"Gelecek, şimdiki zamandan çok da farklı değildir; sadece daha pahalıdır." - George Orwell"

Kitap Dünyası

Yeni Yayınlar

45 görüntülenme · 237 ileti
??? #81
Ben İsa Bey'den derginin abone alabilmesi konusunda hiç bir yardım talebinde bulunmadım. Sağolsun, kendisi, böyle bir girişimde bulundu. Kendisini ne tanırım, ne bilirim. İsa Bey, kendiliğinden böyle bir çabanın içine girmiş olabilir... Bunda ne sakınca var anlamıyorum. Yoksa, "İsa Bey, ne yaparsa yanlıştır" düşüncesi mi etkili oluyor? Sevmediğiniz bir artist rol alıyor diye, film kötü diyebilir misiniz?.. Sizlere, önümüzdeki sayıda, izedebiyattan 3 arkadaşımızın yazılarının yayımlanacağını, yazıların ismiyle birlikte yazdım... Acaba kaçınız merak edip de, "Lacivert'te yayımlanacak yazılar nasılmış?" diye merak edip de elinizin altındaki o yazılara yönelip bakma, ihtiyacı hissettiniz?.. Eğer onlara, baksaydınız, derginin içeriği hakkında da küçük de olsa bir ipucu elde edebilirdiniz?.. Allah'a şükür ağzım laf yapıyor, elim kalem tutuyor ve derdimi anlatacak kadar da kelime hazinesine sahip olduğumu düşünüyorum... Foruma, Lacivert'in reklamını yüklediğimi düşünebilirsiniz... "Evet, öyledir," diyelim...Ama ben bunu yaparken bile, Lacivert'ten sitemize, sitemiz üyelerine bir şeyler kopararak yaptım... Dergiyi, kitabevinden alacağınız fiyata, evinize gönderilmesi kötü bir şey mi?... 200 civarında yazının içinden, yayıma uygun bulunan 40 civarındaki yazının 3 tanesinin sitemiz üyelerine ait olması kötü bir şey mi?.. Bu dergi, izedebiyat üyelerinin aboneliğine güvenerek yayım hayatına atılmadı... Bu ve diğer dergiler, siz yazar arkadaşlar için bir şanstır, olanaktır... Bunların hepsi, birer kapıdır, birer penceredir, geleceğe açılan... Okursunuz, okumazsınız... Hiç problem değil... Benim yaptığım sizler için bir küçük olanak yaratmaktı... Önümüzdeki sayılarda da, yine sitemizdeki yazar arkadaşlarımızın yazılarının yayımlanması için, elimden gelen çabayı göstereceğimden emin olabilirsiniz... Bunun abonelikle falan hiç bir alakası yoktur... Benim de severek okuduğum çok güzel yazılar yazan üstün yetenekli genç arkadaşlarımızın yazılarının edebiyat çevresinde, boy göstermesi, bu arkadaşlarımızın ismen tanınması gerekir... Bir yerlerden başlayıp, hep o yerlerde kalmak olmaz...Yeni açılımlar da değerlendirilmelidir... Bunu hak eden, çok arkadaşımız var bu sitede... Bakın, bu ayın sonunda üyesi olduğum, diğer bir edebiyat sitesi, antolojim.com'un Ankara'da toplantısı var... Şiir konuşulacak.. Şiir gönüldaşları orada buluşacak.. Bu toplantı için insanlar, İstanbullardan, İzmirlerden, Düzce'den çıkıp gelecekler... Bu insanlar, niçin o kadar yolu aşıp geliyorlar, dersiniz?.. Bunlar güzel şeyler arkadaşlar... Güzellikler de buluşmak dileğiyle...
