usulca dokulsem yeter
gorseler raylarda can verenini
ambulanslar calar tum sirenini
tek elim durdurur yuk tirenini
imdat firenine dokunsam yeter
cok var bakirkoyden tiren kalkali
sevdigim gozlerin neden halkali
olsam ben dusunen adam heykeli
omur boyu seni beklesem yeter
nedense inanmam sevgiye aska
yinede sevdigim yerin bambaska
olsa idin sumbul menekse keske
bahceye dikseydim koklasam yeter
kovarim hamamdan seni kiskanip
pataklarim tellak takunya kapip
kendim ovsam sirtin bol kese yapip
kirden arindirsam paklasam yeter
pur hab isen gece sukutun ihsar
ey didar-i mubtesim.. ey peri ruhsar
varmidir aceba diye inkisar
penceren camini yoklasam yeter
fakirim temelli taktin seriye
bikti millet gitme cok ileriye
hafifce mausu ceksem geriye
yahutta entere tiklasam yeter..
:0(( ..sevmisim guzelim inanmazsan onaylasin cagir gel noter
suraya muhur bassin suraya benim imzayi koyaar.. aah amaan aman yaar..
Ne yazık hala yazıları okuyamıyorum...
Yeni servis sağlayıcısı ile ilgili olabilir diye düşündüm fakat hiç kimseden
benzer şikayet gelmemiş sanırım.
Sayın Yetkili?.. Cevabınız nedir?
Saygılar,
eylül aktaş
Kitapçılarda bulabilirseniz mutlaka okuyun. Bulabilirseniz diyorum çünkü ilk sayfada aynen şunlar yazıyor:
"bir 2005 kitabı"
"SONRAKİ YILLARDA BASKISI TEKRARLANMAYACAKTIR"
:)
Merhaba,
İz Edebiyat yazar üyesiyim;
yaklaşık on gündür teknik sorun ile karşılaşıyorum.
Yazıları okumak istediğimde aşağıda kopyaladığım uyarı ile
karşılaşıyorum...
Microsoft OLE DB Provider for ODBC Drivers error '80004005'
[MySQL][ODBC 3.51 Driver][mysqld-5.0.41-community-nt]Table '.izedebiyatipkontrol' is marked as crashed and should be repaired
/yazi.asp, line 96
en kısa zamanda yardımcı olmanızı rica ederim,
çalışmalarınızda başarılar,
saygılar...
Merhaba
Bir kitap yazdım ve baskıya hazır hale getirdim. Şiirlerim bir çok iyi dergide yayınlandı. Bende cesaret alıp bastırıp yayınlatmak istiyorum. Ama bunun için para harcamak istemiyorum. Hiç bir ekonomik talebim yok.