??? #82
isa... sen kendini bişey sanmaya devam et. ama yazılarının okuyanlar senin nasıl bi "şey" oldugunu gayet iyi anlıyorlar... madde madde yazacagım algılama güçlüğünü giderebilmek için: 1. Cemil Kavukçu'nun hangi kitabını okudun? hemen o kitap hakkında konuşmaya başlayalım. 2. buradakiler benden değil senden sıkıldı. başkalarının sözcülüğünü yapmayı kes! sana defalarca saçma sapan yazıyorsun denilen yazıları unuttun mu? 3. sana yetişmem değil senin oldugun yere inmem imkansız. sen kendini "şey" sanmaya devam et komik adam. 4. profilimi ne yapacaksın. yazdıklarım ortada. git oku. eleştirini yaz. ama sen okuyamıyordun değil mi? 5. edepsiz olan sensin. kimi, neyi karaladım. senin saçmalıklarına cevap verdim teşekkür etmelisin. 6. "siyanür" sanat - edebiyat - şiir dergisini 12 sayı çıkardım. üç ayda birden kaç sene eder hesapla. ama amaç sidik yarışı değil. hiç birşey yazmasam yayınlatmasam senin saçmalıkların hakkında söz söyleyemez miyim? zekadan bu kadar nasipsiz olur mu bir insan... ayrıca sen hangi saygın sanat edebiyat dergilerinde yayınlattın merak ediyorum... 7. bak sana bir şans. edebiyatla yazmak dışında bir ilgin varsa buyur bir kitap yazar konu seç hakkında konuşalım. böylece herkes senin ne kadar anlamadığını bu işlerden öğrensin. 8. bana yazma demekten vazgeç. en başta söyledim. sen yazarsan ben de yazarım. çünkü sana birinin aslında "hiçbişeyolmadığını" hatırlatması gerekiyor. bu görev şimdilik benim:)))
??? #83
hani şiir zamanıydı noldu? neden devam etmiyoruz?haydi başlatın yine halbuki ne güzel gidiyordu lütfen şiir zamanında buluşalım tekrar. takipteyim. bilginize.... sağlıcakla...
??? #84
Ne şiiri ya... Daha mühim işler var forumda , kim daha bilgili , kim daha yürekli , kim daha böyük... Kim daha çocuk , kim daha Şair , kim daha edebi... Ne şiiri ya... Buranın yaş ortalaması iyice düşmüş gibi. 12 yaşından büyükler giremiyormuş foruma , eh artık bizde yaşlılar bölümünde şiir yazarız... " sitemim sana değil Gönül " anlıyorsun değil mi ? Bakarsın yaş ortalamsını büyütürler de Sayın Edtörler ve forum sultanları tekrar şiir yazarız...
??? #85
Anlıyorum Sevgili İmdat, Peki şiir zamanında, şiir ağacında tekrar buluşmak dileğiyle sağlıcakla...
??? #86
Sustum, sustum; artık birkaç söz etmezsem olmayacak. Öncelikle Sevgili İsa Kantarcı; iletilerinin pek çoğundan, ama pek çoğundan hiç hoşnut değilim. Yanlış bilgilerle dolu ve bu yanlış bilgilerin bir kısmı benimle ilgililer. Bir kere ben ne site yöneticisiyim, ne de site sahibi… İzedebiyat’ın kendi öyküsü, yıllığımız önsözünde var. Şiir editörlüğünün durumuyla ilgili açıklama da söz konusu yere ait köşede ve bundan başka bir iki yerde yapıldı. Hesapta benimle ilgili güzel sözler söylediğin düşünülebilecek bir iletini ele alalım, başlığı ne? Hatırlamıyorum şimdi, ama “Kadınların canı cehenneme,” gibi bir şey… Sence ben adımı böyle bir iletinin içinde görmek istiyor muyum? Ayrıca başka iletilerinde gözüme çarpan kimi kaba sözcükler ve küfürler de ilginç doğrusu… Merak ediyor musun bilmiyorum ama söz konusu edebiyat olunca ben epeyce eski kafa bir insanım. Maalesef bunu burada pek çok kişi bilir ve sevmez. Bir şeyler yazarsın, yayıncıya götürürsün, beğenilir ya da beğenilmez… İstanbul dışındasın ve yayıncılarla ilgili bilip bilmeden konuşuyorsun bence. (Yayın dünyasının İstanbul’da olması kimsenin suçu değil, ne yapalım…) Bunu eleştiri olarak alma, sen herkese araştır öğren dersin ya, ben de sana diyorum… Bu satırları yazmak benim için çok güç. Ne söylesem bir tarafa çekiliyor. Kâh şunun yalakası, kâh bunun şakşakçısı… Ne kaba sözler bunlar… Şimdi ne taraftayım acaba? Birkaç söz de İmdat Özcan’a Epeyce iyi niyetli iletileriniz var, görmüyor değilim. Ama kaş yapacağım derken göz çıkardığınızı fark etmiyorsunuz kaç zamandır. Hiç kimsenin kalp altın kalbinden gelen seslerle sağa sola laf geçirmesine gerek yok! On iki yaşındaki pek çok çocuğunkinden daha kötü bir Türkçe’nin yer yer kullanıldığı toplu şiirinizin düzeyinden konuşalım mı bir ara? Hep birlikte bir şeyler yazmak çok güzel. Hafızanızı zorlarsanız pek çok değerli kalem bu işin başında girişimin içindeydiler, şimdi niye yoklar? Çünkü burası forum! Ve forumun ana özelliği tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve yeni şeyler öğrenmek… Herkesin yanlışının ve doğrusunun cesurca konuşulabildiği bir yer olmalıydı burası! Yoksa yalnızca toplu şiir değil işlevi, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi…
??? #87
e hocam yanlışlık olur, açıklayacaksın o zaman, ben de anlamam gerekeni anlarım elbet, susmak da çözüm değil ki, yazdığım kimi metinler hoşuna gitmeyebilir, dansöz gibi kıvırmadan konuşuyorum çünkü, tabi çoğu insanı da rahatsız eden bu, gelelim senin içinde adının geçtiği metinlere, ya hocam bu kadar titiz olma, bu siteki arkadaşlarımız o kadar ince düşünmüyor, hemen unuturlar, zaten onca lafa cevap veren de yok, vurdumduymazlar, en iyisi hocam, gül, ben gülüyorum inan, yusuf adlı bey, onca karaladı durdu beni, birkaç şey yazdım, eridi gitti, yani ancak konuşuyorlar, sen benim yaptığım olumlu şeyleri bilirsin, vurdumduymaz da değilim, bu yüzden diğerleriyle kıyaslanamaz yerdeyim ben, gördün arkadaşların hasetliğini, inanılmaz çirkinleşmelerini, ben bu insanlara gülüyorum, kızdıramıyorlar beni artık, hatırlarsın, beni linç etmeye kalktılar, siteden attırmak için çabalardılar, şimdi sorarım sana nerde o kuru kalabalık, bak ben halen budayım ve kitap çıkardım ve LACİVERT DERGİSİ için bir şeyler diyorum, izdekiler duysun diye, bu insanlar sağır, vurdumduymaz, samimi değiller, bunlar hakaret değil, basit ama gerçek şeyler, bunları düşün bence, her insanın hatası, kaba sözleri, çirkinlikleri vardır, elbette bende de bunlar mevcuttur,bu sitedeki arkadaşlar hep kendine yontuyor, adaletle bakmıyorlar yazarlara, ben bir yazar iyi yazmışşsa, iyi yazmış derim, ama bunun bu sitede açıkça, delikanlıca yazan, birkaç kişi başka yok, SEN BUNLARI ÇOK İYİ BİLİRSİN ARKADAŞIM,
??? #88
Sevgili Orkun Levent, evet, haklısınız, kakalamak kelimesini yanlış kullanmışım. "Zorla gözümüze sokmak" anlamında kullandım, meğerse anlamı "kötü malı iyi malmış gibi satmak"mış. Oysa anlamından o kadar emindim ki sözlük açıklamasını buraya yazacaktım. Ama yanlış bildiğimi gördüm. Türk Dil Kurumunun sitesi maalesef açılmıyor, o yüzden anlamını buraya kopyalayamıyorum şimdi ama doğrusunu başka kaynaklardan öğrenmiş oldum. Yanlış anlama için özür diliyorum, mamafih mesajımdan derginizi kötülemek gibi bir niyetim olmadığı anlaşılmış olmalıdır diye düşünüyorum. Yine de beni haksız bazı şeylerle suçladığınızı da belirteyim. Ben "karşılıksız iş yapılmaz" gibi bir iddiada hiçbir zaman bulunmadım. Edebiyat alanında kendi faaliyetlerimden de en ufak bir çıkar beklentisi içinde değilim. İlaveten hiçkimseye hiçbir zaman birşey 'kakalamadım'; (zaman zaman kendi yazdığım, ve sonradan çok kötü olduklarını fark ettiğim yazılarımı eş dosta zorla okutmayı saymazsam). Bunun dışında Lacivert dergisinin başarıya ulaşması, bunu da İzedebiyat'tan bir nebze de olsa destek alarak yapması, en samimi temennim. İsa Kantarcı gibi bir sivrinin dergi hakkında sitede böyle olumsuz bir tartışmaya imza atmış olmasını kınıyorum, kendim bunun bir parçası olduğum için de özür diliyorum. Bu arada İsa Kantarcıya yapıcı olmasını ümid ettiğim bir iki laf söylemek istiyorum. İsa bey, lütfen dönüp geçmiş mesajlardaki üslubunuza ve içeriğe bir göz atın. Ben yaptım. Merak ettim, oturdum okudum. Ve inanır mısınız, dostça yazılmış tek bir satıra rastlamadım. Ya nefret kustunuz, ya dalga geçtiniz, sık sık hakaret ettiniz, her zaman için tepeden baktınız ve kimseye sevindirici bir laf etmediniz. Bunu rica ediyorum bir kavga konusu olarak almayınız. Sadece belki sitedeki duruşunuz, insanların size bakış açısı hakkında size de bir fikir verir diye yazıyorum. Bunca zamandır insanlar sizinle tartışıyor, sohbet ediyor ve hatta ve hatta size arka çıkmaya çabalıyorsa, bu onların iyi niyetindedir. Göründüğünüz kadar kötü değilsiniz diye ümid ediyorlardır. Ben de sizden bir kere için dostça, agresif olmayan, kendi kişiliğinizi ön plana çıkarmadığınız bir mesaj, kişiliğinizin sakin ve sağ duyulu tarafını yansıtacak ufak bir tebessüm görebilmeyi umuyorum.
??? #89
Ortak Yaratıcılık ( şiir atölyesi ) bu bölümün açılma sebebini hepimiz çok iyi biliyoruz değil mi ? Evet dediğinizi duydum sorun yok o halde...Yapılan çalışmayı taktir edenlerden birisi de siz sayın büyüğümüzdünüz... Gelelim genel foruma... "Çünkü burası forum! Ve forumun ana özelliği tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve yeni şeyler öğrenmek… Herkesin yanlışının ve doğrusunun cesurca konuşulabildiği bir yer olmalıydı burası! Yoksa yalnızca toplu şiir değil işlevi, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi " Yeni çalışmayı başlatmamın en büyük sebebi ne biliyor musun ? O hoşnut olunmayan h.karet ve iğrançlik dolu ortamı farklı kulvara çekmek için.Kısmen oldu da bu.Tabii siz o ara yoktunuz...Sonra fıght dedim ben tekrar başladı geçmişi takip ederseniz görürsünüz. Forumun amacının ne olduğunu da çok iyi biliyorum.Kesinlikle h.karet etmek değil.Büyüklük taslamak değil , ahkam kesmek değil.Bilgi alış-verişi.Son zamanlarda o kadar bilgi aldık ki forumdan dağarcığım doldu taştı. İstediğiniz zaman istediğiniz konu hakkında tartışabiliriz ama bu ortamda nasıl olacak bu buyrun siz önden efendim.Eğer şu ortam alt edilecekse , kellem bu yolda... Şiir ortam yumuşasın diye ortaya atılmış bir kurban sadece.Forumun ana hedefi olmadığını en iyi bilenlerdenim. Yaş muhebbeti ise.Biliyorum belki haddini aştı ama misket kavgası gibi tartışmaya başka türlü yaklaşamadım... Nice alış - verişlerde buluşmak ümidimdir , bilgi noktasında.Yoksa verin misketlerini sussunlar... Saygılarımla...
??? #90
Ağır Abi: Daha geçen gün sen değil miydin bizleri şiire davet eden? Sen de bunalmıştın değil mi? Burası forum köşesi ise ve bu köşenin dalları içinde “şiir atölyesi” diye bir bölüm varsa neden yazmayalım. Katılır veya tenkit edebilirsin. Ama yazmamızı kınayamazsın. Tarafını sormuşsun; senin tarafının tam karşısındayım, tarafsızım. Zira o kadar taraflısın ki susmanın anlamını karıştırıyor ve karıştırıyorsunuz. Nedense her hata teknik… Bu işe soyunmuşsanız işin tekniği beni ırgalamaz. On günde bir şiir onaylanmaz. Irkçılık var, diye bir yazı silinmez. Tarafsızlık… İşine geldiğinde mangalda kül bırakmayan külhan, bir bakmışsın edebiyat deniline başını veren serdengeçti… Tarafsızlık!
??? #91
Söz anlamazlığın bir yana şu hakaretini ne şekilde iade edeceğim, ya da edip etmeyeceğim benim için bir muamma. Şimdilik bunu bir kenara bırakıyorum. Ortalık karıştırmakta nadanın üzerine yoktur dememişler boş yere. Gelmiş geçmiş bir olayın küllerini deşmekle nereye varmak istiyorsun. Pek çok olumsuzluğu (sence olumsuzluk elbette) bir kişiye hitapla yazmak hangi tür bir ahlakla bağdaşıyor? Kimi ne için sorumlu tutuyorsun? Senin bu çizgiden çıkmışlığın da inan beni hiç ırgalamıyor, istediğin kadar gürültü çıkar, sonuçta bayırdan yuvarlanan sensin! Kapatırım kulaklarımı, olur biter… Diyemiyorum… Elbet sonunda bir duvara çarparsın! Buna sevineceğimi sanmıyorsun umarım! Bu kadar sinirlerimi bozmayı başaran bir sen varsın, bunu da bil! Çünkü güven duyuyorum, anlayış bekliyorum… Şiir atölyesi diye bir oda var, tamam yazın orada, yazalım! Yazmayın mı dedik? Yeri geldi ben de yazdım. Ama şu aşağıda senin de görebileceğin bir ileti var ki ne diyeceğim, onu da bilmiyorum… Senle işim bitmedi Nida, öyle ben bırakın kendi haline konuşsun demem! Durduğum yerin karşısındasın, tamam, ama ayakların yere bassın! Bir yapıcı olumlu söz et de görelim! Hakaret etmeyin diyor dostların! Duyuyor musun?
??? #92
Yaş muhabbetiniz konusundaki aksaklığın siz de altını çizdiğiniz için inanın, fazlasıyla müteşekkirim. Onun dışında bir görüş ayrılığımız yok gibi benim açımdan. Umarım sizin için de yoktur…
??? #93
üslubuna hayranım. yazdıklarını okuyunca şizofreni tanısı koymama yol açıyor. sen gerçekten ilginç bir insansın isa... ama her ilginç iyi değildir. örnek vermek istemiyorum...! seni yüzyüze tanımak istiyorum. keşke yakın bir yerlerde olsaydın da görüşme şansımız olsaydı. sık rastlanmayacak bir vakasın...! sapla samanı hep karıştırıyorsun. överken bile antipatik yapıyorsun bahsettiğin şeyi. takdire şayan bir durum. farkınsa mısın acaba: hep sert laflar ediyor sonra vınnnnnn tavrını değiştiriyorsun. tükürdüğünü yalamak mı diyorlardı buna. ne senin bahsettiğin dergiyle ne de başkasıyla sorunum yok. problem tamamen kişiliğinle ve üslubunla ilgili. dergiyi çıkaranlar bile hoşnut değil tarzından göremiyor musun? dansöz gibi kıvırmıyorsun evet. dansözün kıvırmasında bir zerafet vardır. seninki pavyon şarkıcısı kıvırtamamasına benziyor. senin neyini karalayacagım. her sitede adının yanına kitap çıkardım diye yazmana ragmen satmayan ve okunmayan parasını arkadaşının cebinden verip bastırdığın bir kitabın var. yazdığın ve adına skeç dediğin yazılar bir rezalet. eleştiri/inceleme dediklerin kitap tanıtım yazısı bile olmaz. forumdaki yazdıkların açıklamaya mahal bırakmıyor... "karatahtaya kara kalemle yazı yazılmaz!" söz verdiğim gibi. sen yazdıkça ben sana cevap vereceğim. hiç ondan bundan yardım isteme.
??? #94
Benim ahlakımın göstergesi sen misin? Senin hışmın beni korkutmaz. Kimsin sen… çevabını bırakma geçeye kendini erteleme. Üç tulumbacı cirit atıyor beynimde Nasıl olur, diye düşünme Neden olmasın… Karpuza şeker katan Bibere acı Limona ekşi Tulumbacıyı mı sığdıramayacak… Şeytanlar kayıyor gökkuşağından Kar taneleri paraşüt Diğer deli çomağını saklamış Neden akıllı olmasın… Zaman da sana uymuş Uyumuş su olmuş Cebinde beşibiryerdelikler Uyan su seni yormuş…
??? #95
Burada hışmıyla korku salan sensin... Ne söyleyeceğin belli olmuyor... Durup dururken şu çıkardığın rezalete bak! Seni tehdit eden mi oldu? Ben senin ahlakının göstergesi olsaydım çok küçük ve önemsiz bir nesne olurdum şu saatte sanıyorum... Yaptığın o kadar saçma ki... Şu sözlerin... Git bir daha oku ilk attığın iletiyi... "Şakşakçı"ymış... Bu kadar alakasız bir yerde, böylesine düşmanca sözleri ne diye sarf ettin? Sana sabırla diyorum ki yaptığın yanlışı kabul et ve rica ediyorum yanında daha fazla insanı yanlış yapmaya sürükleme... Kırıcılığının boyutunu idrak edemiyorsun belli ki... Benim için duvara çarpmaya çok yakınsın Nida Karaçizmeli... Bundan sonrası için kaybedeceğimiz yalnızca "sen ve ben" olur, fazlası değil! Bu yüzden bunca insanın önünde şu ucuz sözlerin lüzumu da yok aslında, kusura bakmasın kimse...
??? #96
Kimin ortalığı… Hangi ortalık… Mastürbasyon çekilmekle adlandırılan bir ortam mı? Külleri mi niye üfledim; tarafsızsın ya… Çizgi mi, çizgi kalmadı asfaltta. Her alanda sollamak serbest. Trafik memurluğun da hiç umurumda değil. Bayır meselesine gelinçe; tosladığımda iki kırık boynuz gördüm, senin mi… Benim ayaklarım bulutlarda ama senin aklın hala uzay. Olumlu yapı sözleri git forumlarda oku. Ve senin yazdıklarınla benim yazdıklarımı alt alta sırala. Tarlada fare varsa şahin benim.
??? #97
Altını çizdiğim konu dahilinde ne değişti ? Sen yaz ben cevaplayayım.. Yusuf ve İsa muhabbeti... Sen sus ben konuşayım.Keşke yakın olup görüşsek...O ağaçta ki elmalar benim sakın almayasın şikayet ederim Hacı amcaya... Yaş mı ? Ne değişiyor Kenan Şahin... Al misketlerini ver misketlerini... En çok ben keptim senin yanlışın var... Haddini aşmış bir varsayım demiştim ya , öyle değilmiş...Ben bişle şaştım hâlâ susmadı adamlar ya...Utanmazlık , yüzsüzlük bu denli basit olmamalı izedebiyatta... Yerinde varsayımmış bu...
??? #98
İyi geceler...
??? #99
Yusuf ve İsa muhabbeti...'ne ne olmuş... tavrını ve problemini öğrenebilir miyim?
??? #100
Bkz. Önce ki iletiler...
Başa Dön